Tipik cemaat insanıdır.Zenginleştikçe kentli bir görünüm kazanan tiplerden.Tabii yiğidi öldür hakkını yeme bir Ahmet Hakan Coşkun dan daha değerli insandır.
şehir kitaplarıyla başlamıştı denebilir..(neye başladığını bilmiyoruz)yoksa çeviri mi deseydik..
epey üretkendir.. yani şule, iz, ufuk, timaş, işaret, insan, gelenek... gider böyle.. çevirmenliği var.. bir ara büyükşehir belediyesi prestij kitaplarıyle uğraşmış.. derliyor, çeviriyor ama toparlıyor denilemeyebilir.. çalışkanlığını takdir etmemek elde değil..(nerde peki?) dergi editörlüğü de vardı ama şimdilerde uğraşmıyor.. şehir kitaplarından sonra tarihe girişti.. tarih tarihçilere bırakılamayacak kadar ciddi bir iştir fehvasınca..
iyidir yine de yaptığı işler.. tartışmaya açılabilmektedir bu şekilde..(fetihde ateşli silah kullanıldı mı? misal) gerçi şu ara pek takan yok gibi.. mehmet ali kilicbay cevap yetiştirirdi ya da murat bardakci..
kitaplarındaki dipnotlar beğenilmeyebilir.. neden bu kadar çoktur gibisinden.. neyin kanıtıdır.. ama incelendiğinde gayet de güzeldir yaptığı iş..
tarihçi değildir.. çakması olmaz yani..
hurafeyle gerçeği
efsaneyle tarihi
masalla romanı
vahşetle şefkati birbirine karıştıran, neyin ne olduğunun anlaşılmaması için üstün gayret gösteren; tarihi, fikriyatına/zikriyatına kurban eden, içinde geçmiş yıllara ait isimler de bulunan kitaplar editörü.
cakma tarihci
esasen edebiyatcıdır sonradan popüler alanda tarihcilige soyunmuştur eserleri ortalama vatandasa hitap eder. tarih camiası icinde hic bir kitabıi referans olarak gosterilmez.
güvendiğin en iyi tarihçilerden biri, kitaplarında, seminerlerinde, konuşmalarında yıllarca bize yutturulmuş sözde tarihi tüm gerçekliğiyle ortaya koyan bilgili şahsiyet.
Urfalı bir anne-babanın çocuğu olarak Cizre'de doğdu (1961). İlk ve orta öğrenimini Bursa'da tamamladı. İÜ Edebiyat Fakültesi Türkoloji Bölümü'nden mezun olduktan sonra çeşitli yayınevlerinde editör olarak çalıştı. 1995-1996 arasında İzlenim dergisinin yayın yönetmenliğini yürüttü. Sosyal Bilimler Ansiklopedisi (Risale Yayınları, 4 cilt) ve Osmanlı Ansiklopedisi (Ağaç Yayıncılık, 7 cilt) adlı çalışmalarının yayın koordinatörlüklerinde bulundu. M. M. Şerif'in 4 ciltlik İslam Düşüncesi Tarihi adlı derlemesi (İnsan Yayınları, 1990-91) yayına hazırladı. Türkiye Yazarlar Birliği tarafından iki defa ödüle layık görüldü: Batı Düşüncesinde Dönüm Noktası (F.Capra'dan tercüme, 1989) ve Şehir, ey Şehir (deneme, 1997). Telif kitapları olan Gelenek (1992), Gelenek ve Modernlik Arasında (1995), Şehir Asla Unutmaz (1996) ve Bursa Şehrengazi (1998) dışında derleme ve çeviri olarak çok sayıda kitabı bulunmaktadır. Halen Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'nda Yayın Bölümü yöneticisi olarak görev yapmaktadır.
Osmanlıyı fazla abarttığını düşündüğüm; zaman gazetesine de yazan şahıs.yeni bir osmanlı hayaliyle ölüp gidecek gibi.
Tipik cemaat insanıdır.Zenginleştikçe kentli bir görünüm kazanan tiplerden.Tabii yiğidi öldür hakkını yeme bir Ahmet Hakan Coşkun dan daha değerli insandır.
