1936`da Mersin `de doğdu. Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Fransızca Bölümü’nü bitirdi (1960). Çeşitli yayınevlerinde editörlük yaptı. İlk şiiri 1954`te Kaynak dergisinde yayımlandı. Çeşitli dergilerde yayımlanan şiirleriyle tanındı. Şiir üzerine kuramsal yazılar ve değişik konularda denemeler, eleştirel denemeler yazdı. Şiirleri birçok dile çevrildi. Yaptığı önemli çevirilerle Fransız Hükümeti `nin Sanat ve Edebiyat alanında verdiği Officier Nişanı’na layık görüldü.
sabahlyin mütefelsif, ikindi üstü fakih
sular karardı mı pek ...... bir edib-i nezih
yarın müverrih öbür gün siyasetiin kurdu
bakarsın ertesi gün ictihada pey vurdu
tamer korkmaz'ın tabiriyle büyük laikçi militan..yani bu tabir sahiplenilebilir de..
üstad paris muhabirliğine sıyununca iş zıvanadan çıkıyor.. yoks aarada bir hakan şükür olayına girmesine sözümüz yok.. ne demişler inceldiği yerden kopsun..
'tuncay yargılayacak özdemir de asacak'mış.. ozdemir ince aman asma zaten fazlasıyla kasıyorsun..kaşı abi şöyle üst tyaraflara doğru.. ayy.. ayy.. ohh..işte tam orası..hadi..
şairliğine bişey diyemem. ama bu hain adam simyacı kitabında bir taş sütunun dibinde bekleyen gencin duyduğu ezginin. ezgi olmayıp ezan olduğunu, taş sütunun da aslında minare olduğunu biliyordu. yiyim böyle çevirmenliği...
Türkiye'de hakkettiği yerde olmayan bir sürü adamdan biri
1936`da Mersin `de doğdu. Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Fransızca Bölümü’nü bitirdi (1960). Çeşitli yayınevlerinde editörlük yaptı. İlk şiiri 1954`te Kaynak dergisinde yayımlandı. Çeşitli dergilerde yayımlanan şiirleriyle tanındı. Şiir üzerine kuramsal yazılar ve değişik konularda denemeler, eleştirel denemeler yazdı. Şiirleri birçok dile çevrildi. Yaptığı önemli çevirilerle Fransız Hükümeti `nin Sanat ve Edebiyat alanında verdiği Officier Nişanı’na layık görüldü.
sabahlyin mütefelsif, ikindi üstü fakih
sular karardı mı pek ...... bir edib-i nezih
yarın müverrih öbür gün siyasetiin kurdu
bakarsın ertesi gün ictihada pey vurdu
tamer korkmaz'ın tabiriyle büyük laikçi militan..yani bu tabir sahiplenilebilir de..
üstad paris muhabirliğine sıyununca iş zıvanadan çıkıyor.. yoks aarada bir hakan şükür olayına girmesine sözümüz yok.. ne demişler inceldiği yerden kopsun..
'tuncay yargılayacak özdemir de asacak'mış..
ozdemir ince aman asma zaten fazlasıyla kasıyorsun..kaşı abi şöyle üst tyaraflara doğru.. ayy.. ayy.. ohh..işte tam orası..hadi..
kitaplarını okumak kullandığı dil sebebiyle zordur. [:yapısalcı dil] dedikleri şey sanırım.