medya ya iyi malzeme oldu.herşeyde olduğu gibi.günlerdir takip ediyorum, demokratik daralma var benim gördüğüm.üniter devlet yapısı bozulmasın diyenlere bir kaç örnekleme yapayım. danimarka, fransa, ingiltere, irlanda, ispanya, israil, italya, izlanda, hollanda, japonya, lüksemburg, norveç, portekiz, yunanistan.hadi bakalım demokratik açılıma bu ülkelerin demokratik yaşamlarıyla bakmaya çalışın üniter devlet den bahsedenler
bu ayar yüzünden demokratik açılımların hiçbiri gerçekleşmeyebilir. herkesin kendi çizgilerinden vazgeçmesi gerekiyor ki ortak bir noktada buluşabilsin insanlar.
güvensizlik ortamına sebebiyet verecek durumlar sözkonusu olmaya başlarsa pkk haklılık iddiasında bulunacak çünkü şu an kürt bölgelerinde ciddi bir kaygı var. bu kaygı demokratikleşmenin tavandaki kadar tabanda da yer bulmaması kaygısıdır.
içselleştirilmemiş açılımlar sadece boyama işlevi görüyor.
bu boyama işinden bir an evvel vazgeçilmesi icap ediyor. çünkü bugüne kadar demokratik yollarla hak mücadelesinde bulunan diğer kürt gruplarının da direnci kırılma olasılığı yatıyor.
"nasıl olsa düzelmeyecek" olgusu zihinlere yerleşirse vay halimize...
mhp ve chp çıkışlarına karşı söylenebilecek tek şey atalarımızın dediği gibi: "it ulur kervan yürür" tabii korkuyorlar, türkiye insanlarına sunabilecekleri ucuz ve kaba milliyetçi söylemden başka neleri var ki?
mhp neye karşı çıkıyor onu bir anlasaydık. şimdilik sadece farazi konuşmalar var. (her ne kadar malik olan sonucun pek parlak olmayacağını biliyorsa da) neye karşı çıkıyor bu adam? olayı çözdü de bize mi söylemiyor?
mhp'nin iki haftadır sürdürdüğü demokratik açılıma karşı çıkışlar gittikçe sertleşiyor. öte yandan yine mhp zihniyetiyle hareket eden chp de mgk'nın kararlarını eleştirerek genelkurmay'ı kandilli ile birlikte hareket etmekle suçladı. bütün demokratik açılımlara ilk balans ayarı daima bu iki partiden geliyor. ee malumunuz genelkurmay bu iki totaliter partiye karşı gelmekte güçlük çekiyor. bu yüzden bugün genelkurmay'ın da yaptığı açıklamada üniter yapıdan taviz verilmeyeceği vurgulandı. bu açıklamadan sonra akp de geri adım atarak genelkurmay ile aynı fikirde olduklarını vurguladı. yani kırmızı çizgiler yine günyüzüne çıktı. bu durum demokratik açılıma balans ayarı olarak düşünülebilir.
öte yandan abdullah öcalan'ın 1 eylül'de yol haritasını açıklaması bekleniyor. 1 eylül aynı zamanda pkk'nin ateşkes bitiş tarihi. muhtemelen pkk ateşkes süresini uzatacak. buna karşın demokratik açılım'da herhangi bir gelişme olmazsa türkiye'yi büyük bir kriz de bekliyor. korsan sözlük olarak umudumuz chp ve mhp gibi katı otoriter yapıların muhalefetlerini doğru yöne kanalize edip kanı ve şiddeti meşrulaştıracak zeminlerden kaçınması.
ok artık yaydan çıkmış vaziyette. sadece hedefi belirgin değil.
bu hedefin umuyoruz ki sorunun çözümüne katkısı söz konusu olur.
