şimdi görüntülenenler

murat serdar arslanturk



antoloji sitesinin popüler şairlerinden.biraz terkedilmişlik kokan biraz acemi aşık mısralarıyla biraz da isyankar edalarla mısralar döktüren internet edebiyatçısı.öykülerinde kadın erkek ilişkilerini birinci tekil şahısdan,yaşamış da bize anlatıyormuş gi

14 entry -

admin kullanıcısının resmi
 #

şayir

 
Mr. Grey kullanıcısının resmi
 #

(bkz. kendini pazarlamak)...

(bkz. bu da güzel)

 
admin kullanıcısının resmi
 #

ben de murat'ım serdar'ım gibi bir şiir yazayım dedim buyurun burdan yakın;
gülümse fotoğrafını çekeceğim
yok yok çekmeyeceğim şaka tabi
mesela alt alta dizeceğim mısraları
sen gam diyeceksin ben keder
keder mi dedim yok yok demeyeceğim

 
dırdır kullanıcısının resmi
 #

O kadar duygusal değil,hassas bir şair.O kadar mükemmel değil,zeki bir yazar.Kurgu yapısı ince ince iplerle öyle bir bağlı ki cümlelerinde, hani her an ne olacak diye diye okuyor insan.Kendi de kabul etmiş ve ben uzun uzun anlatacak mecale sahip değilim siz okuyun anlayın bir zahmet diyor.Hani Kafka falan derler bazen ya aslında Camus ekolüne daha bir yakın durur.Uzaktan uzağa sizi izleyip sizinle yaşamış gibi anlatır.Kah kör bir kız olur,kah memeleri büyük bir kız, bazen aldatan ve aldatılan bir kız olur ve bazen de intikam peşinde bir serseri kadar gururlu ama serseri ruhlu.Şiirleri hiç bir şeye uymaz.Kalıpsız yani.Ama öyle bir yumuşak ve öyle bir akılla örülüdür ki,su gibi yani.ESARET,GÜZEL BAYAN,BEN,UZUN vs. güzel mısralar.Ben öykülerinden OYUN'u okuduğumda şaşırıp kalanlardanım.Bunu bizden biri mi yazdı?Hem de amatör bir adam.İnternette yazıp çizen hayalet bir kalem.Sonra şiirleri özellikle bazı şiirlerindeki dönüp dönüp okuma hissi uyandıran iğneleri derken bayağı bayağı bir Murat Serdar takipçisi oldum.Hayalet yazar diyorlar.KEMİK TOZU'nu okuduğumda daha iyi anladım ki gerçekten hayalet bir yazar.Çünkü anlattığı o kadar gerçek ve trajik ki, sanarsınız adam bunları yaşamış ve geçmiş karşıma anlatıyor.Garip bir durumu var Murat Serdar'ın çünkü yazıyor yazıyor yazıyor ama nasıl,nerede,ne zaman yazıyor kimse anlamıyor.Umut,bekleyiş,özlem ve şeytanca bir zeka ile yolu açık olsun Murat Serdar'ın.Bu da facebook'taki fan klübü.Çok ilginç üyeleri var sanat dünyasından.Mesela Melisa Sözmen var,mesela Bülent Güzelkan, Noyan&Noyan, mesela Tuba Ünsal.Bir tane edebiyatçı olmaması da hem şaşırttı hem şaşırtmadı.Şaşırttı çünkü adamın işi bu.Şaşırtmadı.Çünkü ben yazar olsaydım,Murat Serdar'I çekemezdim herhalde.Çünkü hayaletken bile pek çoğunu cebinden (kaleminden) çıkarır.Yazsın da okuyalım.Plugin <em></em> Not Found

