|
Tavrim bir seyi bulup cosmaktir Sonbahar geldi hüzün Kis geldi kara hüzün Ey en akilli kisisi dünyanin bazen yaz ortasinda gündüzün sevgim aciyor Kimi sevsem Kim beni sevse |
|
dadvar benden de gelsin |
|
|
|
uzun süredir bu sayfayı da sadece eklenmiş olanlar hatırına açık tutuyoruz. hepsini bir anda kapatma olasılığımız var. |
|
~ |
(bkz. dasein)
(bkz. heidegger felsefesinden cikis )
(bkz. evde yokum o halde lal miyim) ya da
mutlak töz sitesinden alıntıyla evde olmamak
evde-olmamak
[ Unheimlichkeit, gündelik olarak üstü örtülmüş olsa bile, en temel dünyada-Olma türüdür.]
Varlık ve Zaman, Martin Heidegger
Nerden çıktı bu Heidegger şimdi derseniz, şuradan çıktı efenim.
Unheimlich/unheimlichkeit kavramına ve onu neden evde-olmamak şeklinde kullandığıma dair bir açıklık getirecek olursam, bunun için kendi berbat (hatta olmayan demek daha doğru) almancamdan değil, Allan Megill‘in Heidegger değerlendirmesinden yararlanmak isterim. (Heidegger ile ilgili kendi söyleyebileceğim bir kaç şeyi daha önce de-ansiklopedikman şöyle bir söylediydim.Bunların suya sabuna dokunmadığı bir gerçek.Dasein’ın yanından bile geçmemişim!!) Megill’in yorumuna göre kelime, yalnızca bir ‘tedirginlik’ ‘tekinsizlik’ durumunu değil, düz anlamıyla ‘eve-benzemeyen’i ‘ev-olmayan’ı da kapsıyormuş. Buna göre, kamusalda kendini yerinde duyan dasein’ın gerçekliği, endişesinde ve tedirginliğinde yani evsizliğinde ortaya çıkmaktadır asıl olarak. Dolayısıyla Heidegger için unheimlichkeit, ‘evde-olmamak’ (das Nicht-nicht-zuhause-sein) anlamına da geliyormuş. (Değil mi sayın tuhafiye bey ?)
Bu durumda dasein‘ın nasıl bir ‘da‘ ve ‘sein’ olduğunu (ve varoluşumuzun dille ilişkisini) açmak gerek. Ya da buyrun Heidegger bahsine……
ev , mezardır!
dilinizi kesin mi dedim şimdi.