Kalem efendisi, şık ve acısız...Böylesine itibar edilecekse Beşir Ayvazoğlu onun daha iyi kalite cinsidir.
şehir kitaplarıyla başlamıştı denebilir..(neye başladığını bilmiyoruz)yoksa çeviri mi deseydik..
epey üretkendir.. yani şule, iz, ufuk, timaş, işaret, insan, gelenek... gider böyle.. çevirmenliği var.. bir ara büyükşehir belediyesi prestij kitaplarıyle uğraşmış.. derliyor, çeviriyor ama toparlıyor denilemeyebilir.. çalışkanlığını takdir etmemek elde değil..(nerde peki?) dergi editörlüğü de vardı ama şimdilerde uğraşmıyor.. şehir kitaplarından sonra tarihe girişti.. tarih tarihçilere bırakılamayacak kadar ciddi bir iştir fehvasınca..
iyidir yine de yaptığı işler.. tartışmaya açılabilmektedir bu şekilde..(fetihde ateşli silah kullanıldı mı? misal) gerçi şu ara pek takan yok gibi.. mehmet ali kilicbay cevap yetiştirirdi ya da murat bardakci..
kitaplarındaki dipnotlar beğenilmeyebilir.. neden bu kadar çoktur gibisinden.. neyin kanıtıdır.. ama incelendiğinde gayet de güzeldir yaptığı iş..
tarihçi değildir.. çakması olmaz yani..
hurafeyle gerçeği
efsaneyle tarihi
masalla romanı
vahşetle şefkati birbirine karıştıran, neyin ne olduğunun anlaşılmaması için üstün gayret gösteren; tarihi, fikriyatına/zikriyatına kurban eden, içinde geçmiş yıllara ait isimler de bulunan kitaplar editörü.
cakma tarihci
esasen edebiyatcıdır sonradan popüler alanda tarihcilige soyunmuştur eserleri ortalama vatandasa hitap eder. tarih camiası icinde hic bir kitabıi referans olarak gosterilmez.
Tarihçi olmadığı halde kestiği ahkâmların haddi hesabı olmayan bilir(!)kişi..
Ben uzmanı olmadığı alanda meşhur olan bir Hülya'yı gördüm bir Gülben'i bir de Mustafa Bey'i:)
diyarbakır surlarını osmanlılar yıktı diyen gazeteci.
güvendiğin en iyi tarihçilerden biri, kitaplarında, seminerlerinde, konuşmalarında yıllarca bize yutturulmuş sözde tarihi tüm gerçekliğiyle ortaya koyan bilgili şahsiyet.
Urfalı bir anne-babanın çocuğu olarak Cizre'de doğdu (1961). İlk ve orta öğrenimini Bursa'da tamamladı. İÜ Edebiyat Fakültesi Türkoloji Bölümü'nden mezun olduktan sonra çeşitli yayınevlerinde editör olarak çalıştı. 1995-1996 arasında İzlenim dergisinin yayın yönetmenliğini yürüttü. Sosyal Bilimler Ansiklopedisi (Risale Yayınları, 4 cilt) ve Osmanlı Ansiklopedisi (Ağaç Yayıncılık, 7 cilt) adlı çalışmalarının yayın koordinatörlüklerinde bulundu. M. M. Şerif'in 4 ciltlik İslam Düşüncesi Tarihi adlı derlemesi (İnsan Yayınları, 1990-91) yayına hazırladı. Türkiye Yazarlar Birliği tarafından iki defa ödüle layık görüldü: Batı Düşüncesinde Dönüm Noktası (F.Capra'dan tercüme, 1989) ve Şehir, ey Şehir (deneme, 1997). Telif kitapları olan Gelenek (1992), Gelenek ve Modernlik Arasında (1995), Şehir Asla Unutmaz (1996) ve Bursa Şehrengazi (1998) dışında derleme ve çeviri olarak çok sayıda kitabı bulunmaktadır. Halen Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'nda Yayın Bölümü yöneticisi olarak görev yapmaktadır.