güldüğünde hafifler ağırlığı, zihinnin üstündeki baskı kalkar...
- veza's blog
- entry yazmak için giriş yapın veya kayıt olun
güldüğünde hafifler ağırlığı, zihinnin üstündeki baskı kalkar...
|
|
|
Türkiye günlerdir süren Dersim tartışmalarına kilitlendi. Başbakan Erdoğan, arşivlerden belgeler çıkardı, özür diledi. CHP ise özrü kabul etmeyip gizli arşivlerin açılmasını istedi. İki lider arasındaki atışmalara bugün MHP ve BDP'de eklenince Dersim tartışması herkesi şaşırtacak boyutlara ulaştı. Şaşıranların başında ise Dersim tartışmasının fitilini ateşleyen CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün vardı. "Atatürk Dersim'de katliam yaptı" sözüyle gündeme bomba gibi düşen Aygün, bugünkü grup toplantısında partisinin genel başkanı Kılıçdaroğlu'nu pür dikkat dinledi. Konu kuşkusuz yine Dersim'di... Kılıçdaroğlu'nun hararetli konuşmasını partililer alkışlar arasında izlerken, Aygün'ün eli çenesinde düşünceli hali de objektiflerden kaçmadı. Kim bilir, belki genel başkanının söylediklerini düşünüyordu belki de sözlerinin geldiği boyutları. |
|
~ |
|
Tavrim bir seyi bulup cosmaktir Sonbahar geldi hüzün Kis geldi kara hüzün Ey en akilli kisisi dünyanin bazen yaz ortasinda gündüzün sevgim aciyor Kimi sevsem Kim beni sevse |
|
~ |
"Gülme basili bulunup çıkarılması güç bir mikroptur; ama bir kez mikroskobun altına kondu mu, maya gibi evrensel birşey olduğu, şarap ya da sirke yapmakta ya da ekmek hamuru kabartmakta kullanılabileceği görülecektir" (mizah yaratma eylemi)
bak anne kral çıplak dediğinde çocuk, herkes gülmüş müydü?
hahhha
Kahkaha devrimci bir şey içerir. Kilisede sarayda, geçit töreninde, bölüm başkanının, polis memurunun, Alman idaresinin karşısında hiç kimse gülemez. Serfler, toprak sahibinin huzurunda gülümseme hakkından yoksundurlar. Ancak eşitler, gülebilirler. Aşağıdakilere üstlerinin karşısında gülme izni verilseydi ve kahkahalarını bastıramasalardı, bu saygıya veda anlamına gelirdi. (Aleksandr Herzen)
bazı cümleler vardır altını tam olarak dolduramazsın ama sezgisel olarak bilirsin doğruluğunu, hayat birazda böle cümlelerin tamamlanmasıdır, bu cümle de öle tamamlanmamış, duvar yazılarının gülümsetmesi gibi, mizahın gücü gibi belki