şimdi görüntülenenler

gel de anla



bu adamlara soracak olsan hepsi kürt milliyetçisidir. öyle ki kendi tarihlerini sular seller gibi bilirler, hatta kendi edebiyatları vardır ve kendi müziklerini yaymak için uğraşırlar... buna seni beni inandırabilmek için çoğu kez gövde gösterileri yaparl

35 entry -

sivilhayva kullanıcısının resmi
 #

inceldiği yerden kopsun artık. vazgeçtim...

 
freeit kullanıcısının resmi
 #

helal iyi döşemiş vallah. deniz abimiz gibi bir cümle kullanmış. bu ülke hepimizin. ya anlarsınız bu lafı yada gidersiniz. ben anlatim , düz okunuşunu: [:ya sev ya terket]

 
Efruhten kullanıcısının resmi
 #

Deniz Baykal, Deniz Baykal olalı ilk kez adam gibi bir cümle kurdu...

Bu ülke hepimizindir. Her hangi bir etnik kökenin bu ülkeye sahip çıkma ve bana aittir deme hakkı yoktur. Bu ülkenin hepimize ait olduğuna ya kanaat getirirsiniz yada gidersiniz. Konu bu kadar açıktır...

 
freeit kullanıcısının resmi
 #

sevindim semrayı kaldırmışlar oturduğu uerden. her yazının altına illa koyulmak zorunda mıydı zavallı kızcağız.( bi bu kazcağızın adi: [:semra dursun ]dur) şükür... saol [:efruhten]. sen yazılarının altına semrayı koyma, ben kendimden caymasam itliğimden olim...

 
Mr. Grey kullanıcısının resmi
 #

ne diyim semra "[:BEN DE SENİ SEVİYORUM]"...

 
Efruhten kullanıcısının resmi
 #

Ne kadar güzel anlatan yazılarınız ve yorumlarınız var... Ama dayanağınız, deliliniz yok... Delilsiz söz mesnetsiz idaadan başka birşey olamaz... Anlattıklarının yalan olduğunu sende biliyorsun... Tek bir delil dahi gösteremeyeceğin ucuz kahramanlık romanlarından aldığın cümleleri çok güzel arka arkaya dizmişsin....

AFERİN İYİ ROMAN YAZARSIN SEN!!!

Buyrun dünya basını elinizin altında. Bırakın Türk basınını dünya basınından bile olsa delil gösterebilir misin?

HAYIR

HAYIR

HAYIR

NEDEN PEKİ.....

ÇÜNKÜ ATMASYON.....

Bizim meslekte bir tabir vardır. ASPARAGAZ canım bunlar....

 
grey kullanıcısının resmi
 #

[:Ergun Babahan]
Zirve yoluna bomba
Başbakan Erdoğan'ın ardından Cumhurbaşkanı Gül, Washington'da Başkan Bush'la görüşecek.
Görüşmenin resmi gündemi Türkiye'nin komşuları.
Ancak görüşmenin asıl gündemini, Türkiye'nin en önemli sorunu terör ve PKK'nın tamamıyla tasfiyesi için neler yapılacağı oluşturacak. Başbakan Erdoğan, Bush'la yaptığı görüşmede "anında istihbarat" ve Kuzey Irak'taki terör üslerinin vurulması konusunda anlaşmayla dönmüştü.
Türkiye bu zirvenin ardından Irak'a yönelik hava operasyonları düzenledi, nokta baskınları yaptı ve terör örgütüne ciddi darbe indirdi.
Diyarbakır'da patlayan bomba, terör örgütünün yandaşlarına vermeye çalıştığı "Ben hala ayaktayım" mesajı olabilir.
Ama sadece o da olmayabilir.
Çünkü Washington'da sadece askeri yöntemlerin değil, terör örgütü üyesi gençlerin dağdan indirilmesi, lider kadrosunun şu veya bu şekilde tasfiyesi yolları üzerinde durulduğu da biliniyor.
Bu nedenle Başbakan Erdoğan operasyonların ardından "eve dönüş" yasası ile ilgili açıklamalarda bulundu, dağdaki gençleri annelerinin yanına döndürmekten söz etti.
Şimdi Başkan Bush'un, Cumhurbaşkanı Gül'e "Şimdi sırada ne var?" diye sorması sürpriz sayılmamalı.
Çünkü sonsuza dek bombardıman düzenleyerek terörün kökünü kurutamayız.
"Eve dönüş" yasası dahil birçok düzenlemeye ihtiyaç duyulduğu ortada.
Tam Washington'da bu opsiyonlar tartışılıp masa üstüne yatırılacakken, hükümetin en şahinleri bile Ceza Yasası'nda bu konuda düzenlemeler yapılmasından söz ederken Diyarbakır'da böyle bir bombanın patlaması manidar.
Terör sorununa barışçıl bir çözüm istemeyen, elindeki gücü kaybetmekten korkan kesimlerin bombası bu.
O nedenle masum insanları öldürmekten kaçınmıyorlar.
Ama göremedikleri bir şey var, bu ülke teröre teslim olmayacak.

