varolusculuk ve absurdizm
albert camus dünya da tutunacak tek bir dal olmadigini söylemis, ... onun bu düsüncesine katilmiyorum
- okyanus's blog
- entry yazmak için giriş yapın veya kayıt olun
varolusculuk ve absurdizm
albert camus dünya da tutunacak tek bir dal olmadigini söylemis, ... onun bu düsüncesine katilmiyorum
(bkz. Sisyphos Söyleni)
(bkz. bir alman dosta mektuplar)
Albert Camus'nun yabancı kitabından "Akıl düşünmeyi öğrenmeden, beden yaşamaya alışır ve bedenin bu önlenemez üstünlüğü sürer gider.."
zeki demirkubuz'un yazgı adlı filmini izlerken aklıma gelen "yabancı" adlı eserin yazarı.(filmin sonunda yabancı'dan esinlenildiği belirtildi.)şimdi burada ilginç olan yabancı'yı okuyalı yıllar olması. hakkında hiç bir şey hatırlamasamda arada bir aklıma gidip gelen o kitaplardan biri olmuş demekki yabancı.tıpkı salinger'in çavdar tarlasında çocuklar'ı gibi.
Edebiyata yabancı/yabancılaşma kavramını sokan adam.
bazen yüzüme bakıyorum. bir ölüye bakıyorum bazen. bazen sözcüklerle sevişiyorum. ama sonuçta hep aynı tıkırtı: sıkıntı.
albert camus budur
''insan tümüyle suçlu değildi ; çünkü tarihi o başlatmadı ama tümüyle suçsuz da değildir ; çünkü tarihi sürdürüyor.''diyen, tanıştığınızda içinizdeki varoluşçu olguyu çıkaracak kişidir.
eserleri:
amerika gunlukleri
baskaldiran insan
buyuyen tas
caligula
denemeler
dugun ve bir alman dosta mektuplar
dusus
ecinniler
ilk adam
mutlu olum
sikiyonetim
sisifos soyleni
surgun ve krallik
tersi ve yuzu
veba
yabanci
yolculuk gunlukleri
inciler ise şöyledir:
Her şeye katlanabilirim, yeter ki içimde o yoğun ve coşkun yalımı duyayım
insan söyledikleriyle değil, söylemedikleriyle insanlaşır
Hayatta ne öğrendiysem futboldan öğrendim. Çünkü top hiç bir zaman beklediğim köşeden gelmedi&
Hayat aslında anlamsız bir bulanıklıktır ama ona anlam katabilmek gerek. Mutlaka bir tercihiniz olmalı ona dayanmalı onun için mücadele etmelisiniz. Tercihliksiz de bir tercih...
Önümden gitme
Seni takip edemeyebilirim
Arkamdan gelme
Sana yol gösteremeyebilirim
Yanımda yürü
Ve yalnızca
dostum kal
Ateşten ve yiyecekten yoksun bir insan için özgürlük, hiç de acelesi olmayan bir lükstür
Üstünde durduğumuz sıkıntı bütün bir çağın sıkıntısıdır. Biz, kendi tarihimiz içinde düşünmek ve yaşamak istiyoruz.biz inanıyoruz ki,bu hayatın gerçeğine ancak herkesin kendi dramını sonuna kadar yaşamasıyla erişilebilir
Para mutluluğu satın alır. Eğer paran varsa çalışmak zorunda kalmazsın, zamanı satın alırsın ve bu zamanı kendini mutlu edecek şeyler yaparak değerlendirirsin
Hayatımın kusurlu yanlarını saklamak zorunda oluşum bana soğuk bir hava veriyordu, bu soğukluğu da erdemle karıştırıyorlardı
insan ne ise, o olmayı reddeden tek yaratıktır
Savaş, çoğunluk için; bu sıkıntı, bir şey yapmak için yeterli cesarete sahip olmamanın verdiği vicdan azabından oluşan bu saçma zorunluluğu ya da başkalarının ölümünü paylaşmamaktan duyulan pişmanlıkla bir şey yapmamaktır
Bir insanın tek başına mutlu olması utanılacak bir şeydir
Önemli olan tek bir felsefe sorunu vardır, intihar. Yaşamın yaşanmaya değip değmediğinde bir yargıya varmak, felsefenin temel sorununa bir yanıt vermektir
Şimdi insanlığın önündeki dehşet verici olasılıklar karşısında, uğrunda mücadele etmeye değecek tek şeyin barış olduğunu daha da açık bir şekilde görüyoruz. Bu artık bir dua değil, tüm halkların kendi hükümetlerine yöneltecekleri bir taleptir -nihaî olarak cehennemle akıl arasında bir seçim talebi
Hayat bir şey değildir, itinayla yaşayınız
idam cezasını kaldırmayacak bir devrim için ölmeye değmez
Bütün ahlaklar bir eylemin kendini haklı ya da geçersiz kılan sonuçları bulunduğu görüşü üzerine kurulmuştur. Uyumsuza varmış bir insan bu sonuçların esenlikle ele alınması gerektiğini düşünür yalnız. Ödemeye hazırdır. Başka bir deyişle, onun için sorumlular varsa bile suçlu yoktue
Gecenin kokuları, toprak ve tuz kokuları şakaklarımı serinletiyordu. işaretler ve yıldızlarla yüklü olan bu gecede kendimi ilk kez olarak, dünyanın kayıtsızlığına açıyordum. Dünyayı kendime bu kadar eş, böylesine kardeş bulunca, anladım ki, eskiden mutluluğa ermişim, hatta hala da mutluyum
Büyük tarihsel bunalımların ertesinde, insan kendini ipin ucunu kaçırdığı bir gecenin sabahında olduğu gibi hoşnutsuz ve hasta hissediyor. Ama tarihsel akşamdan kalmalar için aspirin yok
Yeryüzüne terkedilmiş bir "Yabancı"
sartre'nin yanındaki veba/lı
cioran kendisi hakkında çok aşağılayıcı cümleler kullanmış;
Camus'yü okumuştum ve ona özellikle de bana dürüst bir insan gibi geldiği için saygı duyuyordum; yoksa, bence vasat, bir yazar olarak ikinci sınıftı. Bir gün, yayınevinde "Bozulmanın Elkitabı"nı (Precis de la decomposition) okumuş ve bana şöyle dedi: "Şimdi, fikirlerin dolaşımına girmeniz gerekiyor..." "Git işine!" dedim ben de. O, bana ders verecek, ilkokul öğretmeni kültürüyle, anlayabiliyor musunuz? Birkaç yazar okumuş, felsefe kültüründen hiç nasibini almamış, kalkıyor bana ders veriyor: "şimdi..." sanki küçük bir öğrenciyle konuşuyor. Ben de çektim gittim. Bu, benim için çok aşağılayıcı olmuştu.