biraz tıbbî yardımla, huzurlarınızda, hüznü tam ortasından cart diye ikiye ayırıyorum; birincisi kronik hüzün, ikincisi akut hüzün.
kronik hüzün doğuştan gelir anacım. daha anne karnında fasülyeyken yapışır üstüne. ömrün boyunca da 'tıynet' adlı bir kelimenin alt dalı olarak yer alır ruh dünyanda. akut hüzün ise, konjonktürel mevzular sonucu vuku bulur, sonra geçer. misalen sohbaharın gelmesi, misalen sevilen birinin kaybı vs. gibi. bunların ikisi de pistir ama kronik hüzün kanser gibi bişeydir. tedavisi yoktur, tekrarlar, dahası metastazı halinde ölüme götürür.
söyleşir
evvelce biz bu tenhalarda
ziyade gülüşürdük
pır pır yaldızlanırdı kanatları kahkaha kuşlarının
ne meseller söylenirdi mercan koz nargileler
zamanlar değişti
ayrılık girdi araya
hicrana düştük bugün
ah nerde gençliğimiz
sahilde savruluşları başıboş dalgaların
yeri göğü çınlatan tumturaklı gazeller
elde var hüzün
o şehrayin fakat çıkar mı akıldan
çarkıfeleklerin renk renk geceye dağılması
sırılsıklam aşık incesaz
kadehlerin mehtaba kaldırılması
adeta düğün
hayat zamanda iz bırakmaz
bir boşluğa düşersin bir boşluktan
birikip yeniden sıçramak için
elde var hüzün
arkadaşları zakkumlarla örmüşlerdir şu şiiri:
aldırma 128! intiharın parasız yatılı küçük zabit okullarında
her çocuğun kalbinde kendinden daha büyük bir çocuk vardır
biraz tıbbî yardımla, huzurlarınızda, hüznü tam ortasından cart diye ikiye ayırıyorum; birincisi kronik hüzün, ikincisi akut hüzün.
kronik hüzün doğuştan gelir anacım. daha anne karnında fasülyeyken yapışır üstüne. ömrün boyunca da 'tıynet' adlı bir kelimenin alt dalı olarak yer alır ruh dünyanda. akut hüzün ise, konjonktürel mevzular sonucu vuku bulur, sonra geçer. misalen sohbaharın gelmesi, misalen sevilen birinin kaybı vs. gibi. bunların ikisi de pistir ama kronik hüzün kanser gibi bişeydir. tedavisi yoktur, tekrarlar, dahası metastazı halinde ölüme götürür.
'mecnunum leylamı gördüm,bir kerecik baktı geçti'
edip cansever
doğu
kalb
..........
göğsümüzün solmayan çiçekleri
cephanelik kalbimizdeki.
cemal safi'nin bir şiiri var. ben çok severim oraaki dizeleri.
Yakışmıyor cepheyi terk edişin,
Mert dayanır, namert kaçar sevdiğim.
Fazla sürmez hatanı fark edişin,
Hüzün eken, hüsran biçer sevdiğim.
Adet ettin aşk dersini asmayı,
Hüner saydın sırra kadem basmayı,
Yetti artık çok denedim susmayı,
İsyan eden bayrak açar sevdiğim.
Nice avcı bende silah sınadı,
Geri tepti,sineleri kanadı,
Kırılsa da yüreğimin kanadı,
Yine açar, yine uçar sevdiğim.
Bir resmimiz bile yoksa başbaşa,
Revamıdır ben yanayım,sen yaşa,
Aşk sunacak sakimi yok sarhoşa,
Yine bulur, yine içer sevdiğim.
Aynaların farkı kalmaz düşmanla,
Tanışırsın doğduğuna pişmanla,
[[Hüzün adres değiştirir zamanla,
Benden geçer,sana göçer sevdiğim]].
Üzerime yar sevdiğin sahi mi?
Kalp çalmakta senin gibi dahi mi?
Ağlama der dosta aşık Daimi,
Bu da gelir,bu da geçer sevdiğim
(bkz. tristesse)
"bütün sırlarımı
görünmez bir mürekkeple
boynumdaki hamaylıya yazdım"
evimin yanına konuverdi
yapıştı bugün bana çıkmıyor..söyleyin hüzün kovan kuşu gelsin..
ELDE VAR HÜZÜN
söyleşir
evvelce biz bu tenhalarda
ziyade gülüşürdük
pır pır yaldızlanırdı kanatları kahkaha kuşlarının
ne meseller söylenirdi mercan koz nargileler
zamanlar değişti
ayrılık girdi araya
hicrana düştük bugün
ah nerde gençliğimiz
sahilde savruluşları başıboş dalgaların
yeri göğü çınlatan tumturaklı gazeller
elde var hüzün
o şehrayin fakat çıkar mı akıldan
çarkıfeleklerin renk renk geceye dağılması
sırılsıklam aşık incesaz
kadehlerin mehtaba kaldırılması
adeta düğün
hayat zamanda iz bırakmaz
bir boşluğa düşersin bir boşluktan
birikip yeniden sıçramak için
elde var hüzün
attila ilhan