Grey notu; elindeki gücü kaybetmekten korkan kesimleri yalnızca dağlarda aramak apayrı bir saftrikliktir...

 
Mr. Grey kullanıcısının resmi
 #

[:Perihan Mağden]
Kanı kanla yıkamak
5 ÖLÜ 80 YARALI diyor cuma günkü gazeteler.
Perşembe gecesi ana haberlerde önce yedi'ye kadar çıkarttılar ölü sayısını. Sonra güç bela dört'ten beş'e. İkisi çocuk beş ölü- öyle mi ha?
80 yaralı varsa, söz konusuysa, ölü sayısının en az 10'u bulacağını (rahatça) söyleyebiliriz. Rakamlarla 'oynayarak' zevahiri kurtarma girişimlerini, iç bulandırıcı bulduğumu da.
Çok işlek bir yerde, çok kalabalık bir vakitte, tahribat gücü çok yüksek bir bomba patlatıldı: Çoluk çocuk bir dolu insanımızı kaybettik.
Bu sayılarla 'oynanma' işinden midem bulanıyor. Dağlarda öldürülen çocuklarımızın sayısı, muhtemelen şişire şişire verilirken de öyle.
Bir Reklam Kumpanyası'nın ortasına düştük. Askeriye alıyor alıyor Amerika'dan, Avrupa'dan 'silahları'. Bastırıyo paraları (paralarımızı) en yeni, en gelişmiş 'cicileri' satın alıyor. Jetleri filan. En mahir.
Sonra da mağaradakilerin, indekilerin, dağdakilerin üstüne gece demeden/kar kış demeden nasıl da sallıyor yine çok pahalı kurşunları, bombaları, ateşleri, haltları.
Çekiyor çekiyor filme, haber bültenlerine 'servis ediyor'.
Bizler de seyredip çok etkileniyoruz. Çok rahatlıyoruz. Çok seviniyoruz. Göneniyoruz.
Öyle mi?
'Terörün' sonu hiçbir yerde böyle gelmedi. Getirilemedi.
Burda da getirilemeyecek.
Bu şişkin, bu manasız, bu mantıksız reklam kampanyasının ve dahi Reklam Kumpanyası'nın bizi esir almasına izin veriyoruz habire.
Terörün şehirlere sıçrayacağını biliyorlarmış, haberdarlarmış.
Aaa! bakın şehirlere sıçradı terör.
Bilmedikleri/öngörmedikleri hiçbir şey yok!
Bombanın 'hammaddesinin' ne olduğunu bilip, ona dair de uyarmışlarmış. Mağaralarda çok çok bulmuşlarmış!
Her bir şeyi vatan sathında, sınır ötesinde; olmuş ve olacak, sular seller gibi, jetler metler gibi biliyorlar.