medya ya iyi malzeme oldu.herşeyde olduğu gibi.günlerdir takip ediyorum, demokratik daralma var benim gördüğüm.üniter devlet yapısı bozulmasın diyenlere bir kaç örnekleme yapayım. danimarka, fransa, ingiltere, irlanda, ispanya, israil, italya, izlanda, hollanda, japonya, lüksemburg, norveç, portekiz, yunanistan.hadi bakalım demokratik açılıma bu ülkelerin demokratik yaşamlarıyla bakmaya çalışın üniter devlet den bahsedenler
bu ayar yüzünden demokratik açılımların hiçbiri gerçekleşmeyebilir. herkesin kendi çizgilerinden vazgeçmesi gerekiyor ki ortak bir noktada buluşabilsin insanlar.
güvensizlik ortamına sebebiyet verecek durumlar sözkonusu olmaya başlarsa pkk haklılık iddiasında bulunacak çünkü şu an kürt bölgelerinde ciddi bir kaygı var. bu kaygı demokratikleşmenin tavandaki kadar tabanda da yer bulmaması kaygısıdır.
içselleştirilmemiş açılımlar sadece boyama işlevi görüyor.
bu boyama işinden bir an evvel vazgeçilmesi icap ediyor. çünkü bugüne kadar demokratik yollarla hak mücadelesinde bulunan diğer kürt gruplarının da direnci kırılma olasılığı yatıyor.
"nasıl olsa düzelmeyecek" olgusu zihinlere yerleşirse vay halimize...
mhp ve chp çıkışlarına karşı söylenebilecek tek şey atalarımızın dediği gibi: "it ulur kervan yürür" tabii korkuyorlar, türkiye insanlarına sunabilecekleri ucuz ve kaba milliyetçi söylemden başka neleri var ki?
bütün manşetlerde bu balans ayarı vardı.
dünya gider mersin'e bahçeli gider tersine..
yapabileceği fazla birşey yok zaten..
bağırtı, korkutma, tehdit,balans çekmek.. faşizmin enstrümanlarıdır.
mhp neye karşı çıkıyor onu bir anlasaydık. şimdilik sadece farazi konuşmalar var. (her ne kadar malik olan sonucun pek parlak olmayacağını biliyorsa da) neye karşı çıkıyor bu adam? olayı çözdü de bize mi söylemiyor?
mhp'nin iki haftadır sürdürdüğü demokratik açılıma karşı çıkışlar gittikçe sertleşiyor. öte yandan yine mhp zihniyetiyle hareket eden chp de mgk'nın kararlarını eleştirerek genelkurmay'ı kandilli ile birlikte hareket etmekle suçladı. bütün demokratik açılımlara ilk balans ayarı daima bu iki partiden geliyor. ee malumunuz genelkurmay bu iki totaliter partiye karşı gelmekte güçlük çekiyor. bu yüzden bugün genelkurmay'ın da yaptığı açıklamada üniter yapıdan taviz verilmeyeceği vurgulandı. bu açıklamadan sonra akp de geri adım atarak genelkurmay ile aynı fikirde olduklarını vurguladı. yani kırmızı çizgiler yine günyüzüne çıktı. bu durum demokratik açılıma balans ayarı olarak düşünülebilir.
öte yandan abdullah öcalan'ın 1 eylül'de yol haritasını açıklaması bekleniyor. 1 eylül aynı zamanda pkk'nin ateşkes bitiş tarihi. muhtemelen pkk ateşkes süresini uzatacak. buna karşın demokratik açılım'da herhangi bir gelişme olmazsa türkiye'yi büyük bir kriz de bekliyor. korsan sözlük olarak umudumuz chp ve mhp gibi katı otoriter yapıların muhalefetlerini doğru yöne kanalize edip kanı ve şiddeti meşrulaştıracak zeminlerden kaçınması.
ok artık yaydan çıkmış vaziyette. sadece hedefi belirgin değil.
bu hedefin umuyoruz ki sorunun çözümüne katkısı söz konusu olur.