başbakanla medya arasında it dalaşı olmaz. başbakan medyaya yemini vermez suyunu vermez olur biter. önce diziler iki haftada bir çıkmaya başlar, sonra da pat diye FİNAL yazıverir ekranda. sonra bir iki sene geçer, kanal el değiştirir. başbakan kürsüye çıkıp şöyle der: "değerli basın mensupları, basın özgürlüğü, demokrasi" falan filan. itle sahibi dalaşmaz.
alem kara göt olmuş daha hala itlikten bahsediyorsunuz.
itin götü kara olmaz.
dönün lan önünüze hepiniz birden götünüze bakıyosunuz ne ayıp!
itin götünü yeyin.
başbakanla medya arasında it dalaşı olmaz. başbakan medyaya yemini vermez suyunu vermez olur biter. önce diziler iki haftada bir çıkmaya başlar, sonra da pat diye FİNAL yazıverir ekranda. sonra bir iki sene geçer, kanal el değiştirir. başbakan kürsüye çıkıp şöyle der: "değerli basın mensupları, basın özgürlüğü, demokrasi" falan filan. itle sahibi dalaşmaz.
alem kara göt olmuş daha hala itlikten bahsediyorsunuz.
itin götü kara olmaz.
dönün lan önünüze hepiniz birden götünüze bakıyosunuz ne ayıp!
itin götünü yeyin.
(bkz. mecmua faşistleri)
dergiciler arasındaki kapışma da buna örnek olabilir. dünden beri fark ettiğim hal.
(bkz. akp aydın doğan medya grubu savaşı)
aydın doğan ve sayın başbakan arasında olagelen şey. ikiside şahane pilot ha!
(bkz. suç oluşturmasın diye entryi gerçek anlamına bağlamak)
(bkz. tırsak korsan)