 
Pedagog kullanıcısının resmi
 #

Bakıyorum da, sonunda internet sözlüklerine kadar gelmiş Murat Serdar. İnternet edebiyatının hayalet kalemi. Öykülerinin kaybedeni ama çocukça koşup oynamaya devam edeni. Şiirlerinin zeki ve yarı deli Don Kişot'u.
Benim ilk tanışmam şu dizeleri ile olmuştu :” Dilimi bilenler sağır/ Sesimi duyanlar dilsiz / Bu dünya o kadar ki kalpsiz / Bütün mısralarım kifayetsiz...” Sonra Diyalog'daki akıcı,derin ve akılda kalıveren konuşmalarını okumamla devam etti. Mesela ; “ Ne Hint'sin ne de Mısır'lı... Ama Ramayana'yı yazdıran, yine de sensin. Çünkü aynı atar kalpleri birbirine aşık iki Türk'ün de, Hint'in de, Arap'ında...” Antoloji, Yeni Edebiyat, Online Literature derken, bir mektup yazdı karısına öyküsündeki kahramanı. Mektubuyla haşır neşir olurken, karısı terk edip gitti. Bu kadar sevdi yazmayı. Ve böyle bir öyküydü yazabileceği. Oyun'da zekayı anlatır, Kemik Tozu'nda sürprizleri,Asalet' te gururu, Gözlük' te son pişmanlığın fayda etmeyeceğini. Şiirlerinde uğraştığı ne kafiyedir ne de başka bir şey. Ses'tir bütün tasası. Oysa öykülerinde ses'i kullanamaz. Bu yüzden, öykülerini küçümser ve 'Sessiz Sedasız' koyar ilk kitabının ismini. Ne editör peşinde bir amatör ne de yayın evi peşinde bir heveskar olmadığı, yazdığı her şeyi bütünüyle ve karşılıksız olarak paylaşması ile gösterir. Mecburi teliflerini bağışlar. Kimsesiz çocuklara bağışlar. Geçen sene önümdeki makbuza bakıp, “Murat Serdar Arslantürk vekili....... ...imzasını okuyunca merak etmiş ve böylece okumaya başlamıştım. Adana Pozantı'da Kimsesiz Çocuklar Yurdu müdür yardımcısıyım. Çocuklar ve kitaplardan başka hiç bir uğraşım yok. Ve Murat Serdar; hem çocuk hem de yazar. Teşekkür ettiğim mailime gönderdiği yanıtından bir alıntı : “Ne önemi var? Benimki kendimce bir katkı. Oradaki çocukların arasında olmayıp, bahçemizde top koşturan, uçurtma uçuran bir çocuk olmuşsam, bu Siham-ı Kaza'dır. Allah bir dil vermiş, kelam ediyoruz işte. Bir de karşılık mı isteyeceğiz?” diye devam ediyor. Eminim çok iyi yerlere gelecek.

 
zeval kullanıcısının resmi
 #

Diyarbakırlıyım.1,5 sene oldu halt ettik :) evlendim ve benim adamın işi gücü diye yurtdışına yerleştik.oradan buraları takip etmenin güzel yolu bu net mereti.ikimizde çok okuruz ama yazamıyoruz.yazanlarada hayranız.seçilmişler nede olsa değil mi?bıremın (kürtçe dost demektir efendim) Murat Serdar'ın bir şiiri ile benim adamdan evlilik teklifi aldığımdan beri okuyorum kendisini.bir aydır memleketimdeyim.canım sıkıldı.baktım ahkam kesilen sitelerde Murat Serdar'dan bahseden yok.hep ağır edebiyat siteleri.(o siteleri kim dizayn eder hep merak ederim)buraya bir yazayım dedim.superman haklı,ne zaman cıkıverdi bu adam ama Hacettepe edebiyat kulübünden birileri 2006'da çevirmişlerdi Sessiz Sedasız öykü kitabını.biz Plugin <em></em> Not Foundden bulduk tesadüfen.Oyle güzel oluyorki bizden birilerini kendi dilimizden başka dillerde de okumak.parayı kim kazandı bilmiyorum ama pahalı bir üyeliği var sitenin.benimki ısrar ediyor koyma diye ama zaten herkese açık.İşte parmağıma yüzüğü taktıran şiiri.

Ben

Biliyorum ait değilsin buralara.
boşa uğraşıyorsun saklamaya.
Ben anladım;
Ne kadar çabalasan da elbiseyle,
makyajla,
küpelerin,çizmelerin,
son moda çantanla,
anladım ait değilsin buralara.

Söksem boyayı gözlerindeki,
beyaz bir gömlek giydirsem incecik,
bıraksam saçlarını usulca aşağıya,
Sen de göreceksin aynada ki asil aksini.
Yürüdüğün köy obalarının müziğini,
rengini binbir türlü dağ çiçeklerinin,
Irmakların serinliğini
ve yıldızla kaplı koca gökyüzünü
sığdırdığın sineni
saklayamazsın ki benden...

Bu parlak şehrin ışıkları,
nasıl da sönük gözlerin fer'i yanında.

Belki bir memure,
bir sekreter,
bir kâtibesin öylesine.
Uyandırıp gardolabını erkence,
çıkıyorsun sokağa,
en güzel parfümlerle efsunlayıp odanı.
Otobüste oturmaya uğraşmadan,
aklinda aksam okuduğun kitaptan,
kitabin son cümleleri
ve yaklasan mağaza taksitleri.
Annenin geçenlerde bahsettiği
delikanlı da fena değil hani...

İşine başlıyorsun bu sabah da,
simitçiyi günaydinlayarak.
Taze bir bardak çay,
susamları parmağınla alıp dudaklarına,
kahvaltı eden güzel kız;
anladım ait değilsin buralara...

Sen bile belki hiç fark etmedin;
dudağının üstündeki ufacık beni.
Küçük bir siyah nokta,
konduruvermiş Tanrı oraya.
Rujunu sürüp içten dışa,
fazlasını alırken bir yumuşak kâğıtla,
o ben hep yerinde,
hep kalır orada.

Köpük köpük yapıp her yanını banyoda,
sabunlayıp iyice suratını,
geçirip bornozu sırtına,
biraz nemlendirici yüzüne bu defa,
minik ben gülümser durur hep sana.

