bu başlık kutsal, bilge,kadın,erkek insanlığımızın kalemi perihan ablamıza medhiyeler ve varsa yergiler içerecek bir başlıktır... hergün kelimelere ihtiyacı olan tek başlıktır...
26 entry -- admin's blog
- entry yazmak için giriş yapın veya kayıt olun


ablacım perihan, nasılsın, neredesin, kedi, köpek muhabbetlerin nasıl, komşun ahmedin balkonunda ne var ne yok?
ergenekon, doğu- selçuk imparatorluğu derken alem bize dar oğul(u) oldu. onların tayyibinin gözlerinin arkasındaki lapa lapa karlar, yaş gibi oldu. benim adım kadın senin cins'in narbantoğlu oldu.
bırak bunları, şunları... al edebini takıl yazılarıma.
abla kusura kalma ne olur. bu aralar ahmet çoşkun hakanımıza takılıyom. nede olsa bizim eski mahalleli sizin yeni komşunuz!? bir hoşgeldin perihangilin yan evlerinden birine demek lazım. ayıptır,komşu komşunun donuna muhtaçtır. bak tecribesiz ilk aylarında hemen fasol verdi donluerdişilkişiliğin donluluklarıyla....
dur gelecm heycan yapma. sen kahve yap bana. al pavlovda sana emanet, abbas abi gel ahmedin katına çıkalım, iki kat aşağda kalıyor...dömnecem.. ayol yanlış oldu dönmeyecem! gelecem birazdan
nedir bu perihan mağden takıntısı anlamıyorum. kendisi çok kızacaktır ama ecel temelkuran...
kesinlikle yapışkan bir tiryakinim.hiç tavsiye etmiyorum,böyle daha iyiyiz.yine de aynı toprakların kişileri olarak(Batum)karşılıklı çay içebiliriz bir gün,elbet,umuyorum,istiyorum.
Geçerken ayağım kaydı da düştüm buraya. Girmezdim yoksa bu başlığa.
Sevemem ben şımarıklığın bu kadarını. Hele eline geçirdiği olanakları bir karış dille karşısına çıkan her şeyi çamura batırmak için kullananları. Akıllı kadın, diye düşünüyorum. Türkçe konuşmayı bilmez, ama yazı -dikkatinizi çekerim Türkçe- yazar. Kimseye saygısı yoktur. Tiyatroda bir ömür harcamış, çok değerli yetenekler geliştirmiş, okumuş, sahiden düşünmüş sanatçılara pabuç dlini bir çıkarır, okurken sen utanırsın; bir radyoda konuşur, sanırsın ki kadının evinin oturma odasındaki arkadaş sohbetini, o kendi aralarındaki İngilizce Türkçesiyle yaptıkları 'geyik'leri mecbur kalmış, dinliyorsun. Hangi evlere, hangi çocukların kulaklarına, hangi akıllara düşmüş, ona ne? Kimseye yararı da yoktur. Anlarım, başına yönetsin diye seçtikleri hükümete bakınca, halktan sevenlerinin çok olmasını da.
ablacım perihan! üşütük halimle ve elimdeki çok paranın azıyla gidip bakkalın sırtına bindim.evet bir gazete için, belki donukluğum ve içselleştirdiğim insanlık hallerimde bir botokslama yaşanır diye...adam da saolsun gıkını etmedi...elime verdi!?... aldım tabi okumadım çünkü ,ya bu donukluğum buzullaşırsa diye, ürküntülerimi şu şımarık kapıönü eczacılarının yüzüne ısmarladım... a sonra bak otobüs gelmiş diye yakınırken baktım sana ama sen yoktun...izin de...dallamalık bir ürküntü kişiliği-m- ile direk açtım avni özgürel yazmışlılıklarını...aman allahım ne de benzerlik yapmış benimle...günün birinde sorarlar adama diye bir insanlığımız yapmış adamcağız...avni abi gece uykun mu kaçtı ki feleklere geldin ... ben şahsen o an ya bana da sorarsa... olum it free sen ne ayaktın o günlerde... evet abi ben aşk ayaklarında devrim yok ya devinim ruhsallıklarımla oynuyordum mu diyecem...yok ben bir hayvanlık yapıp ben uyarıcıların halay başıyım diyecem yapmayın insanlıklar bakın,durun,insan,hayvan,bir arada artarda yaşarken bizim çocuklar neden ...a bak ölüm de gelmiş mahalleye...ama ben...öl..me...aç..kal..ma...aş.k---
Uluslararası kaypaklığımızın idollerinden nevroz kimlik. Bizdendir, aynadaki halimize tıpatıp uyar, gaffurun dişi versiyonu olması hasebiyle hepimizi onurlandırır ve hatta gurur da duyurur. Sık sık omuzlarımızda taşır, sık sık da küfrederiz. Sırlarını ifşa eden Oray Eğin le aynı çamurdandır. Ve hatta Nil Demirkazık hanımın eskortandaline girip Barzani sosyetesine takdimi de söz konusudur. Ben bu ekibe Nazlı Ilıcak, Nuray Mert gibi isimlerinde yakışacağını düşünmekteyim ama Hustına dinletemedim. Okumuş yazmış Türk kadını modelinin Atatürk itibariyle geldiği çizgide daha amerikanlaştırılmasını savunuyorlar. Yeni gelinlerinden seçeceklermiş. Senin hakkındı Perihan. Yedirme yeni yetmelere.
ablacım perihan, bugün itibariyle yazdığın yazın için bana bir yeşil şarap borçlusun...bak hazırda pavlov da yokken, belki istinye parka takılır, yeşir şaraplarımızı yudumlar ardından da magazinel bir askeri demokrasi geyiği yaparız, ne dersin? hani! belki burjivazinin çoluk çocuğu da parkta dalaşkanlık yapıyorlardır demokrasimizle...
Bu okur-yazar aşkı nereye kadar Peri?Tanışalım artııık!
ablacım pavlov ölecek biliyon mu? sen hala döşemecilik yapıyon bırak ya şu kalemi vasiyet var annem vasiyet...kaldır kıçını ordan