1- japon restoranındasınız, yanınızdaki japon su içinde yüzen spagettiyi iki çubukla yemeğe çalışırken mekanı inletici höpürdetme sesleri çıkarabilir: normaldir sakın o tarafa dönüp la havle çekmeyin.
2- bir japona ingilizce yol sorarsanız iki ihtimal var: a)iyi ingilizce biliyordur, işini gücünü bırakıp size yardımcı olmak için seferber olur. b) ingilizcesi eminönü esnafı ayarındadır "no ingliş, ingliş" der mahcup bir eda ile kaçıverir (el kol hareketi ile tarzanca yardımlaşma kültürleri gelişmemiş).
3- Karınca kadar çalışkan ve disiplinli ve bir o kadar algılama seviyeleri düşüktür.
4- Tevazu anlayışları enteresandır; fizik profesörüne fizik geyiği yapın "ben profesörüyüm ulan kime anlatıyon" demez hayatında ilk defa duyuyormuşcasına ilgiyle seni dinler.
5- Tokyo'da metroların önünde uzun kuyruklar olur. Gelen ilk trene durakta bekleyen herkes binemeyebilir. Bu durumda kapıların yanaşacağı yerler yerde işaretlidir, insanlar kapının açılacağı yerin iki kanadında sıraya girerler, trenden inenler aralarından rahatça çıktıktan sonra disiplinli bir şekilde vagonlara dolarlar ve tren dolunca "dur ben de bineyim" demez bir sonrakini efendi efendi beklerler.
6- Metroda otobüste ansiklopedi ebadında çizgi roman okuyan adamlar görürseniz kınamayın, akşam haberlerinden sonra anime (bilidiğin çizgi film) gösterilen bir ülkedesin.
7- Ananesine bağlı japon tipini en azından Tokyo'da zor görürsün ama Harajuku diye marjinal bir semtleri vardır ki, İstiklal yanında muhafazakarlıkta Çarşamba gibi kalır.
(ben dejavu oldum sanki bi daha anlatmıştım bunları)
sessiz harf sorunu bende problem olmuyor da sonu sessizle biten aile milletinde sona bir sesli getiriliyor otomatikman. çok komik!
bazen kahkahayla gülüyorum, birlikte gülüyoruz dabi:)
"bi sitil yoğurt olsa, ayran yapar ve götlerinden içerim" diyebileceğim kadar temiz ırk. bir roman anımsadım şimdi. beyazlar çok kokuyor diyordu. bozuk süt gibi kokuyor.
çok çekik bir durum.
(bkz. tanka) imiş efendim şiirin adı.
haiku çalışıcaz bugün. öğrenmeye can atıyorum. bir de haiku'nun uzunu varmış. ona da bişey demişti, az sonra öğrenirim.
japon aynen altta anlatıldığı gibidir:
1- japon restoranındasınız, yanınızdaki japon su içinde yüzen spagettiyi iki çubukla yemeğe çalışırken mekanı inletici höpürdetme sesleri çıkarabilir: normaldir sakın o tarafa dönüp la havle çekmeyin.
2- bir japona ingilizce yol sorarsanız iki ihtimal var: a)iyi ingilizce biliyordur, işini gücünü bırakıp size yardımcı olmak için seferber olur. b) ingilizcesi eminönü esnafı ayarındadır "no ingliş, ingliş" der mahcup bir eda ile kaçıverir (el kol hareketi ile tarzanca yardımlaşma kültürleri gelişmemiş).
3- Karınca kadar çalışkan ve disiplinli ve bir o kadar algılama seviyeleri düşüktür.
4- Tevazu anlayışları enteresandır; fizik profesörüne fizik geyiği yapın "ben profesörüyüm ulan kime anlatıyon" demez hayatında ilk defa duyuyormuşcasına ilgiyle seni dinler.
5- Tokyo'da metroların önünde uzun kuyruklar olur. Gelen ilk trene durakta bekleyen herkes binemeyebilir. Bu durumda kapıların yanaşacağı yerler yerde işaretlidir, insanlar kapının açılacağı yerin iki kanadında sıraya girerler, trenden inenler aralarından rahatça çıktıktan sonra disiplinli bir şekilde vagonlara dolarlar ve tren dolunca "dur ben de bineyim" demez bir sonrakini efendi efendi beklerler.
6- Metroda otobüste ansiklopedi ebadında çizgi roman okuyan adamlar görürseniz kınamayın, akşam haberlerinden sonra anime (bilidiğin çizgi film) gösterilen bir ülkedesin.
7- Ananesine bağlı japon tipini en azından Tokyo'da zor görürsün ama Harajuku diye marjinal bir semtleri vardır ki, İstiklal yanında muhafazakarlıkta Çarşamba gibi kalır.
(ben dejavu oldum sanki bi daha anlatmıştım bunları)
sessiz harf sorunu bende problem olmuyor da sonu sessizle biten aile milletinde sona bir sesli getiriliyor otomatikman. çok komik!
bazen kahkahayla gülüyorum, birlikte gülüyoruz dabi:)
bir japon size ananıha zikertirinnıha diyorsa bilin ki japonca'da sessiz harf sorunu vardır, vurgulama ondan. bir n ile nereye kadar değil mi monşer.
nasıl da koşuyor? 40 km. maratoncu hatun:)
ben en çok 10 km. ye çıkabilirim.
"bi sitil yoğurt olsa, ayran yapar ve götlerinden içerim" diyebileceğim kadar temiz ırk. bir roman anımsadım şimdi. beyazlar çok kokuyor diyordu. bozuk süt gibi kokuyor.
çok çok nazik, düşünceli, kanaatkar, saygılı, sevgi dolu, modern düşünceli, eğitimli, zevk sahibi, özel insanlar.