Kızdığında hafiften kaybolur,
üzülünce sen kederlenip gam dolar.
Ama ne vakit tebessümlensen,
en çok da o vakit görünür minik ben.

Bu yüzden izlemek lazım yüzünü,
sen uyurken...

Siyah-beyaz bir filmi izlemek,
seninle,
biraz yürüyüp akşamüzeri,
ekmek arası köfte yemek lazım.
Kızdığında dudağımdaki tütüne,
okkalı bir küfürle,
söndürüp atmak lazım denize.

Sonra sen evine gitmeli,
ben evime.

Bütün gece seni düşünüp,
iyice çekmeli tütünü içime.
Ve sen balkonda kitap okuyup,
Zeki Müren dinliyor olmalısın.

Hiç kandırma beni,
ait değilsin buralara.
Sen ve ben,
Sen ve benin.
Aklinda kitabin son cümleleri,
yaklaşan mağaza taksitlerin...

 
Mr. Grey kullanıcısının resmi
 #

ben 31 yaşıma girdim...
yüce yehova bu nasıl bir yaştır böyle üstümde taşımaya utanıyorum...

 
mng kullanıcısının resmi
 #

38 yayınevinden tekmelenip evine kapanan ve kapandığı odasında tam iki yıl her gece birilerini öldürdüğünün hayalini kuran Orhan Pamuk -bkz.Babamın Bavulu-seneler sonra Amerika'dan gördüğü İstanbul ve Kars arası hikayelerle Nobel'e uzanmadı mı?Burada kim okuyor,kim kitabı baş tacı etmiş ki hayatında ,hangi kalem sahibi kelam üstadı önünde ceket iliklenen 'yazar-şair'olsun da tanınsın?Kitap kapağından tasarruf edip kar hesabı yapılan editörcükler arasında dört dolanan binlerce şair var bu topraklarda.Adam akıllı çıkmış,internet edebiyatını kullanmış.Bir sürü yerde bişeyler yayınlamış.Fakültenin sümüklü edebiyatçılarından duyuyoruz,Kürtçe var,Farsça var Zazaca var Murat Serdar şiirlerinin şekil aldığı,sadece İng-Alm-Fr yüklenmemiş.Bir lafını okudum öğlen diyor ki zat; Yalnızlığın vefasını bulursan birgün O'nda da,vefasızlığın vaktidir yalnızlığa...'Haydi Orhan Pamuk hafif gelecek,herkes kendi filozofunu alsın,çarpıştıralım mı Murat Serdar'la?Sahiden değerlerimizi bilmek lazım,bir yaşıma daha girdim bay Arslantürk'le.

 
Mr. Grey kullanıcısının resmi
 #

öncesinde derinsel bir hımmmm sonrasında yüzeysel bir hıııı demek böyle şair olunuyor bunu bende denemeliyim...

 
superman kullanıcısının resmi
 #

admin'in ve mng'nin verdiği iki linkteki işlerin parlaklığından gözlerim kamaştı yarısına gelmeden çıkıverdim. yoksa gözlerimi alacak allah muhafaza. antolojideki şiire bir kritik denemesi yaparsak azıcık: tespih, tekke, takke ve seccade'nin arada bol bol aksesuvar olarak kullanıldığı derinlemesine kafa yapan, imge yoğunluğuna haiz müthiş parlak bir şey. şiir ötesi. meta-şiir yani. paraşiir de diyebiliriz.

bu tür değerlerimizin bir an önce keşfedilip 16 değil 160 dile çevrilmesi gerekiyor bir an önce. hemen ve çabucak. (160 dil var mıdır acaba?) çünkü kaybedecek zamanımız yok. üstelik bu değerleri de yıpratıp elimizden kaçırıveririz alimallah, abd, israil filan kapar. biliyorsunuz beyin göçü diye bir şey var.

bu nobelli orhan pamuk mudur nedir, onun kitapları 16 dile çevrilmiş midir, fazla mıdır? acaba bu arkadaşla kapıştırsak hangisi galip gelir filan düşünmeye başladım.

16 dil bilsem kendimi çevirecem ama. beni de keşfeden olmuyor. oysa ben keşfedilmeyecek adam mıyım?

 

PITIRCIQ kullanıcısının resmi
Rwdewcedfwy kullanıcısının resmi
admin kullanıcısının resmi
idcoxocdeayw kullanıcısının resmi
cwac kullanıcısının resmi
AntetuitoAl kullanıcısının resmi
Mr. Grey kullanıcısının resmi
jesannah kullanıcısının resmi
DarthAlpy kullanıcısının resmi
Jeatrioxeriog kullanıcısının resmi
Mphwcdayrx kullanıcısının resmi
burhanbalaban kullanıcısının resmi
beyaz perde e-donkişot kullanıcısının resmi
worldworld kullanıcısının resmi
sitare kullanıcısının resmi
Shahram Nazeri - Flames of Love      - YouTube