Sultan Abdülhamit iktidarının yıkılmasından ve 1908 Anayasası’nın kabul edilmesinden sonra hükümetin başına geçen Jön Türkler’in “İttihat ve Terakki” partisi, Abdülhamit’in katliamcı politikasını (1894-1896) benimseyip, Pantürkizm ve Panislamizm ideolojilerine inanarak sadece Osmanlı İmparatorluğu’nu korumayı değil, aynı zamanda Ermenileri ve diğer tebaa Hıristiyan halkları şiddete başvurarak ya ortadan kaldırmayı ya da Türkleştirmeyi, Akdeniz çevresinden Altay bölgesine kadar uzanan dünya çapında Panturanist ve Panislamist bir devlet kurmayı da amaçlıyordu
Dewr dewra Tırkan e/ Roj roja Kurdan e/ Ferman li me Fila ne/
bu sözlerin öyküsüde şöyledir;Bir kuşak öncesinden, bizzat tanık olan Abdo anlatıyor Ekinci'ye. Lice'de Kirivê Musa adında Kürtçe türküleri çok duyarak söyleyen bir Ermeni var. Aralarında Musa'nın da bulunduğu birkaç Ermeniyi Lice dışında öldürmek üzere götürürler. Kendisinden son bir kez Kürtçe türkü dinlemek isterler. Şaşkın ve dili dolanan Musa türkü söyleyemez, ama şöyle der: "Dewr dewra Tırkan e/ Roj roja Kurdan e/ Ferman li me Fila ne/ Devir Türklerin devri/ Gün Kürtlerin günü/ Ferman da biz Ermenilerin". Bilindiği gibi "Ferman" öldürülme emri demek.
özür kampanyasında ruhat mengi, yusuf halaçoğlu gibi isimleri kendi bilgileri dışında eklediklerini görünce tiksindiğim ermenilerden sonra üst komşumn kapıyı çalıp içeri girmesinde (komşum kürttür) kardeşim diye sarıldığım durum...
Sultan Abdülhamit iktidarının yıkılmasından ve 1908 Anayasası’nın kabul edilmesinden sonra hükümetin başına geçen Jön Türkler’in “İttihat ve Terakki” partisi, Abdülhamit’in katliamcı politikasını (1894-1896) benimseyip, Pantürkizm ve Panislamizm ideolojilerine inanarak sadece Osmanlı İmparatorluğu’nu korumayı değil, aynı zamanda Ermenileri ve diğer tebaa Hıristiyan halkları şiddete başvurarak ya ortadan kaldırmayı ya da Türkleştirmeyi, Akdeniz çevresinden Altay bölgesine kadar uzanan dünya çapında Panturanist ve Panislamist bir devlet kurmayı da amaçlıyordu
1900'lü yıllarda da böyle mi olmuştu ne...
türkler ve kürtler bir olup çoluk çocuk demeden bir şeyler yapmışlardı
sonrası iyilik ferman işte.
Dewr dewra Tırkan e/ Roj roja Kurdan e/ Ferman li me Fila ne/
bu sözlerin öyküsüde şöyledir;Bir kuşak öncesinden, bizzat tanık olan Abdo anlatıyor Ekinci'ye. Lice'de Kirivê Musa adında Kürtçe türküleri çok duyarak söyleyen bir Ermeni var. Aralarında Musa'nın da bulunduğu birkaç Ermeniyi Lice dışında öldürmek üzere götürürler. Kendisinden son bir kez Kürtçe türkü dinlemek isterler. Şaşkın ve dili dolanan Musa türkü söyleyemez, ama şöyle der: "Dewr dewra Tırkan e/ Roj roja Kurdan e/ Ferman li me Fila ne/ Devir Türklerin devri/ Gün Kürtlerin günü/ Ferman da biz Ermenilerin". Bilindiği gibi "Ferman" öldürülme emri demek.
özür kampanyasında ruhat mengi, yusuf halaçoğlu gibi isimleri kendi bilgileri dışında eklediklerini görünce tiksindiğim ermenilerden sonra üst komşumn kapıyı çalıp içeri girmesinde (komşum kürttür) kardeşim diye sarıldığım durum...