bu arada süleyman efendinin yurtları türkiyenin her kasaba hatta köyünde vardır dünya çapında olmadığı kıta yoktur avrupa afrika amerika her yerde yurtlar vardır hattaki türk kolejlerinden daha çok ilim yurt ve medreseleri vardır ama bu yurtların reklama ihtiyacı olmadığı için öyle olimpiyat yapmak ayna programında tanıtmak vs. gerek yok bu insanlar mükafatını ahirette kat kat alacaklar inş. nasibi olan zaten bu yurtlara geliyor onun için çok açılmaya gerek yok çünkü ortalık düşman kaynıyor yurtların kapanması söz konusu olabilir geçmişte olduğu gibi... (ben bu yurtların ekmeğini yediğim için bunları yazma gereksinimi hissettim)
biri zamanın sahibinin hizmetidir diğeri kendi çapında bir topluluk birisi kuran-ı kerim öğretir mana verdirir alim yetiştirir diğerinde mezun olanlar adam akıllı ihlas suresi bile okuyamaz birisi talebeden yıllık 500-600 tl alır ve yemek yatak vs.hizmet 5 yıldızlı otel konforundadır diğeri her kolejinden dersanesinden milyar para alır 5 kuruş indirim yapmaz birisi gittiği yerlere kuran sünnet imam hoca götürür öyleki afrikada hocaefendiler ilk cuma namazı kıldırdıklarında oradaki türkler çok sevinmişler ve size cami yaptıralım demişler diğeri ise gittiği yerde türkçe şarkı öğretir olimpiyat yapar sonra ikiside dini cemaat oluverir!!!
genel olarak, dini cemaatlerle ilgili söyleyeceklerim. serbest piyasa ekonomisine geçiş sonrasında, son yıllarda türkiye'nin sistem içindeki önlenemez yükseltilişi neticesinde bu kesimlerde zenginleşme başladı. kapitalizmin aldıkları formasyona uymayan başdöndürücü tüketim çılgınlığına bu serbestinin alt üst ettiği özel hayatlar da eklenince ortaya karışık bir yapı çıktı. çelişkiler yumağına takılan kesim şimdilerde kabuklarından sıyrılıp kapitalizme tam eklemlenmenin sancılarını yaşıyor. en kötüsü de ne idüğü belirsiz ruh hali hastalıklı ve tedavisi oldukça güç görünüyor. demokrasiyi sadece tüketim çılgınlığı, özelde dilediğin her şeyi yapabilme lüksü olarak görmek demek olacak bu haleti ruhiye yakında kendisini denizlere atabilir; yalan dünya da bize kalır:))
süleymancılar devlet okularında okuyan çocuklara barınma imkanı sağlayıp buna mukabil kuran öğretmeye çalışırlar.fettullahçıların ise kuran öğretmek gibi bir dertleri yoktur, onlar doğrudan doğruya okullara göz dikmişlerdir.ne hikmetse ikisine de dini cemaat adı verilir.
fetullahcilar gazete ve dergilerine uye olman kurban zekat fitre paralarini onlara vermen icin yilin belirli gunleri seni ziyaret ederler havalidirlar parayi severler zeki insanlari secerler. risaeli nur kulliyatlari kutsal kitablaridir
sulumanci kadinlarini ortunus tarzlarindan kolayca ayirt edersiniz igne kullanmadan baglarlar ipek basortulerini, basortulerinin altindan gerdanlari rahatca gozukebilir haftada 2 kez kendi aralarinda hatim denilen toplantilari olur giyime kusama duskunlerdir yaz aylari yatsi namazi kilmazlar her kusun etini yemezler sohbetlerinde bol bol onderleri suleyman hilmi tunahani yadederler ...
bu arada süleyman efendinin yurtları türkiyenin her kasaba hatta köyünde vardır dünya çapında olmadığı kıta yoktur avrupa afrika amerika her yerde yurtlar vardır hattaki türk kolejlerinden daha çok ilim yurt ve medreseleri vardır ama bu yurtların reklama ihtiyacı olmadığı için öyle olimpiyat yapmak ayna programında tanıtmak vs. gerek yok bu insanlar mükafatını ahirette kat kat alacaklar inş. nasibi olan zaten bu yurtlara geliyor onun için çok açılmaya gerek yok çünkü ortalık düşman kaynıyor yurtların kapanması söz konusu olabilir geçmişte olduğu gibi... (ben bu yurtların ekmeğini yediğim için bunları yazma gereksinimi hissettim)
biri zamanın sahibinin hizmetidir diğeri kendi çapında bir topluluk birisi kuran-ı kerim öğretir mana verdirir alim yetiştirir diğerinde mezun olanlar adam akıllı ihlas suresi bile okuyamaz birisi talebeden yıllık 500-600 tl alır ve yemek yatak vs.hizmet 5 yıldızlı otel konforundadır diğeri her kolejinden dersanesinden milyar para alır 5 kuruş indirim yapmaz birisi gittiği yerlere kuran sünnet imam hoca götürür öyleki afrikada hocaefendiler ilk cuma namazı kıldırdıklarında oradaki türkler çok sevinmişler ve size cami yaptıralım demişler diğeri ise gittiği yerde türkçe şarkı öğretir olimpiyat yapar sonra ikiside dini cemaat oluverir!!!
genel olarak, dini cemaatlerle ilgili söyleyeceklerim. serbest piyasa ekonomisine geçiş sonrasında, son yıllarda türkiye'nin sistem içindeki önlenemez yükseltilişi neticesinde bu kesimlerde zenginleşme başladı. kapitalizmin aldıkları formasyona uymayan başdöndürücü tüketim çılgınlığına bu serbestinin alt üst ettiği özel hayatlar da eklenince ortaya karışık bir yapı çıktı. çelişkiler yumağına takılan kesim şimdilerde kabuklarından sıyrılıp kapitalizme tam eklemlenmenin sancılarını yaşıyor. en kötüsü de ne idüğü belirsiz ruh hali hastalıklı ve tedavisi oldukça güç görünüyor. demokrasiyi sadece tüketim çılgınlığı, özelde dilediğin her şeyi yapabilme lüksü olarak görmek demek olacak bu haleti ruhiye yakında kendisini denizlere atabilir; yalan dünya da bize kalır:))
süleymancılar devlet okularında okuyan çocuklara barınma imkanı sağlayıp buna mukabil kuran öğretmeye çalışırlar.fettullahçıların ise kuran öğretmek gibi bir dertleri yoktur, onlar doğrudan doğruya okullara göz dikmişlerdir.ne hikmetse ikisine de dini cemaat adı verilir.
fetullahcilar gazete ve dergilerine uye olman kurban zekat fitre paralarini onlara vermen icin yilin belirli gunleri seni ziyaret ederler havalidirlar parayi severler zeki insanlari secerler. risaeli nur kulliyatlari kutsal kitablaridir
sulumanci kadinlarini ortunus tarzlarindan kolayca ayirt edersiniz igne kullanmadan baglarlar ipek basortulerini, basortulerinin altindan gerdanlari rahatca gozukebilir haftada 2 kez kendi aralarinda hatim denilen toplantilari olur giyime kusama duskunlerdir yaz aylari yatsi namazi kilmazlar her kusun etini yemezler sohbetlerinde bol bol onderleri suleyman hilmi tunahani yadederler ...
cezbeyi cezve zannediyorlar her iki topaklanma da monşer. farkları fiyatları bu arada.
biri kendi çapında, biri dünya çapındadır.
fethullahçılar süleymancılara nazaran daha açılımcıdırlar.