yazıyı ne maksatla yazıyorsan haleti ruhiyen anlaşılabilir tabii ki. güzin abla'ya yazıyorsan ok. ciddi bi şey yazıyorsan, başka haleti ruhiyeleri etkilersin.
(bkz. orhan pamuk) nobel konuşmasında yazarlığı iğneyle kuyu kazmaya benzetmişti. (bkz. elif safak)bir kelime için günlerce, gecelerce uyumadan araştırma yaptığını anlatır yazılarından birinde. cümle kurmak düşünceyle alakalı, geri planın ne olduğuyla yakından alakalı.
evet hala uzun, devrik cümle seviyorum, ama cümle kurarken içine kattığım her sözcüğün o cümleye kattığı manayı cümleyi defalarca okuyarak çıkarıyorum. sonunda bakıyorum ki eğer ben bu kelimeyi başka cümleler içinde okumamışsam, aşinalığım yoksa, kavrayamamışsam yazdığım metni beğenmiyorum, yapaylık hissediyorum genel havasında. bu alışkanlığım o kadar ileri boyutlara geldi ki okuduğum her metnin daha ilk satırlarını okuduktan sonraki çıkarsamalarımda, yazarlığın emek istediğini, geri planın çok çok önemli olduğunu anlıyorum.
yazıyı ne maksatla yazıyorsan haleti ruhiyen anlaşılabilir tabii ki. güzin abla'ya yazıyorsan ok. ciddi bi şey yazıyorsan, başka haleti ruhiyeleri etkilersin.
çok iyi kurarım monşer, cümleyi.
(bkz. bir opajaz üyesi olarak ben)
yazarken gunlerce dusunursun arastirmalar yaparsin bir cumle icin, ya konusurken ,cikiverdimi insanin agzindan geri donusude yok.insanin gunu gununu tutmayabiliyor bugun haleti ruhiyem karamsarlik icinde herseyden umutsuzum ,icine gri siyah tonlari yansimis cumleler kurup yaziyorum.diger gun umutvarim bu benim tutarsiz oldugumu mu gosterir.iste bazen insanlarin cumlelerinden ,insanlar kolay desifre olabiliyor bazen aleyhine bazende lehine kullaniliyor sozcukleri..
(bkz. orhan pamuk) nobel konuşmasında yazarlığı iğneyle kuyu kazmaya benzetmişti. (bkz. elif safak)bir kelime için günlerce, gecelerce uyumadan araştırma yaptığını anlatır yazılarından birinde. cümle kurmak düşünceyle alakalı, geri planın ne olduğuyla yakından alakalı.
evet hala uzun, devrik cümle seviyorum, ama cümle kurarken içine kattığım her sözcüğün o cümleye kattığı manayı cümleyi defalarca okuyarak çıkarıyorum. sonunda bakıyorum ki eğer ben bu kelimeyi başka cümleler içinde okumamışsam, aşinalığım yoksa, kavrayamamışsam yazdığım metni beğenmiyorum, yapaylık hissediyorum genel havasında. bu alışkanlığım o kadar ileri boyutlara geldi ki okuduğum her metnin daha ilk satırlarını okuduktan sonraki çıkarsamalarımda, yazarlığın emek istediğini, geri planın çok çok önemli olduğunu anlıyorum.
devirmeyi seviyorum, uzun uzun cümleler kurmayı.. sökebilene aşşşkolsun:)
(bkz. artik kisa cumleler kuruyorum)
(bkz. cümle kapısı)
devrik cümle öcünü alacak senden.
anlamlı kelime dizisi. imiş.
(bkz. ben asla bu cümleyi kuramadım)