.rivayete göre bir arkadaşının karısına aşık. ama bestecide bir sır olarak kalıyor bu isim.çekmecesinde bulunan ve ölümsüz sevgilim dediği kadına yazdığı mektup:
ÖLÜMSÜZ SEVGİLİYE MEKTUP
Ezeli yarim,
Yataktayken bile düşüncelerim üzerinize üşüşüyor. Kimileyin sevinçle, kimileyin hüzünle. Yazgı'nın dualarımızı işitmesini bekliyorum. Bu hayata göğüs gerebilmem için ya tümüyle sizinle birlikte olmalıyım ya da sizi hiç görmemeliyim. Evet, kollarınıza uçup göğsünüzde gerçek barınağımı bulduğumu söyleyene ve kollarınız arasında ruhumu kutsal ruhlar aleminde savrulmaya bırakana dek yaban ellerde bir avare olma azmindeyim. Heyhat, ne yazık ki bu böyle olmak zorunda. Dinginliğe ereceksiniz, size olan sadakatimden emin olduğunuzda bu dinginliğiniz daha da büyüyecek. Şunu iyice bilmelisiniz ki sizden gayri hiçbir kadın bu yüreğin sahibi olamaz.Asla asla! Ah Tanrım, insan böylesine değerli bir kadınla neden hicranı yaşamak zorunda! Şu anda Viyanal'daki yaşamım sefilce. Aşkınız beni fanilerin hem en mutlusu hem de en mutsuzu kıldı.
Bu yaşta, artık hayatımda bir düzene ve dengeye gereksinim duyuyorum.Yaşamakta olduğumuz ilişkide bu iki duygu bir arada olabilir mi? Meleğim, az önce postanın gideceğini duydum. Dolayısıyla bu mektubun eline hemen ulaşabilmesi için burada kesmem gerekiyor. Sakin olun. Beni sein. Bugün.. dün..ne gözyaşartıcı bir özlem size duyduğum.. size.. siz..hayatımherşeyim.. size en içten dileklerimi sunuyorum. Ah n'olur beni sevmeye devam edin, bu aşığınızın sadık yüreğini kesinlikle yanlış değerlendirmeyin.
Hep sizin
Hep benim
Hep ikimizin
filmi çok gıcıktı. işitme kaybı yuzunden yuzune bakmadan konuşan insanlara dövecek gibi davranması da ayrı. bu filmin değil onun bir özelliği tabii. notaları dikte eden kız iyiydi ama.
mozart gibi şımarık değildir. kaprisli ve ifrit bi adamdır ama mozart gibi şaklaban değil.
çünkü wolfie beş yaşında saraylarda çalarken ludwig bu yaşlarda öyle çalamadığı için babasından habire dayak yemekteydi. ve işte sonra sağırlığı.. sebepleri vardır yani.
ab'nin marşını(senfoni no: 9) sağır olduktan sonra bestelemiş. insan sesleri olan ilk senfoni bildiğim kadarıyla.
ruhunun asiliğini ıslah eder gibi müziği.piyano ve keman,ezgiler üst üste su üstünde seken taş gibi.yıldızları suya düşürüp suyla yüzer beethoven.
.rivayete göre bir arkadaşının karısına aşık. ama bestecide bir sır olarak kalıyor bu isim.çekmecesinde bulunan ve ölümsüz sevgilim dediği kadına yazdığı mektup:
ÖLÜMSÜZ SEVGİLİYE MEKTUP
Ezeli yarim,
Yataktayken bile düşüncelerim üzerinize üşüşüyor. Kimileyin sevinçle, kimileyin hüzünle. Yazgı'nın dualarımızı işitmesini bekliyorum. Bu hayata göğüs gerebilmem için ya tümüyle sizinle birlikte olmalıyım ya da sizi hiç görmemeliyim. Evet, kollarınıza uçup göğsünüzde gerçek barınağımı bulduğumu söyleyene ve kollarınız arasında ruhumu kutsal ruhlar aleminde savrulmaya bırakana dek yaban ellerde bir avare olma azmindeyim. Heyhat, ne yazık ki bu böyle olmak zorunda. Dinginliğe ereceksiniz, size olan sadakatimden emin olduğunuzda bu dinginliğiniz daha da büyüyecek. Şunu iyice bilmelisiniz ki sizden gayri hiçbir kadın bu yüreğin sahibi olamaz.Asla asla! Ah Tanrım, insan böylesine değerli bir kadınla neden hicranı yaşamak zorunda! Şu anda Viyanal'daki yaşamım sefilce. Aşkınız beni fanilerin hem en mutlusu hem de en mutsuzu kıldı.
Bu yaşta, artık hayatımda bir düzene ve dengeye gereksinim duyuyorum.Yaşamakta olduğumuz ilişkide bu iki duygu bir arada olabilir mi? Meleğim, az önce postanın gideceğini duydum. Dolayısıyla bu mektubun eline hemen ulaşabilmesi için burada kesmem gerekiyor. Sakin olun. Beni sein. Bugün.. dün..ne gözyaşartıcı bir özlem size duyduğum.. size.. siz..hayatımherşeyim.. size en içten dileklerimi sunuyorum. Ah n'olur beni sevmeye devam edin, bu aşığınızın sadık yüreğini kesinlikle yanlış değerlendirmeyin.
Hep sizin
Hep benim
Hep ikimizin
müziğinin hırçın bir yanı vardır.tahmin ediyorum ölümsüz aşkına kavuşamadığı için.
filmi çok gıcıktı. işitme kaybı yuzunden yuzune bakmadan konuşan insanlara dövecek gibi davranması da ayrı. bu filmin değil onun bir özelliği tabii. notaları dikte eden kız iyiydi ama.
doğuya bakar.
psikotik ( hadi ben de beğenmedim psikoz lafını) koyu deprese kişilere [:eroica] tavsiye edilir. depresive olmadan dinlemeyiniz.
avrupa birliğinin resmi marşının bestecisi!. (dokuzuncu senfoni nin son bölümü )
"dönüş yok" berbat bir film olurdu. finalinde beethoven olmasaydı...
mozart gibi şımarık değildir. kaprisli ve ifrit bi adamdır ama mozart gibi şaklaban değil.
çünkü wolfie beş yaşında saraylarda çalarken ludwig bu yaşlarda öyle çalamadığı için babasından habire dayak yemekteydi. ve işte sonra sağırlığı.. sebepleri vardır yani.