Bilmedikleri bir tek BARIŞI GETİRMEK.
Bu topraklara barışı nasıl getireceklerini bilemedikleri için bir tek, on yıllardır savaş bitmiyor. Bitirilemiyor.
Kürt çocukları ölüyor. Türk çocukları ölüyor. Ölü sayısı durmuyor. Artıyor. İftihar edilecek bir şey yok: Ölü sayısıyla iftihar edemezsiniz.
Karşılıklı.
Şehirde her gece arabalar kundaklanıyor. Şehirlerde cayır cayır arabalar yakılıyor.
Terör büyük şehirlere sıçrayıp büyük sayılarda can yakacağını haber verdi.
Araba yakarak haber verdi. Çöp konteyneri patlatarak haber verdi. Terör, terörün devlet terörüyle bitirilemeyeceğinin, yalnızca azdırılacağının kara haberini, kanlı haberini çok önceden verdi.
Benim artık Sahtekâr Barış Şarkıcıları'ndan da midem bulanıyor.
Kürtler'den olsun, Türkler'den olsun bir mızmız'ın daha çıkıp, "Barış gelsin. Biz barıştan yanayız. Biz barışın gelmesinden yanayız. Biz barış isteriz. Biz hep barış isteriz" zırıltılarını aynı biteviye, aynı içi boşaltılmış, aynı kandırık, duygusuz, ruhsuz, sinirbozucu sesle tekrarla-
masına/topaçlamasına/tespihlemesine DE TAHAMMÜLÜM YOK.
BARIŞIN KOŞULU OLMAZ.
Her iki taraf için de.
Öyle göstere göstere saldırıp, en ağır saldırı görüntülerini 'servis edip' nasıl barış yanlısı olamazsan, barıştan söz edemezsen, düpedüz Savaş Taciri'ysen-
"O olsaydı da. Bu olsaydı da. Onlar öyle yapsaydı da. Bunu verseydi de. Onu alsaydı"yla da Barışçılık olmaz. Barış istemek olmaz.
Barış yanlılığı olmaz. Pazarlıkçılık olur. Savaşçılık olur. Kan Edebiyatı olur.
Terör, Yeni Yıldaki yeni mekânını işaret etti: BÜYÜK ŞEHİR.
Bu savaştan nemalananlardan, bu savaş sayesinde gücüne güç, statüsüne statü, mevkisine sarsılmazlık katanlardan umudum yok.
Demokrasi'den umudum olabilirdi. Anlaşılan bu topraklarda Hakiki Demokrasi'ye geçmenin İHTİMALİ YOK.
Bilen biliyor. Bilmeyenlerin de okuyup kafasına dank edecek değildir.
Ama yazıyorum, elimde değil:
KAN KANLA YIKANMAZ.
KAN SUYLA YIKANIR.
SUYLA. BARIŞLA. SİLAHLARIN SUSTURULMASIYLA.

