medyamızda kendini gazeteci diye gösterenleri görünce yeni bir tanım yapmanın farz olduğunu düşündüğüm meslek şeysi.
- rewi's blog
- entry yazmak için giriş yapın veya kayıt olun
medyamızda kendini gazeteci diye gösterenleri görünce yeni bir tanım yapmanın farz olduğunu düşündüğüm meslek şeysi.
timur soykan)
demet bilge)
adnan keskin)
yüzaklarıdır bu şahıslar
dört yılını haber peşinde koşarak, gazete ve televizyonlarda dönen her türlü oyunu görerek ve kusarak geçiren biri olarak diyorum ki: bu ülkenin en iyi gazetecesi Yalçın çakır'dır. hahaa!
mumla arıyoruz.
Bihaber ulak.
mutfağından gelenler:
(bkz. tamer korkmaz)
(bkz. aydogan vatandas)
(bkz. ali bayramoglu)
4. güç olan medyanın aptal askeri
medyamızda kendini gazeteci diye gösterenleri görünce yeni bir tanım yapmanın farz olduğunu düşündüğüm meslek şeysi.
evet, bu iş de bana kaldı!
türkiye'de gazeteci ikiye ayrılır:
1- haberi yazan gazeteci
2- haberi yazmayan gazeteci
şunca uykusuz gecenin sabahında ve dahi şunda yıllık talimden sonra edindiğim bilgiler ışığında şunu söyleyebilirim ki gazeteci demek; gördüğü, bildiği haberi yazarak okuyucuya satıp geçimini sağlayan kimse demektir.
bazen gündemdeki meselelerle ilgili yorumlarda bulunarak, tahliller yaparak vatandaşı uyarmaya çalışır, uyandırmaya çalışır. sistemin daha iyi çalışması için bir nevi deneticilik görevi yapar. vatandaş da gazetecinin bu çabasını görerek onun söylediği şeylere para öder. böylece vatandaş, kendine ve çocuğuna daha iyi bir gelecek satın alır ya da birilerinin planladığı geleceğin içine etmemesi için tedbirler alır, gazeteci de ekmek parasını kazanır. bu bir alışveriştir. iyi bir alışveriştir.
ama türkiye'de işler böyle yürümüyor.
türkiye'de gazeteci, daha çok vatandaşa hiçbir şey söylememekle para kazanıyor.
söylenmesi gereken en hayati şeyleri bile söylemiyor, saklıyor. işin korkunç yanı ise böyle bir gazetecinin açlıktan sürünmesi gerektiği yerde daha çok para kazanmasıdır.
ne diyeyim haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır