neşe yaşın:
şair-i şahane:
şair-i limbobabaki:
kayıp island:
kleopatra:
gölge
zaman siler
uzaklaşan bir gemidir anılar
fırtına deprem ve kasırga
hepsini aşar küçük k
- Pali Canon's blog
- entry yazmak için giriş yapın veya kayıt olun
neşe yaşın:
şair-i şahane:
şair-i limbobabaki:
kayıp island:
kleopatra:
gölge
zaman siler
uzaklaşan bir gemidir anılar
fırtına deprem ve kasırga
hepsini aşar küçük k
|
milliyet |
|
kardeş |
|
|
|
buraya bakın, burada, bu kara mermerin altında bir teneffüs daha yaşasaydı tabiattan tahtaya kalkacak bir çocuk gömülüdür devlet dersinde öldürülmüştür |
|
roos |
Harflerin arkeolojisi'nden;
"Bilir ruhun tarih yazıcısı
iyilerdir en kötü yaralayan"
(n.y.)
12 Şubat 1959'da Lefkoşa'da doğdu.
Türk Maarif Koleji'nden sonra ODTÜ Sosyoloji Bölümü'nü bitirdi. Lefkoşa'nın Rum kesiminde yaşıyor ve Kıbrıs Üniversitesi Türkoloji Bölümü'nde ders veriyor.
Kıbrıs'taki savaşı çocuksu, kadınsı duyarlıklarla ele aldığı ilk şiirlerini, Türkiye'deki edebiyat dergilerinde 1978'de yayımladı. Pek çok şiirinin Yunancaya çevrilmesiyle Kıbrıs'ın iki tarafında da bilinen bir şair oldu. Kuzey Kıbrıs'ta "Yılın Sanatçısı Ödülü"nü (1993), Güney'de ise "Özel Kültür Ödülü" (1978) ve "Anthias-Pierides Ödülü"nü (1998) aldı.
Şiir dışında, yayımlanmış bir de romanı var; Üzgün Kızların Gizli Tarihi (2002).
Şiir kitapları
Sümbül ile Nergis (1979)
Savaşların Gözyaşları (1980)
Kapılar (1992)
Ay Aşktan Yapılmıştır (2001)
Bellek Odaları (2005)
Kıbrıs'ın bölünmesini protesto ederek rum kesiminde yaşayan kıbrıs'lı şair yazar.yazdığı romanda geçen öykülerden hareketle Kuzey Kıbrıs'ta yayınlanan ırkçı faşist nitelikli gazetelerin saldırı hedefine oturtuldu.Sosyal linç ve tacizle karşı karşıya olan neşe yaşın'ın dayanışma çağrısı:
Değerli dostlar,
Kıbrıs’taki ırkçı faşist çevrelerden bana yapılan saldırılar son günlerde farklı bir boyut kazandı ve sosyal linç’e doğru gitmeye başladı.
Bugüne kadar bu saldırılara bir tepki göstermedim. Politik düzeydeki saldırıları dikkate alıp yanıt vermeme de gerek yoktu zaten. Bu saldırılarla hedef gösterilip tehdit edilsem dahi toplumuzdaki demokratik güçlerin desteğine güveniyordum ve benim gibi pek çok yazar arkadaşıma da yapılan bu saldırılara en önemli yanıtın yaşama biçimimiz ve yazdıklarımız olduğunu düşünüyordum. Üç-dört yıldır bu saldırıların boyutu değişti; çok açık ve kaba bir cinsel tacize dönüştü. O zaman daha da sessiz kaldım. Bütün kadınların böylesi durumlarda yaptığı gibi... Konuşmanın, karşı çıkmanın kadının mağduriyetini daha da artıracağını bilerek... Ama son sıralar iş çığırından çıkmış durumda. “Üzgün Kızların Gizli Tarihi” adlı, ilk baskısı 2002 yılında İletişim Yayınları’ndan çıkan romanımdan seçilerek alınan bölümler, tahrif edilerek sanki bir biyografi söz konusuymuş gibi bana karşı cinsel taciz unsurlarına dönüştürülmüş durumda. Bu saldırılar sistemli bir biçimde, beni hem toplumun gözünde aşağılamayı hem de psikolojik olarak yıpratmayı hedefleyerek sürüyor. Uydu yayını yapan bir televizyonda da gazeteler sabahları okunuyor. Kıbrıs’ın kuzeyindeki küçük toplumumuzda pek çok insan bunları konuşuyor. Gazeteler, üniversitedeki öğrencilerimin ellerinde.
Bu konuda harekete geçmeye karar verdim. Öncelikle hukuksal bir mücadele verip yüklü bir tazminat talep edeceğim. Bunun herşeyden önce bir edebiyat savunmasına, yazarın yaratma özgürlüğü konusunda bir platforma dönüşmesini dilemekteyim. Beni daha da yıpratacak biçimde cinsel içerikle konuşmaların ve yayınların yer alabileceği bir mahkeme sürecini yazar, feminist, insan hakları ve düşünce özgürlüğü aktivisti siz dostlarımla bir edebiyat şenliğine dönüştürmek istiyorum. Mahkeme sürecinde yapacağımız konuşmalar, dışarıda yapacağımız konferanslarla, edebiyatı, yazarın yaratma özgürlüğünü savunalım istiyorum ve kazanacağımız tazminatla da bir edebiyat festivali düzenleyelim diye hayal ediyorum.
Şu anda sizlerden gelecek psikolojik desteğe çok ihtiyacım var. Bu güzel ailenin parçası olduğumu ve bana sahip çıkacağınızı biliyorum.
Hepinizi sevgiyle kucaklarım.
Neşe Yaşın