büyükannesine kurabiye götürmek için yola çıkan, kurt tarafından türlü [:katakulli] ile kandırılan masal kahramanı. farklı okumalar gerçekleşmiştir bu masalla ilgili. [:marksist] okuma, [:feminist] okuma vs gibi. tüm okumalar aynı ölçüde olası tabi. mesel
- admin's blog
- entry yazmak için giriş yapın veya kayıt olun






çoğu üniversite içeri almaz bunu.
birine gitse başı kapalı, ötekine gitse gomünis.
zavallı.cık.
bahtsız,zavallı bir kadının gerzek torunu. zira olaya bir de babaanne tarafından bakmak lazımdır. kadının bir kurt tarafından yutulduğu(yendiği demiyorum çünkü o zaman kurdun karnından çıkamazdı)yetmezmiş gibi, söz konusu kurtla kendisini karıştıran ve de onunla zeka üstü bir diyaloğa giren kızceğiz. aptaldır kendisi...
sürekli başına bir şeyler geldiği için başı kırmızıya boyanan kız..
bir kulak burun boğazcıya, bir de göz doktoruna gitmesini tavsiye ettim kendisine. bir araştırmanın ilginç sonuçları. 2600 yıldır varmış meğer bu aptal kız
.......................
İngiliz Durham Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, çocukların okumaktan büyük keyif aldığı masalların kökeninin, zannedildiğinden çok daha eskiye dayandığını ve anlatıldığı yerlere göre kahramanlarının değiştiğini ortaya koydu.
Radikal gazetesinde yer alan habere göre araştırma için biyologların sıklıkla kullandığı ‘taksonomik yaşam ağacı’ tekniğini (tüm türlerin ortak bir atadan nasıl geldiğini gösteren teknik) benimseyen antropologlar, pek çok halk hikâyesinin köklerini keşfederek, farklı ülkelerin kültürlerinde anlatılan versiyonların arasındaki ilişkinin izini sürdü.
35 versiyonu var
Durham Üniversitesi’nden kültürel antropolog Dr. Jamie Tehrani, Fransız yazar Charles Perrault tarafından 17. yüzyılda kaleme alınan ‘Kırmızı Başlıklı Kız’ masalının dünya çapında 35 farklı versiyonu olduğunu belirtti. Buna göre Çin’de kırmızı başlıklı kız, kötü kurt tarafından değil, kötü kaplan tarafından kandırılıyor.
İran’da ise küçük kız çocuklarının gezintiye çıkması garip karşılandığından, hikâyenin kahramanı bir erkek çocuğuna dönüşüyor.
2 bin 600 yıl önce...
Hikâyenin tüm çeşitlemelerinin, 2 bin 600 yıl öncesine kadar uzanan ortak bir ataya dayandığını belirten Dr. Tehrani, halk hikâyelerini biyolojik organizmalara benzeterek “Bu öykülerin pek çoğu yakın zamana dek kâğıda dökülmediğinden, nesiller boyunca ya yanlış anımsanıyor ya da bazı ögeler baştan kuruluyor. Bu da bize insan psikolojisi ve neleri hatırlanmaya değer bulduğumuz hakkında ipuçları veriyor” diye konuştu.
ankara devlet tiyatro'sunda oynanan bir oyun.
masal kitabını ilk okuduğumda, kitap kapağındaki resme bakarken, kurdun büyükanne kılığındaki haline kızın nasıl inandığını bir türlü anlayamamış + büyükannenin parçalanmadan kurdun içine nasıl girmiş olduğunu+ avcının kurdu vurduğu zamana kadar büyükannenin nasıl olup da o kadar süre(aptal kızın senin burnun, kulakların, ağzın.. diye devam eden uzun sorgu sual zamanları)nefessiz kaldığını içimden sorgulamış, üstelik de bunu zavallı anneme defalarca sormuştum. masalın masallığı kalmamıştı tabii sonunda:)
radyo tatlıses'te
sonra best fm de,
radyo time da ve en son yine tatlıses'te severek dinlediğim dj..
zamanda bir roportajı da yayınlanmış daha yakından tanıma fırsatı bulmuştum böylece.
bu masala bide kurdun penceresinden bakmalı tabiyki.
mesela birisi size kulakların ne kadar büyük?, ağzın nasıda kooooskocamanmış bööle? burnunda ne kadar büyükmüş? filan gibi hakaretler etsin bakiim sizde onu hammm diye yutarmısınız yutmazmısınız bi görün içinizdeki canavarı.
hem kurt ilk başlarda yinede centilmence davranıp kırmızı başlıklı kıza gayet kibar cevap vermiştir. mesela "senin kulakların neden bu kadar büyük?" dediinde kurt "seni daha iyi duymak için" filan demişti bunuda unutmayıp kurda artı puan verelim yani.
kırmızı başlıklı kız bööle salak salak sorularla zaten aynaya bakmaya korkan kurdu iyice komplekse sokmuştur. eee o da bi can taşıyo yani. hep hakaret hep hakaret. kurt daha ne kadar dayanıcaktıki ?????
(bkz. [:etme bulması dünyası])
kahramanı can sıkıcıdır. can sıkıcı ve bilge yahut eğlenceli ve akıl yoksunu da olabilirdi, her iki halde de kahramanlık karizması yaratılabilirdi ama bi tek kırmızı pelerinle yalnız orman sahnesi iyi gidiyor. masal, sürrealist felsefesine de tavan yaptırmıştır. bi gepetto sofyalığı ya da bi sindrella duygusallığı..zaten aranmasın
tabii.sen tak o şapkayı gez ortalıkta,kurdu kuşu seni yesin sonra..
kızım biz sana güveniyoruz ama çevreye güvenmiyoruz. kırmızı şapkalı kızım, kızaranım o eski hikaye, avcı bile artık sana düşman:))..
ve kırmızı başlıklı kız eprimiş(çok komik dimi)şapkasını eline alıp annesine sarılır:"gerçekler ne acı dimi"der..
günaydın, masala hoşgeldin..