koca bir kuşağın es geçtiği, hakkı verilmemiş, kıymeti yeterince bilinmemiş yazardır. türk öykücülüğünün zirve noktalarından biridir. nasıl olur da bu kadar görmezden gelinmiştir, üzerine bu kadar az yazılıp çizilmiştir, bu kadar kuytuda kalmıştır bunca z
- moderato cantabile's blog
- entry yazmak için giriş yapın veya kayıt olun





İyi derecede İstanbul Zeybeği oynar ama hiçoğluhiçin biridir.
şiir de yazmıştır
http://www.cs.rpi.edu/~sibel/poetry/poems/feyyaz_kayacan/lorcanin_olumu.GIF
al oku
http://www.cs.rpi.edu/~sibel/poetry/poems/feyyaz_kayacan/index.html
"fena halde canım sıkılıyor. dün kitapçıdan kitap çalarken yakalandım. çaldığım kitap da birşeye benzese bari. ilk sayfalarından belliydi zaten tatsız tutsuz birşey olduğu. treni beklerken okuyacaktım. çok kötü bi romandı. allahtan polis memuru yetişti."
cemal sureya 'nın günlüklerinde sık sık bahsettiği adam.
Kişi habire bağlanamaz yapışamaz ki yaşama, şeytantersi ağacından çıkan kasnı zamklarıyla. Geleceğe temiz bir bekleyişle açılmak gerek.
İşte yani bir ayağım mezarda sayılabilir. Bir bakıma bir yaştan sonra herkesin bir ayağı mezara benzer. O belli. "Çoraplanmış bir mezar gibi" lafını edecektim. Ne ki çorap çıkarılıp atılır. Kırkayak olsaydım umursamazdım. Belli olmayan, mezarımın neredeliği. O da önemsiz ya. Öldükten sonra toprak her yerde topraktır. Birinci mevki toprak diye bir şey aramayın. Adressizliktir ölüm. Loca değil, kürsü değil, borazan değil, kantar değil. Hangi terziye diktirilecek kefenin cebi?
En önemlisi son soluğun geçmişi, toplamı ve coğrafyasıdır. Alt tarafı, ötesi, minare tozu. (tek romanı "Çocuktaki Bahçe"den)