19. yüzyılda doğmuş, dünyanın hemen hemen tüm ülkelerinde inananı olan, görece yeni bir dindir.
- admin's blog
- entry yazmak için giriş yapın veya kayıt olun
19. yüzyılda doğmuş, dünyanın hemen hemen tüm ülkelerinde inananı olan, görece yeni bir dindir.
|
arkadaşları zakkumlarla örmüşlerdir şu şiiri: aldırma 128! intiharın parasız yatılı küçük zabit okullarında her çocuğun kalbinde kendinden daha büyük bir çocuk vardır |
|
ulan sanki hiç olmamış gibi susuyorlar ya işte o daha fena koyuyor... |
|
|
|
kavakta |
|
jehan |
tuhaf bir din. çok yaygın değil.
biz küçükken yaşadığım şehirde bir genç vardı. ben bahai'yim diyordu. tuhaf çocuktu vesselam.
sonradan hiç karşılaşmadık.
genel merkezleri İsrail'in Hayfa şehri...
oldukça zengin olan mabetleri insanda şüphe uyandırıyor..
Allahu Ebha gibi İslam'dan araklayarak dönüştürdükleri bir de tekbirleri var..
bu dinin esaslarını okurken nedendir bilmiyorum midemde daha önce hiç hissetmediğim heretik bir bulantı duymuştum...
Seyyid Ali Muhammed(Bab) (Bab, Arapça'da kapı demektir), kendisinin tüm Müslüman aleminin beklediği kişi olan "Kaim", "Mehdi" olduğunu 23 Mayıs 1844'te Şiraz'da ilan etti. Binlerce kişi Bab'a inanarak "Babi" oldu. Bu gelişmeler ve onun eski dini yapıya göre çok yenilikçi ve radikal fikirleri ortaya koyması İran'da işkencelere ve baskılara yol açtı. Bab, 1850'de Tebriz şehrinde kurşuna dizildi. Birçok Babi ise yine İran'da değişik feci işkence yöntemleri ile öldürüldü. Bab'ın ölümünden sonra Babi'lere Mirza Hüseyin Ali (Bahaullah) liderlik etti. Bahaullah ve beraberindekiler İran Kaçar yönetiminin baskısıyla, Osmanlı Devleti ile yapılan görüşmeler sonunda Bağdat'a sürgün edildi. Bahaullah 1863'te burada, Bab'ın gelişini müjdelediği kişinin kendisi olduğunu ve insanlık tarihinde bütün önceki dinlerin gelmesini vaad ettiği "dünyanın bir vatan gibi olacağı, insanların artık savaş yapmayı öğrenmeyecekleri" Mehdi çağının gelmiş olduğunu ilan ederek Bahai Dini'nin yeni prensiplerini açıkladı. Bahaullah'ın hayatının 40 yılı Osmanlı İmparatorluğu topraklarında geçti. 12 Aralık 1863'te vardığı Edirne'de bu tarihten itibaren 5 yıla yakın yaşadı.
Bahai Dünya Merkezi İsrail'in Hayfa şehrindedir. 1868'ten itibaren Bahaullah ve ailesinin ve beraberindeki inananlarının o tarihte Osmanlı toprağı olan Akka Kalesine (bugün İsrail'de Akdeniz kıyısında) sürgün edilmesi ve orada vefatına kadar yaşamaya devam etmesi sonrasında Akka'nın hemen yanındaki Hayfa şehri, Bahai Dünya Merkezi'nin yeri oldu. Bahailik Birleşmiş Milletler'de temsil edilmekte ve dünyadaki gayrisiyasi alanlarda sosyoekonomik projelere katkıda bulunmak için çalışmaktadır.
Öğretileri
Tüm dinlerin temeli birdir (şimdilik son din İslam ya da Bahailik değildir, gelecekte de dinler gelecektir)
İnsanlık alemi birdir
Din bilim ve akıl ile uyum içinde olmalıdır
Irksal, dinsel, etnik taassuplar terk edilmelidir
Kadın ve erkek eşittir
Genel barış için çalışılmalıdır
Eğitim zorunludur ve evrensel eğitim hedeflenmelidir
Serbest düşünce ile gerçek araştırılmalıdır
Aşırı zenginlik ve yoksulluk kaldırılmalıdır.
Kutsal Yazılar ve İbadet
Temel yasaları ve dinin şer'i hükümlerini içeren Kutsal kitap olan Kitab-ı Akdes (En Kutsal Kitap), İkan Kitabı [Kitab-ı İkan- Tevrat, İncil ve Kur'an'daki bazı ayetlerin açıklamasını ve bazı ilahiyat konularını içeren bir kitap. İkan, Arapça'da kesin bilgi demektir(ikan, yakîn, yakînen vb.)], Saklı Sözler (Kelimat-ı Meknune), Kurdun Oğlu Risalesi gibi kitaplardır. Bahailer, tüm dinlerin Kutsal Kitaplarının (Tevrat, İncil, Kur'an, Bhagavad Gita ve diğerleri) tek bir sistemin parçaları ve insanlığın ortak dinsel mirası olduğuna, kutsallıklarını yitirmediğine inanırlar.
İbadet
Bahailikte dua, namaz ve oruç gibi yasalar vardır. Namaz, bireysel yapılan bir tapınmadır ve toplu namaz yoktur. 2-21 Mart tarihleri arasında Kutsal Sayı 19'dan oluşan 1 Bahai Ayı süresince oruç tutulur. Dua, namaz, oruç bireyin kendi sorumluğundadır; temel amacı yaşamı konusunda onu meditasyona yöneltmek, karakterini düzeltmesinde yol göstermektir.