''İster yanlış bilinç, ister fantezi, hatta eski usulle ideoloji diyelim, hepimizin kafasında hayatta yapıp ettiğimiz şeyleri anlamlandıran kısmen gizli, kısmen okunabilir bir metin vardır. hayatımızın anlamını veren bu metnin örgüsü içinde batılı gözlemcilerin dedikleri geniş yer kaplar. benim gibi, istanbul'da, bir ayağı bir kültürde, bir ayağı başka bir alemde oturanlar için bu''batılı gözlemci'' gerçek biri değil, bazen benim kurgum, hayalim, hatta yanılsamam da olabilir. ama aklım geleneksel hayatın eski metinlerini tek metin olarak kabul edemediği için, yaşadığım hayatı yeni bir metinle, yazıyla, resimle, filmle anlamlandıracak bu yabancıya ihtiyaç duyarım. üzerimde batılı bakışların eksikliğini hissettiğim zaman, ben kendi kendimin batılısı olurum.''
Orhan Pamuk aynen benim hissiyatımı, düşüncelerimi yansıtıyor bu cümleleriyle.
'ikircikliler!aranızda birbirinize yüksek sesle turgut özakman'dan bölümler okuyabilirsiniz, kimsenin karıştığı yok. ama dünya orhan pamuk'u okunası buluyor'
fransa'daki olaya bakarsak, fransa'da yaşayan ermeni baskı grubunun etkisiyle kabul edilmiştir yasa. ülkeme sığınmış cezayirlilerin de baskı grubu oluşturduğunu görmeyi çok isterdim. bu mümkün değil tabii. cezayirli de fransa'da çünkü:) demek ki aş, iş, demokrasi üçü bir arada olamıyor ülkemde. bir düşünün derim!
okumayan bir ben kalacağım galiba, masumiyet muzesini, önyargı böyle birşey: ben bu kadar reklamı yapılan kitapları okumuyorum, üstelik mutlaka okunacaklar var, yarın ölürsem, orhan pamuk u okumadan ölmüş olacağım... "nasıl bir güne uyandığımı bu ülkede hayretle görüyorum orhan pamuk nobel edebiyat ödülünü aldı, fransa ermeni soykırım yasasını kabul etti, kendi ülkeme dair tüm tanımlarım bunca büyük gerçeğe rağmen deüişmeyeck kadar bilinç altımda"13 ekim"(reklamın iyisi kötüsü olmaz)
bugün dönüş yolunda tepesi atık bir cumhuriyet anası arabama vurdu. gereken cevabı aldı tabii, anlaması için iki kelime yetti. konuyla bağlantısı...! şudur efendim; şiddet eğilimi bu yüzyılda var idiyse, geçen yüzyılın ilk çeyreğinde olmadığını kim iddia edebilir? eğitimli kesim diyebileceğimiz kesim kendisini askerden fazla asker görüyorsa, 1915'te neler olduğunu tahmin edebiliriz üç aşağı beş yukarı. aydın toplumun üstündedir, milli düşünemez. osmanlı yönetiminin yaptığı hataları toplum olarak üstlenemeyiz. romancı yönetimlerin avukatı değildir, toplumun vicdanını rahatsız eden konuları soru sorulduğunda cevaplamıştır orhan pamuk.
No Woman No Cry Ringtone ---► http://BTones.us/no ◄---- No woman no cry(video hecho para Emilio Ledo) Lyrics: No, woman, no cry; No, woman, no cry; No, woman...
''İster yanlış bilinç, ister fantezi, hatta eski usulle ideoloji diyelim, hepimizin kafasında hayatta yapıp ettiğimiz şeyleri anlamlandıran kısmen gizli, kısmen okunabilir bir metin vardır. hayatımızın anlamını veren bu metnin örgüsü içinde batılı gözlemcilerin dedikleri geniş yer kaplar. benim gibi, istanbul'da, bir ayağı bir kültürde, bir ayağı başka bir alemde oturanlar için bu''batılı gözlemci'' gerçek biri değil, bazen benim kurgum, hayalim, hatta yanılsamam da olabilir. ama aklım geleneksel hayatın eski metinlerini tek metin olarak kabul edemediği için, yaşadığım hayatı yeni bir metinle, yazıyla, resimle, filmle anlamlandıracak bu yabancıya ihtiyaç duyarım. üzerimde batılı bakışların eksikliğini hissettiğim zaman, ben kendi kendimin batılısı olurum.''
Orhan Pamuk aynen benim hissiyatımı, düşüncelerimi yansıtıyor bu cümleleriyle.
'ikircikliler!aranızda birbirinize yüksek sesle turgut özakman'dan bölümler okuyabilirsiniz, kimsenin karıştığı yok. ama dünya orhan pamuk'u okunası buluyor'
yıldırım türker
fransa'daki olaya bakarsak, fransa'da yaşayan ermeni baskı grubunun etkisiyle kabul edilmiştir yasa. ülkeme sığınmış cezayirlilerin de baskı grubu oluşturduğunu görmeyi çok isterdim. bu mümkün değil tabii. cezayirli de fransa'da çünkü:) demek ki aş, iş, demokrasi üçü bir arada olamıyor ülkemde. bir düşünün derim!
okumayan bir ben kalacağım galiba, masumiyet muzesini, önyargı böyle birşey: ben bu kadar reklamı yapılan kitapları okumuyorum, üstelik mutlaka okunacaklar var, yarın ölürsem, orhan pamuk u okumadan ölmüş olacağım... "nasıl bir güne uyandığımı bu ülkede hayretle görüyorum orhan pamuk nobel edebiyat ödülünü aldı, fransa ermeni soykırım yasasını kabul etti, kendi ülkeme dair tüm tanımlarım bunca büyük gerçeğe rağmen deüişmeyeck kadar bilinç altımda"13 ekim"(reklamın iyisi kötüsü olmaz)
düşünce ve ifade özgürlüğünü savunan yazar. toplumun çok çok üzerinde. üç numara büyük gelir.
2030 da yazacağı kitap için demeç verecek diye çok korkuyorum.
bugün dönüş yolunda tepesi atık bir cumhuriyet anası arabama vurdu. gereken cevabı aldı tabii, anlaması için iki kelime yetti. konuyla bağlantısı...! şudur efendim; şiddet eğilimi bu yüzyılda var idiyse, geçen yüzyılın ilk çeyreğinde olmadığını kim iddia edebilir? eğitimli kesim diyebileceğimiz kesim kendisini askerden fazla asker görüyorsa, 1915'te neler olduğunu tahmin edebiliriz üç aşağı beş yukarı. aydın toplumun üstündedir, milli düşünemez. osmanlı yönetiminin yaptığı hataları toplum olarak üstlenemeyiz. romancı yönetimlerin avukatı değildir, toplumun vicdanını rahatsız eden konuları soru sorulduğunda cevaplamıştır orhan pamuk.
üç kuruşluk ödül için ülkesini satan adam. cengiz aytmatov bile alamadı bu ödülü sen kimsin dedirten kişilik.
pamuk(birinci sırada) ve şolohov.. kalbime dokunabilmeyi başaran iki romancı.
elimde olsa pamuklara sarar sarmalarım.