 
Mr. Grey kullanıcısının resmi
 #

bir entry nasıl cevap niteliği taşımazın örneği olsaydı bu entry güzel olurdu elbet ama olumsuz örneklerde olumlu örneklerin anlaşılması için iyi örnek teşkil ederler. öğrenmede bir yöntemde değilini öğrenmektir bir şeyin değilini öğrendiğinizde onuda öğrenmiş olursunuz bilmiyorum literatürde mevcut mu böyle bir şey ama değilsede eklesinler artık...

anlamak zor tabi gelsekde zor gelmesekde görsekde zor görmesekde zira yaşamak gerek bazı şeyleri anlayabilmek için çünkü bir noktadan sonra empati bile yetersiz kalır evladını kaybeden bir ananın yanan ciğerinin acısını hissetmek için...
kan, ölüm, işkence, haksızlık ve zulüm hangi taraftan gelirse gelsin kötüdür önce bunu anlamak lazım gelir önce gelin ve hep beraber bunu anlayalım...

ahh semra ahh geliyorum kapına kadar ama gene anlayamıyorum bu kadar gezip görmene bayındırdan yada bayındırmayanından ders almana rağmen o at gözlükleri neden hala gözünde haydi semra gel beraber çıkaralım şu at gözlüklerini gözümüzden biz senin dediklerini anlayalım devletin verdiği imkanları kötüye kullanan insanlar koca bir bölgeyi ortaçağın karanlıklarında bırakmışlar dediğin gibi yarım kalmış yol çalışmaları, yakılmış okullar, ne koparsan kar zihniyetiyle alınan kredilerin cüzzi kısımlarıyla inşa edilmiş fabrika binaları, özel girişimci uzaklaşsın denerek girişilmiş çirkefler bütün bunlardır tek müsebbibi çekilen acıların dökülen kanların eğer o üç beş yüz kişi kredileri alıp kaçmasalardı eğer o yanmış okullarda öğrenciler her sabah ne mutlu türküm diyeneyi söyleseydi her şey güllük gülistanlık olacaktı değil mi semra...

semra söyle bana başbağları gördün sen dağda savaşıp ölen 16 yaşındaki çocuğuda gördün sen peki semra benim gördüklerimide gördün mü acaba semra neredeyse 100 yıldan fazladır atalarının yaşadığı çiftliğin evin evlatları gibi bakıp büyüttükleri badem, fıstık, dut gibi binlerce meyva ağaçlarının askerler tarafından cayır cayır yakıldığını ogüne kadar kimseye muhtaç olmadan yaşayan insanların büyük şehrin en izbe gettolarında tek göz odada üstüste yattıklarınıda gördün mü semra...

peki semra çiftliği yakıldığı babasının askerler tarafından köpek gibi dövüldüğüne annesinin yerlerde sürüklendiğine şahit olup 18 yaşında dağlara çıkan yavrusunun başında dua bile edeceği bir mezarı olmayan bir annenin gözyaşlarına şahit oldun mu semra...

yada şüphe üzerine göz altına alınıp 20 gün boyunca kendisinden haber alınamayan bir adamın diyarbakır caddelerinde hızla giden beyaz renkli bir renodan sağ kolu işkenceden felç olmuş bir halde atıldığınıda gördün mü semra...

peki semra yıllarca hiç gitmediği köyüne gittiği için köyünün yolunda önü kesilen ve saatlerce sorguya tutulup neden burayı görmeye geldiğine dair hesaba çekilen 14 yaşında bir çocuğu gördün mü...

görmedin değil mi semra görmek istemedin çünkü. göremeyeceksinde semra asla göremeyeceksin çünkü sen günah keçini bulmuşsun alnın ak vicdanın rahat neden vicdanını rahatsız edesin ki...

etme semra etme kendini rahatsız etme biz provakatörler olarak bunu yaparız sen merak etme, mutlu mesut yaşa bak kar yağıyor şimdi boğaz ne güzeldir manzaranın tadına var...

 
freeit kullanıcısının resmi
 #

ya [:rewi] dur kardeş! bulmuşum kızı zor bela.:) gelip taş koyma işimize. semra iyidir... şu başlığı boş koyan kızı da boş koymuş ortalıklara... biz kürdüz ya! illa bi ineklik kesilip iyilik edecem. belki hidayet bulur... nerden bilecen. hem aspirin alacak param da kalmadı... olum patlıyom ben patlıyom... sıkıntı atik... atik atik...

 

h.zaza kullanıcısının resmi
PITIRCIQ kullanıcısının resmi
Rwdewcedfwy kullanıcısının resmi
admin kullanıcısının resmi
idcoxocdeayw kullanıcısının resmi
cwac kullanıcısının resmi
AntetuitoAl kullanıcısının resmi
Mr. Grey kullanıcısının resmi
jesannah kullanıcısının resmi
DarthAlpy kullanıcısının resmi
Jeatrioxeriog kullanıcısının resmi
Mphwcdayrx kullanıcısının resmi
burhanbalaban kullanıcısının resmi
beyaz perde e-donkişot kullanıcısının resmi
worldworld kullanıcısının resmi
Türkiye Van Depremi - YASAKLANAN VİDEO      - …
Ezginin Günlüğü-Mutlu Olmak Varken      - YouTube
Nida Ates - Rodos Semahi
      - YouTube
Bir Dakika - Garip Akımı - TRT Okul      - You…