o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
33 entry -- ÖzGe's blog
- entry yazmak için giriş yapın veya kayıt olun
|
bu kadını keşfedin.. |
|
günaydın insan... |
|
şifre problemi yaşıyorsanız yeni şifre isteyiniz. |
|
birsen |
|
|
en büyük yoldaş,baba yoldaş;
ölümünün ardından yine kendi şiirin yakışır sana.
baştan kara
Başlayan bir şey vardı unuttum
Anımsamaya çalışıyorum şimdi
Emekdar kelimelerle:
Bahar
Gençlik
Bebek
Çiçek
Deniz
İşçi
Bağımsızlık
Özgürlük
Eşitlik
Aşk
Mezarımda dönüyorum da
Yuvarlanıyorum baştan kıça
Kalafattan yeni çıkmış bir tekne
Dalga olmayan dalgaların üstünde...
bu arada unutuk can baba ruhun şad olsun.
(bkz. Plugin <em></em> Not Found)
(bkz. Plugin <em></em> Not Found)
onun yanında insanın ne şiir gelir aklına,nede ötesi,
öyle bir bakar insana korkarsın,
konuşunca bir çocuk çıkar içinden.
saygı gösteren,sevecen,babacan.
ağzı bozuk,ama tatlı.
kedileri bile kaltak,kahpe,orospum diye seven dobra insan.
sakiliğini yaptık iki arkadaş.
kibardı gençler siz midye aldınızmı,kadehiniz varmı s.... edin bu zevatı onlar ezelden tımarlı.
birisine taktı masada bir kadın,sonradan öğrendik gazeteci.
can bey dedi kadın.nasıl köpürdü. kadın kalktı masadan biraz morarmış,ressam galiba bir adam kadını uzaklaştırdı.daha iki metre bile gitmemişken onlar,ya bu ors.... ib.... nerden buluyorsunuz,iki kadeh bir şey içicektik sıç..... . içine.
bir mafya babası gibiydi ama insanca bakan.
kalktılar masadan çocuklara bahşiş verin dedi,arkadaşım öndeydi ona seviyormusun garsonluğu diye sordu.biz talebeyiz dedi arkadaşım,bir köpürdü biz kaçacak delik aradık bize kızdı zannettik. meğer 20 lira bahşişi görüp ona kızmış. talebe çocuklara o kadar bahşiş olurmu diye .bize 100 lira verdiler.
çok mutlu olduk.40 aylık maaş ve devletten 30 lira burs alıyorduk.ben önce bir insan tanıdım adı gibi can dı. şair olduğunu o gün öğrendik.
1980 on iki eylüle çeyrek kala...
bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
"o olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
demeyeceksin işte.
yaşarsın çünkü.
öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
çok sevmeyeceksin mesela. o daha az severse kırılırsın.
ve zaten genellikle o daha az sever seni,
senin onu sevdiğinden.
çok sevmezsen, çok acımazsın.
çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
senin değillermiş gibi davranacaksın.
hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de
korkmazsın.
onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
çok eşyan olmayacak mesela evinde.
paldır küldür yürüyebileceksin.
i̇lle de bir şeyleri sahipleneceksen,
çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
gökyüzünü sahipleneceksin,
güneşi, ayı, yıldızları...
mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"o benim." diyeceksin.
mutlaka sana ait olmasın istiyorsan birşeylerin...
mesela gökkuşağı senin olacak.
i̇lle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait
olacaksın.
mesela turuncuya, yada pembeye.
ya da cennete ait olacaksın.
çok sahiplenmeden, çok ait olmadan yaşayacaksın.
hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, hem
de hep senin kalacakmış gibi hayat.
ilişik yaşayacaksın. ucundan tutarak...
1990 yılında, kumkapı'da, allen ginsberg ile can yücel buluşurlar... buluşma sırasında birbirlerine birer şiir yazarlar. ginsberg'in can yücel için yazdığı şiir aşağıdadır:
can yücel
aynalar insan değil
aynalar insan
hem de ikisi
hem insan hem ayna
ister manhattan’ın doğu yakasında
ister boğaz şehrinin kumkapı’sında
herkes yalanları söyler
doğruları söyleyerek
yeni rakı masasındaki sarhoş ağızlar bile
19.6.1990
allen ginsberg
öküz dergisi, haziran 1998, sayı 49, s.5
Hamiş: Şiiri Can yücel türkçe'ye çevirmiştir.
Eski Milli Eğt. bakanı Hasan Ali Yücel'in edebiyatçı oğludur.
Küfürlü konuşur ve yazardı. Bu konuda ilginç hikayeleri vardır. Son dönemlerinde Leman'da yazdı. İçkiyi çok severdi.
Her Sey Sende Gizli
Yerin seni çektigi kadar agirsin,
Kanatlarin çirpindigi kadar hafif..
Kalbinin attigi kadar canlisin,
Gözlerinin uzagi gördügü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin,
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kasin gözün,
Karsindakinin gördügüdür rengin..
Yasadiklarini kar sayma:
Yasadigin kadar yakinsin sonuna; ne kadar yasarsan yasa,
Sevdigin kadardir ömrün..
Gülebildigin kadar mutlusun.
Üzülme bil ki agladigin kadar güleceksin
Sakin bitti sanma her seyi,
Sevdigin kadar sevileceksin.
Günesin dogusundadir doganin sana verdigi deger
Ve karsindakine deger verdigin kadar insansin.
Bir gün yalan söyleyeceksen eger;
Birak karsindaki sana güvendigi kadar inansin.
Ay isigindadir sevgiliye duyulan hasret,
Ve sevgiline hasret kaldigin kadar ona yakinsin.
Unutma yagmurun yagdigi kadar islaksin,
Günesin seni isittigi kadar sicak.
Kendini yalniz hissetigin kadar yalnizsin
Ve güçlü hissettigin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettigin kadar güzelsin..
Iste budur hayat!
Iste budur yasamak,
Bunu hatirladigin kadar yasarsin
Bunu unuttugunda aldigin her nefes kadar üsürsün
Ve karsindakini unuttugun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandigi kadar güzeldir,
Kuslar ötebildigi kadar sevimli,
Bebek agladigi kadar bebektir.
Ve herseyi ögrendigin kadar bilirsin,
bunu da ögren,
SEVDIGIN KADAR SEVILIRSIN...
"iftar vakti intihar etse adam, orucu bozulur mu?"
(bkz. başına buyruk kıçına kuyruk kediler)
Öyle parçalandım ki ömrümde
Sevgiyle öfke arasında,
Sevgimi öfke vurdu
Öfkemi sevgi kaçırdı
İçim parçalandı arada..