3 entry -
- admin's blog
- entry yazmak için giriş yapın veya kayıt olun
|
toprak |
|
wan sana ... |
|
~ |
|
devletin ve tabiatın ortak ve yanlış sorusu şuydu: maveraünnehir nereye dökülür? en arka sırada bir parmağın tek ve doğru karşılığı: solgun bir halk çocukları ayaklanmasının kalbine'dir |
|
eşya peşini bırakmaz insanın. |
diriliş partisinin bir düşüncesini hakan albayrak adlı şahıs kaleme almış
bkz:
Sezai Karakoc'la Ufuk Turu / Hakan Albayrak
Tarih: 3 Kasim 2007 Cumartesi. Yer: [:Yuce Dirilis Partisi] Istanbul Il Merkezi.
Genel Baskan Sezai Karakoc, Irak'a nasil bakmamiz gerektigini anlatiyor. Irak'in Ingilizler tarafindan kurulan suni bir devlet oldugunu, bu devletin yikilmasindan daha tabii bir sey olmadigini ifade ediyor. Irak parcalanirken "Biz Irak'in butunlugunden yanayiz" demenin anlamsizligina dikkat cekiyor. Irak'in uce bolunmesinin kacinilmazligini vurguluyor. Bu uc parcadan her birinin kendi basina ayakta kalmasinin imkânsizligini da vurguluyor. Ilk etapta Sii Arap agirlikli 'Guney Irak'in Iran'la, Sunni Arap agirlikli 'Orta Irak'in Suriye ve Suudi Arabistan'la, Kurt agirlikli 'Kuzey Irak'in Turkiye'yle butunlesmesini, ikinci etapta ise Ortadogu capinda bir birligin kurulmasini savunuyor.
Bu arada, "Kurtleri ayiran sinirlar kalkmalidir" diyenlere hak verdigini, fakat Kuzey Irak'ta kurulacak bir Kurt devletinin bunu Turkiye, Suriye ve Iran'la savasarak gerceklestirebilecegine inanmanin akil kâri olmadigini belirtiyor Karakoc. En buyuk Kurt kitlesinin Turkiye'de bulundugunu, sonra Kuzey Irak'taki buyuk kitlenin geldigini, Turkiye-Kuzey Irak birligi saglandigi takdirde maksadin buyuk olcude hasil olacagini, Suriye ile birlestigimizde oradaki Kurtlerin de akrabalarina kavusacagini, geriye az sayidaki Iran Kurtunun kalacagini soyluyor ve "Iran'da da biraz kalsin, onun bir zarari yok. Bir gun insaallah Iran'la da birlesiriz. O zaman Kurtlerin hepsi biraraya gelir" diye ekliyor.
Dikkat! Fetihten bahsetmiyor Sezai Karakoc. Emperyalist Bati'ya kolay lokma olmamak –daha dogrusu hic lokma olmamak- icin saflari sIklastirmaktan bahsediyor. Bu topraklarin tabiatina aykiri olan sovenist tavirlardan vazgecip Musluman kardesligini, Islam Birligi'ni, ortak devlet suurunu ihya etmekten bahsediyor.
40 yillik bir bahis bu. Islam Birligi'ne hava gibi, su gibi muhtac oldugumuzu 40 yildir bikmadan, usanmadan, tekrar tekrar anlatiyor Sezai Karakoc. Kelâminin hulasasi icin 1995 yilinda yaptigi iki konusmanin can alici kisimlarina bakalim:
"Bugun guclu olmayan devlet yasayamaz. Iki yuz elli milyondan asagi nufusu olan, bes milyon, on milyon kilometrekareden asagi topragi olan, nukleer silahi olmayan, ekonomisi zayif olan devletler yasayamazlar. Onlara devlet denmez. Boyleleri hep tâbi devletlerdir. Bugun bircok Islâm devleti gecinen devletciklerin hepsi Amerika'ya, veya Avrupa'ya tâbidir. Tâbi olmaksa, Islâm gozunde, Muslumanlik gozunde, en buyuk zillettir. Onun icin, her kim, devlet dusmanligi yapiyorsa onun yaninda olmayin. Devlet derken, tabiidir ki, kendi medeniyetimizin, milletimizin devletini kasdediyorum. Ve yine devlet derken elbette bugunku suni sinirlari olan devletcikleri kasdetmiyorum. Ortadogu'da Musluman aydinlarin kuracagi buyuk, super devleti kasdediyorum. Ve bu devlet, bir gun mutlaka kurulacaktir. Isterseniz bunu kaydedin, not edin, tespit edin bu sozumu." (Pendik / Istanbul, 18.6.1995. Kaynak: Cikis Yolu III – Kutlu Millet Gercegi, Sezai Karakoc, Dirilis Yayinlari, Istanbul 2005)
"Ortadogu'da, Islâm milletinin kendini bulmasi, suni sinirlari atmasi, en az 10 milyon kilometrekare, 250 milyon nufus ve guclu ekonomi, guclu devlet politikasi sahibi olmasi, buyuk siyasî ve askerî guce kavusmasi, bagimsizligimizi garantilememiz ve boylece cocuklarimizin, torunlarimizin gelecegini, hem maddeten, hem mânen kurtarmamizin sirasi geldi. Evet, sadece maddeten degil, mânen de kurtarma garantisi bu noktada bulunuyor. Bunun icin yuz bin genc yetissin istedim. Istedigim budur, temennim budur; yuz bin suurlu genc, Ortadogu'da bu dedigim duzeni geri getirecektir." (Eskisehir, 21 Ekim 1995. Kaynak: a.g.e.)
Kuvvetle hissediyorum ki, bir gun Turkiye Cumhuriyeti devleti de bundan baska cikis yolunun olmadigini idrak edecek ve inancla degilse bile ilm-i siyasetin geregi olarak Islam Birligi hedefine yonelecek. Gulmeyin! Kendini Bati'ya karsi savasarak gerceklestiren bir ulkenin Batici olmasindan daha 'acayip' bir sey degil soyledigim. Dunun maslahat-mefsedet (yarar-zarar) muhasebesinden nasil "Varligimizi surdurmek icin Bati'yla butunlesmekten baska caremiz yok" gibi 'sarsici' bir sonuc ciktiysa, yarinin maslahat-mefsedet hesabindan da "Varligimizi surdurmek icin Islam Birligi'ni ihya etmekten baska caremiz yok" gibi 'sarsici' bir sonuc cikabilir. (Bu yonde bir egilimin –bu sekilde ifade edilmese bile- devletin muhtelif birimlerinde coktan belirdigine dair iddialar var.)
Dunya donuyor…
[http://www.yenisafak.com.tr/yazarlar/?t=13.11.2007&y=HakanAlbayrak ]