ne desem bilmem ki...ben bilirimci olmayacağım ... ahkam kesilmesinden hoşlanmıyorum ... neden açtım ki şimdi bu günlüğü... kendimi neden bir şye bağlıyorum ki ... jes duyunca gülerse ona bi çimdik atacağıma söz veriyorum sana günlük ....
günümün özeti
85 entry -- admin's blog
- entry yazmak için giriş yapın veya kayıt olun




Aynaya bakma! Malum kişi aynaya çok baktığı için deliren bir ressamdan söz etmişti ya, eklenmesin ona bir yazar da. Esmen korkutucu susman daha da. Fırtına ne zaman kopacak?
nefes al
nefes al
nefes al
nefes al
nefes al
nefes al
Saplantılarımızın ardında sarkan dilleriniz ne kadarda kirli idi …
Soluk bir aydınlık gösterisinde ruhuma ettiğiniz tecavüzlerin kanunen hiç cezası yoktu
Zamn akarken adımladığım sokakların her birinde bir ceset gömülü olduğunu kim bilebilirdi .. sıkıldım
Sıkıntımın duvarında kireçle boyadığım yüzlerin ardında kim kaldı?
Yarısına gelmiş yıldız kıyımı
Soyasikim bir çığlık esiyor yüzüne nereden geldiği belli olmayan bir çocuk ruhu aradım Ama ne çocuğu ne yüzünü bulabildim
Binlerce küçük s çiz şimdi üstünü karalayacağım ben de. Sen izledikçe onlar çoğalacak. Söyle arkanda sırıtana gözümde yeri donup kalıyor. Dönüyor binlerce havari seni size çevirerek. Şizoid kişilik çark ediyor beynimde kelimelerce kare. Saksı diyorum, bu beden için yeterince büyük bir saksı. Fesleğen moduna dönüş bu kadar hızlı olmamalıydı. Şimdi kınından sıyırdığın kılıcı yerine geri sok. Çaresiz katlanacaksın bütün mor nüfus cüzdanlarına, devletin ve kişilerin sana yapıştırdığı tüm yaftalara.
Binlerce küçük S cehennem benim için tam da bu olmalı ...
Düşündüğüm düşlediğim bazı şeylerin evrendeki küçük noktalara tecavüze giriştiği hiçte zevkli olmayan .. Hafif bir titreme sardığında beni .. Düşün ne bilmiyorum?
İŞin aslı herkes kendi derdini anlatmakta ... Asla gerçekten gerçek ne bilemeyeceğim .. Gerçekten haklı kim bilemeyeceğim .. Bize diretilen doğrulara inanmak bazen en kolayı ...
susma nöbetine girmeden önce düşlerimi yakalayacağım seviyorum 39 buçuk uçuşları .. kapkara kapılar yüzünü dönmeden önce
nefes almama deneyimlerinde edindiğim bir gerçeği açıklayacağım ... Aynaya baktığımda nefes almıyorum? Kendimi göremediğimde anefesim kesiliyor... Ya da göremediğim kendim yerine ardımdaki yüzleri gördüğümde asıl zamanın kaprisi?
geri sayım ...
Travesti
düştü
kalktı
Yürüdü
koştu
kustu
durdu
ve sordu
Kaçta kalmıştık?
Efendim bir gün bana dedi ki; binlerce küçük s yaratılabilir düşlerden. Herşey ama herşey çok mümkündür yaratılan evrende. Ona dönüp tek bir şey mümkünsüzdü aslında; orada olup ölümü kabullenmek. Bu yüzden kanamıyor aslında yaralarım, bu sadece bahanane...sadece...bahane....
Paslı bir makasla kestiği yerden kanıyoruz hepimiz kabul et. Düşte gibiydik; sıyrılıp tüm sanrılarımızdan ayıldık. Keskin kılıcını önce kendine sıyır. Dilini yont ve kendine buza bırak. Ben sen değilim.
Binlerce küçük s yaratılabilir asıl meram amaç bu kadar mı? bundan fazlası olmalı diyor meram. bundan fazlası mutlaka olmalı.
bana ayrılan yaşam alanını protesto ediyorum.(derin esmer)
sınırlanmış hücrelerimizde ne kadar büyük bir dünya hayal etmekteyiz. Cehennet denen araf denen ya da vadi dediğim edwardı defalarca öldürdüğüm soyuna sopuna düz gittiğim yaşam nasıl birşey hep merak edeceğim .. Gerçeğe dökülen düşlerim var ve bitti .
Sonna post-rock çığırıyor kulaklarıma .. Başka izleri düşünüyorum .. Beynimde aşırı nikotinden ölmüş hücrelerin cenaze törenleri .. Ne olduğumu bilmiyor kim olduğumu sorgulamıyorum.. Sadece bırakmalıyım bende sondaki Büyük S leri ..
Antiope'nin günlüğü;
Birileri git kendine günlük sayfası aç dedi açılmışı var diye düşünüp sana geldim. Bu pek de iyi bir başlangıç olmadı. Daha da yoracağım seni bu gece. (Dün sartrela incelikli bir sevişme sonrası ellerim ve dilim biraz kötü kokuyor haliyle.) Camus demiştim (sondaki s'yi söylemezsen herkes çok şey bildiğini sanıyor bil istedim) yabancısını deli gibi okuyup yuttuktan sonra hissetmiştim bunu ilk. sonra katmerlendi, katmerlendikçe midem bulandı, bulantı giderek yükseliyor. hiç bir yer bana ait değil, uzağa hep uzağa gitmek gibi istediğim ama aslında bu da değil. aslında isteklerim bile bana ait değil. yavaş yavaş başlayan uğultu yeniden bir saksı bulmam gerektiğini söylüyordu bana. Fazla kısaltılmış cümleler gereksizce ağdalanmış sözcükler hey allahım bu pazarlık hali allı güllü göstermelik gösterişler. Beynim...bana ait değil. Kişisel düşüncem yok. Kuklasıyım ben onun. (babam olarak ölmüşümdür de ihtimal annem olarak yaşıyorumdur/hahayt niçe mi dedi biri?)
Gene geç kaldım tavşanına dönüştüm DD. Sürekli geç kalınan yaşamdan izler. Sıkıldım artık aceleden...