bu başlığı şöyle açıklayacağım şimdi;aslında eleştiri için açılmıştır ve adminin sözüyle tam açıklaması şu;'ben ne başlıklar gördüm zaten yoktular.'
- markiz's blog
- entry yazmak için giriş yapın veya kayıt olun
bu başlığı şöyle açıklayacağım şimdi;aslında eleştiri için açılmıştır ve adminin sözüyle tam açıklaması şu;'ben ne başlıklar gördüm zaten yoktular.'
|
|
|
"Aslında bizi uyardı tanrı. Evet. Erzincan'da uyardı, Muş'ta uyardı, Varto'da uyardı, Van'da uyardı. Orada da çocuklar öldü ama bu şimdiki kadar koymadı, niyeyse... Eğer o zaman o dersi çıkarıp jeolog olsaydık, belki bu körfezde bu kadar canımız yanmayacaktı... Eee... Eğer sen ölümde bile coğrafyaya göre bir değer farkı koyarsan, batarsın tabi. E, bat ayrıca da, zaten. Bat ki, yeni bir şey çıksın." Yılmaz Erdoğan |
|
|
|
~ |
|
öldük öldük dirildik... |
kadınlar da çok da kukuma derler sanırım :)
çokta çüküme gibin bişi...
çok da fifi versiyonu war bide tiki (tikicesi için)(bkz. tikky)kardeşlerimiz söylüyor.
dünya ne yaparsan yap çok da tın. hoşuma gitti be
kendini yemiş laflarımız.
tozludur saçlarım, saçlarımdan
devrilmiş sarayların dumanları savrulur
yüzüm yanıktır
yüreğime bir karanfil sokuludur
ve partizanca darbelerin dünyaya ilen şavkı
benim göğsüme göğsüme vurup durur.
ben dünyaya doğru yürümekle meşhurum
bahar da sürgülenir içimde katranlar da
hem koşarak yarattığım sevgiler vardır
hem körlenmiş sevgilerin acısıyla koştururum.
beni sular
kocaman taşları parçalayarak hatırlıyor dağlarda
ve beni hatırlatıyor çeltik tarlalarında aynı sular
umutlu sakinlikleri
lohusalıklarıyla.
ben dünyaya doğru yürümekle meşhurum
kökten dallara yürüyen sular gibi
yürürüm kömür ocaklarına, çapalanan tütüne
yürürüm hüzün ve ağrılar çarelenir
dağların esmer ve yaban telâşından kurtula diye
torna tezgâhlarında demir.
yürürüm çünkü ölümdür yürünülmeyen
yürürüm yürüyüşümdür yeryüzünün halleri
kanla dolar pazuları tarladakinin
hızar gürültüsü içinde türkülenir bir öteki
gökleri göğsümden aşırtarak yürürüm
yağlı kasketimin kıyısında nar çiçekleri.
aynı adam ekim günlerinden beri gümbür gümbür gelirim
teneke damların üstüne safi sinirden doğan güneş
portakallar fırlatarak parlıyor benim adımlarımla
anladım neden yorgunluk
gülümserlik getiriyor insana
hayatın bana başat
bana avrat oluşunu öğrendim
işçiler bunu kurşunlanarak öğrendi
on beşinde bir arkadaş
inancını savunurken yargıca
anladı bulana durula akmakta olan şeyi.
yürüyorum
azarlanıyorum fışkıran başaklarla
iki bomba gibi taşıyorum koltuğumdaki bir çift somunu
hurdahaş bir sancıyla geçiyorum badem çiçekleri altından
gözlerim nemli değil
gözlerim namlu.
aynı adam
rene ronair
(bkz. orgazm anayasal hak olsun)
(bkz. alyans takmayan erkekler)
x
(bkz. kadinlar mi çok okur erkekler mi?)
(bkz. kadehimi kendime kaldiriyorum )
(bkz. sansli doganlar )
çok da tin yani.