arapça felsefe geleneğinin kritik bir aşamayı işaret etmektedir. klasik eseri: filozofların tutarsızlığı.
felsefeyi yermekle bilinir. teosofisttir.
- admin's blog
- entry yazmak için giriş yapın veya kayıt olun
arapça felsefe geleneğinin kritik bir aşamayı işaret etmektedir. klasik eseri: filozofların tutarsızlığı.
felsefeyi yermekle bilinir. teosofisttir.
Yobazdır.Düşünen herkese ve her şeye karşıdır.İbn-i sina dahil olmak üzere pek çok ilim adamı şerrinden fellik fellik kaçmak durumunda kalmıştır.Zındıklıkta suçladığı ilim adamlarından birinin Buharadan Mekkeye yaya olarak 6 sefer hacca gittiği ancak genede idam edildiği rivayet edilir.
nasıl yani? mesela?
zihniyeti cehape zihniyeti ile birebir aynı olupda tam karşı kutbu temsil edendir Gazali...Bugün kendisini rol modeli alanlar her tür gelişim ve değişime kapalı ve gelişimi savunan insanları küfürle itham edecek kadar statükocudur.
İmam Gazali iyi bir adam mıdır?
Muhtemelen evet
İmam Gazali geleceğe dair iy bir iş mi yapmıştır getirdiği ekol ile?
Kesinlikle hayır
Felsefeye Karşı Bir Yazısı
İmam-ı Gazali , felsefecilerle ilgili bu çalışmalarını El-Munkızu min ed-dalâl kitabında şöyle anlatmaktadır:
“İşte şimdi filozofların ilimlerinin hikayesini dinle: Onları birkaç sınıf, ilimlerini de birkaç kısım hâlinde gördüm. Onlara, çokluklarına ve eskileri ile yenileri arasında doğruya yakınlık ve uzaklık farkına rağmen, küfür ve ilhâd damgasını vurmak lazımdır. Filozoflar fırkalarının çokluğuna ve çeşitliliğine rağmen, Dehriyyun, Tabiiyyun ve İlahiyyun olmak üzere üç kısma ayrılırlar. Dehriyyun sınıfı eski filozoflardan bir zümredir. Yaratıcının varlığını inkâr ederler, bunlar zındıktır. Tabiiyyun; bunlar da ahiretin mevcudiyetini kabul etmediler. Cenneti Cehennemi, kıyameti ve hesabı inkâr ettiler. Bunlar da zındıktır. Üçüncü sınıf olan İlahiyyun, daha sonra gelen filozoflardır. Bunlar ilk iki sınıfı red etmişlerse de kendilerini bid’at ve küfürden kurtaramamışlardır.” Üçüncü kısımdan olan bu filozoflar, kendilerinden önce gelenlerin yanlışlarını açık seçik göstermek ve bir yaratıcının olduğunu söylemekle beraber Peygamberlere inanmadıkları için küfürde kalmışlardır. Çünkü küfürden kurtulmak için Peygamberlere ve onların bildirdiklerine inanmak da şarttır.
İmam-ı Gazali felsefecilerin görüşlerini çürütmek ve itikadlarına, felsefe karıştıran fırkalara cevap vermek için yaptığı bu çalışmasını kendisinin de bir filozof olduğu şeklinde yoruyanlar olmuştur. Buna karşı çıkanlar ise, diğerlerini felsefe ile tefekkür arasındaki mühim farkı bilmemekle suçlamaktadırlar. Gazali'nin şiddetle karşı durduğu muhalif düsturlar, aklı temel almışlardır. Onlara göre, Allah'ın kullarına bahşettiği en büyük nimet akıldır ve bu nimetten yararlanmayan bir kul en büyük günahkardır. Akıl yürütmek faaliyeti ise felsefeyi beraberinde getirir. Mütefekkirler ise aklı kullanmakla beraber, akıldan önce Peygamberleri ve onların bildirdiği imanı almışlardır.
İmam-ı Gazali, bu çalışmalarından sonra, yerine kardeşi Ahmed Gazali’yi vekil bırakarak Nizamiye Üniversitesindeki görevine ara verdi ve Bağdat’tan ayrıldı. Çeşitli ilmi çalışmalar ve seyahatler yaptı. Şam’da kaldığı iki yıl içinde en kıymetli eseri İhyâu-Ulumiddin’i yazdı. Daha sonra Kudüs’e gitti. Burada Bâtıni denilen fırkaya karşı Mufassıl’ul-Hilâf, Cevâb-ul-Mesâil ve Allahü teâlânın Esmâ-i Hüsnâ denilen isimlerini anlatan El- Maksad ül-Esmâ adlı eserini yazdı. Kudüs’te bir müddet kaldıktan sonra hacca gitti. Haccını müteakiben Bağdat’a döndü. Nizamiye Üniversitesinde, Şam’da yazdığı İhyâ’sını kalabalık bir talebe kitlesine ders olarak okuttu. Bu seferki tedris hayatı uzun sürmedi. Doğduğu yer olan Tus’a gitti. Burada yine Bâtınilere karşı Ed-Dercülmerkum kitabı ile El-Kıstâs-ul-Müstakim, Faysal-ut-Tefrika, Kimyâ-ı Seâdet, Nasihât ül-Müluk ve Et- Tibr-ul-Mesbuk adlı kıymetli eserlerini yazdı. On sene kadar süren bu hizmetlerinden sonra Selçuklu veziri Fahr-ül-Mülk’ün ricası üzerine bir müddet daha Nizamiye Üniversitesinde ders verdi. Tasavvufu anlatan Mişkât-ül-Envâr adlı eserini de bu sırada yazdı..
geçen hafta ekonomi okuyan somali'li bir öğrenci, uzun süre gazzali'nin kitaplarını okuduktan sonra şuurunu yitirdi. iki gün boyunca, üniversite yakınlarında olan ormanda şuuru yitmiş bir şekilde kaybolan zat, daha sonra bulunarak hastaneye kaldırıldı. sanırım hâlâ hastanede gözetim altında tutuluyor.
ajans superman
fıkıhın bal çanağına parmak bandıran ve şüphenin ağzına biber süren biridir.
(bkz. imam gazali)
İhya-ı ulumudin'in ve Kalplerin keşfinin yazarıdır...Zekidir çeviktir, çalışkandır ancak İslam düşüncesi onla beraber büyük bir durağanlığa girmiş ve sonra çökmüştür. Kendisine vebal olarak ictihat kapılarını sonuna kadar kapatması yeterde artar bile...
felsefe dinne benzer felsefenin fukaralıgı burada dır sebeb sonuç neden başlangıç son icat etmektir felsefe birde geneleştirme ha unutum birde açık bırakmaktır o acıgı bulup eruka eruka deyipbagırması için açık bırakmaktır işte felsefe kızın bakalım biraz bana
islamı ihya etmek için kitap yazmış birinin uğramaması gereken bir akıbete uğramıştır. İslam filozofu dediğimiz filozoflar çoğunlukla ondan sonra ortaya çıkmıştır oysa. dolayısıyla islam felsefesinin kurucu ismi, eleştirel bakış açısını tesis eden kişidir.