althusser in marksist devlet teorisinde varolan devlet iktidarı ve devlet aygıtı kavramlarının (ki bunlar devletin baskı aygıtlarıdır)yanına eklediği bir kavramsallaştırma..
dİa: dini,öğretisel,aile,hukuk,siyasal,sendikal,haberleşme,kültür olarak ayrılır
2 entry -- admin's blog
- entry yazmak için giriş yapın veya kayıt olun


![I'm sorry I love you [MV] KOREA DRAMA - Y… I'm sorry I love you [MV] KOREA DRAMA - Y…](http://img.youtube.com/vi/tbjGEW4Tygo/0.jpg)




bazen şöyle düşünürüz ya, nasıl ya düğmeye basılmış gibi herkes aynı şeyi söylüyor, oysa düğmeye basılmasına gerek yoktur. içimize sızmış ideoloji. bu sızmayı gösteren ve bu farkındalığı yaratan bir kitap.
kitaptan s.33-34:
"devletin ideolijik aygıtları ile gözlemcinin karşısına, birbirinden ayrı ve özelleşmiş kurumlar biçiminde dolaysız olarak çıkan belirli sayıda grçeklikleri belirtiyoruz. bu gerçekliklerin doğal olarak ayrıntılı bir incelemeyi, denenmeyi, düzeltilmeyi ve yeniden düzenlenmeyi gerektirecek ampirik bir listesini sunuyoruz. bu gerçekliğin içerdiği tüm sakıncaları gözönünde tutarak aşağıdaki şu kurumları şimdilik DİA'lar olarak kabul edebiliriz (adlarını saymamızdaki sıranın özel bir anlamı yoktur):
-Dini DİA (değişik kiliseler sistemi)
-Öğretimsel DİA (değişik, özel ve devlet okullar'ı sistemi)
-Aile DİA'sı
-Siyasal DİA (değişik partileri de içeren sistem)
-Sendikal DİA
-Haberleşme DİA'sı (basın, radyo-televizyon vb.)
-Kültürel DİA (edebiyat, güzel sanatlar, spor vb.)
Şunu diyoruz:DİA'lar devlet'in (Baskı) Aygıtı ile aynı şey değildirler"......
Althusser bir de delirmeseydi...Ne güzel olurdu. Pınk Floy'un o kahredici şarkısında duvara çarparız ve "Hey Tiçır!" diye bağırırız...Biz ne kadar bağırırsak bağıralım, devletin ideolojik aygıtı olan "eğitim-okul" ciheti her dem en etkili aygıt olmaya devam ediyor. Tv kanalları okul'u eğitmek anlamında sollamış vaziyette. İyi ki althusser bu vehameti görmedi.
bir de dia süpermarketleri vardır.fransa-sabancı ortak yapımı tüketim yerleri
Plugin <em></em> Not Found şöyle tanıtılmış;
Althusser’in Marksist teoriye en önemli katkılarından biri. Klasik felsefenin ezelî “ruh-madde” karşıtlığının dışına çıkan düşünür, “ruh”u ya da “düşünce”yi, maddenin bir yansıması değil, toplumun somut pratikleri ve aygıtları içinde oluşan maddî bir nesne olarak tanımlıyor. “İdeoloji”yi sınıf mücadelesinin özgül bir alanı sayan bu anlayış, politik mücadeleye yeni bir boyut kazandırıyor.
başyapıt, insan o kadar ince bir kitaba bütün bir yaşamı nasıl sığdırır, yol haritası