hiç anlamam bu kadın kısmısı ne anlar mumdan, akşam yemeğinden?! ruhum mu kalın anlamıyorum ki?! kripton'da avrat yerden sofrayı kaldırdıktan sonra, çayları getirir, sen o sıra da sigaranı yakıp sırtını mindere yaslayaraktan bir "oh" çekip, gözlerinden teşekkür mahiyetinde ışınlar çıkarıp gökyüzüne bir kalp şekli filan çizersin hatun hemen gidip döşekleri hazırlar içerde, boynuna atılır filan. budur yani romantizm.
yani mum ışığı filan nedir yemekte?! bunun neresi romantik? elektirikler mi kesildi? bırak adam önündeki yemeği görsün, adama ne yediriyorsun, zehirliyor musun, eşek dili yedirip büyülüyor musun, yemek yanmış mı vesaire?
p.s: 2001'deyiz, istanbul'dayız, harikayız, bizim manitayı aldım, bu zengin asortik bir semt var anadolu yakasında neresi unuttum, bir kere uğradım çünkü. böyle bir bar'a gittik hatunla, yuvarlak küçük bir masaya oturduk. içersi loş ve karanlık. dim light hadisesi var. her masa'da mumlar var. "ne oldu, elektirikler mi kesilmiş?" diye içimden düşünüyorken, herifin teki geldi bizim önümüzdeki mumu yaktı işte. kırmızı bir mum. romantizmden çok bana seksi çağrıştırıyor. kırmızı yani seksin sembolik rengi. kırmızı renk sonra vücuttaki kan akışını hızlandırır. öyle de bilimsel.
yani bu loş mekanda, bu kırmızı, pembe mum ışıkları altında anca azar, sevişir, oynaşır insan. bir kere mum oldu mu hatunun gözlerindeki parıltıyı seçemiyorsun. hatun sana karşı ne besliyor, seni arzuluyor mu, saf bir sevgiyle mi seviyor, çocuklarının annesi mi olmak istiyor, yoksa bir gecelik aşk mı bunu gözlerinden okuyamıyorsun. tamamen ofsayt bir durum.
(bkz. [:şeytan bunun neresinde])
(bkz. [:romantizm bunun neresinde])
benim mumumun ne işi var romantik bir akşam yemeği ile... otur evimde ışık olcaksan ol. yoksa ışığını yollarım.... ya sahi mumun ışığı sönünce nereye gider geyiğim...
doğru kişi ile güzel olabilir ama ya,
doğru kişiyi bulamadınız diye her bi şeyi ?pöhlemeyin canım
romantik akşam yemeği olmaz da, mesela en sevdiği yemeğin son lokmasını sevdiğine vermek de büyük romantizm değil mi
üflemesi benden.
odada senin gibi bir güneş dururken muma ne hacet...
klişeler güzeldir.
hiç anlamam bu kadın kısmısı ne anlar mumdan, akşam yemeğinden?! ruhum mu kalın anlamıyorum ki?! kripton'da avrat yerden sofrayı kaldırdıktan sonra, çayları getirir, sen o sıra da sigaranı yakıp sırtını mindere yaslayaraktan bir "oh" çekip, gözlerinden teşekkür mahiyetinde ışınlar çıkarıp gökyüzüne bir kalp şekli filan çizersin hatun hemen gidip döşekleri hazırlar içerde, boynuna atılır filan. budur yani romantizm.
yani mum ışığı filan nedir yemekte?! bunun neresi romantik? elektirikler mi kesildi? bırak adam önündeki yemeği görsün, adama ne yediriyorsun, zehirliyor musun, eşek dili yedirip büyülüyor musun, yemek yanmış mı vesaire?
p.s: 2001'deyiz, istanbul'dayız, harikayız, bizim manitayı aldım, bu zengin asortik bir semt var anadolu yakasında neresi unuttum, bir kere uğradım çünkü. böyle bir bar'a gittik hatunla, yuvarlak küçük bir masaya oturduk. içersi loş ve karanlık. dim light hadisesi var. her masa'da mumlar var. "ne oldu, elektirikler mi kesilmiş?" diye içimden düşünüyorken, herifin teki geldi bizim önümüzdeki mumu yaktı işte. kırmızı bir mum. romantizmden çok bana seksi çağrıştırıyor. kırmızı yani seksin sembolik rengi. kırmızı renk sonra vücuttaki kan akışını hızlandırır. öyle de bilimsel.
yani bu loş mekanda, bu kırmızı, pembe mum ışıkları altında anca azar, sevişir, oynaşır insan. bir kere mum oldu mu hatunun gözlerindeki parıltıyı seçemiyorsun. hatun sana karşı ne besliyor, seni arzuluyor mu, saf bir sevgiyle mi seviyor, çocuklarının annesi mi olmak istiyor, yoksa bir gecelik aşk mı bunu gözlerinden okuyamıyorsun. tamamen ofsayt bir durum.
(bkz. [:şeytan bunun neresinde])
(bkz. [:romantizm bunun neresinde])
benim mumumun ne işi var romantik bir akşam yemeği ile... otur evimde ışık olcaksan ol. yoksa ışığını yollarım.... ya sahi mumun ışığı sönünce nereye gider geyiğim...
harika bi sitüasyon.