dostoyevski ve orhan pamuk bildiğim mühendis-mimar kökenli yazarlar. sonra eskilerden abdullah ziya kozanoglu var.
bildiğim kadarıyla edebiyatla matematiğin yoğunlaştığı bölge, aynı bölgeymiş beynimizde. dolayısıyla sayısal ve sözel ayrımı yapaymış. matematiğe yatkın bir beyin edebiyata da yatkın dolayısıyla; rakkamlar ve kelimeler aynı bölgede yoğuruluyor.ayrıca:
(bkz. l sprague de camp)
1-mesela,örneğin, for example, misal: bir mühendisin masası her zaman düzenlidir, gir ekonomistin, muhasebecinin, iktisatçının, denetim uzmanının, müfettişin odalarına; ohoooo.. masanın üstü evrakı müsbite dolu(eskiler öyle derler, amcamın kulakları çınlasın) varsa düzenli masa bil ki onun kafası karışıktır, iş çıkaramaz.
2-mühendisin her zaman orijinal fikirleri vardır. saklar samanı gelir zamanı hesabı, zamanı gelince döker eteğindeki taşları.
3-mühendis adam/kadın pratik düşünür ve uygular. ayrıntıları, ihtimalleri ışık hızıyla kafasından geçirir düşünme evrelerinde.
4-konuşmalarında mantık dışı emareye rastlayamazsınız. kısa ve öz konuşur, dedikoduya girmez.
5-hayatını ve işlerini mükemmel planlar.
genelde sayısalcı bir kafa yapısına sahip oldukları için sosyal yanları ,espiri yetenekleri pek gelişmemiştir.gelişmiş olanlarıda fazla ukaladır,çekilmez.
eskiden damat adaylarında en çok aranan mesleklerden birisiydi mühendis. mühendis olmak. sonra doktor ve iş adamları... tabi artık devir değişti. kadınlar feministleşti ve özgürlük alanları genişledi. artık rat race (sıçan yarışı) içinde kadınlar ve erkekler birbirini ezerek hayatta kalma mücadelesi veriyor. komunist ve kapitalist bir mühendis kadın arasındaki en büyük fark değil ama benzerlik: her ikisi de sevişebiliyor. sevişgen. sermayeleri eşit. kapitalin önemi hâlâ yani 21. yüzyılda da önemini koruyor.
-kızım seni ne mühendisler, doktorlar, iş adamları istedi ama ben vermedim.
-merak etme anne ben hepsine verdim.
-ah cici kız!
dostoyevski ve orhan pamuk bildiğim mühendis-mimar kökenli yazarlar. sonra eskilerden abdullah ziya kozanoglu var.
bildiğim kadarıyla edebiyatla matematiğin yoğunlaştığı bölge, aynı bölgeymiş beynimizde. dolayısıyla sayısal ve sözel ayrımı yapaymış. matematiğe yatkın bir beyin edebiyata da yatkın dolayısıyla; rakkamlar ve kelimeler aynı bölgede yoğuruluyor.ayrıca:
(bkz. l sprague de camp)
1-mesela,örneğin, for example, misal: bir mühendisin masası her zaman düzenlidir, gir ekonomistin, muhasebecinin, iktisatçının, denetim uzmanının, müfettişin odalarına; ohoooo.. masanın üstü evrakı müsbite dolu(eskiler öyle derler, amcamın kulakları çınlasın) varsa düzenli masa bil ki onun kafası karışıktır, iş çıkaramaz.
2-mühendisin her zaman orijinal fikirleri vardır. saklar samanı gelir zamanı hesabı, zamanı gelince döker eteğindeki taşları.
3-mühendis adam/kadın pratik düşünür ve uygular. ayrıntıları, ihtimalleri ışık hızıyla kafasından geçirir düşünme evrelerinde.
4-konuşmalarında mantık dışı emareye rastlayamazsınız. kısa ve öz konuşur, dedikoduya girmez.
5-hayatını ve işlerini mükemmel planlar.
umutsuz mühendis gördünüz mü?asla umutlarını yitirmezler:).mutlaka denklem çözülecektir!-hayat ne tuhaf vapurlar filan.
valla espriyi yaparız, millet düşünür:)
düşünedursunlar... biz o arada birden fazla iş kotarırız.
genelde sayısalcı bir kafa yapısına sahip oldukları için sosyal yanları ,espiri yetenekleri pek gelişmemiştir.gelişmiş olanlarıda fazla ukaladır,çekilmez.
(bkz. engineer)
herşeyi bilirler ama hayattan bi bok anlamazlar.bu yüzden mühendis değil mööhendis demek istiyorum.
eskiden damat adaylarında en çok aranan mesleklerden birisiydi mühendis. mühendis olmak. sonra doktor ve iş adamları... tabi artık devir değişti. kadınlar feministleşti ve özgürlük alanları genişledi. artık rat race (sıçan yarışı) içinde kadınlar ve erkekler birbirini ezerek hayatta kalma mücadelesi veriyor. komunist ve kapitalist bir mühendis kadın arasındaki en büyük fark değil ama benzerlik: her ikisi de sevişebiliyor. sevişgen. sermayeleri eşit. kapitalin önemi hâlâ yani 21. yüzyılda da önemini koruyor.
-kızım seni ne mühendisler, doktorlar, iş adamları istedi ama ben vermedim.
-merak etme anne ben hepsine verdim.
-ah cici kız!
turgut özben
biri teknokrasi mi dedi?