onlarca lüzumsuz isme rastladığım halde bu sitede ismine rastlayamadığım çok büyük romancı.
nobel vermeyenler utansın.
- admin's blog
- entry yazmak için giriş yapın veya kayıt olun
onlarca lüzumsuz isme rastladığım halde bu sitede ismine rastlayamadığım çok büyük romancı.
nobel vermeyenler utansın.
|
Türkiye günlerdir süren Dersim tartışmalarına kilitlendi. Başbakan Erdoğan, arşivlerden belgeler çıkardı, özür diledi. CHP ise özrü kabul etmeyip gizli arşivlerin açılmasını istedi. İki lider arasındaki atışmalara bugün MHP ve BDP'de eklenince Dersim tartışması herkesi şaşırtacak boyutlara ulaştı. Şaşıranların başında ise Dersim tartışmasının fitilini ateşleyen CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün vardı. "Atatürk Dersim'de katliam yaptı" sözüyle gündeme bomba gibi düşen Aygün, bugünkü grup toplantısında partisinin genel başkanı Kılıçdaroğlu'nu pür dikkat dinledi. Konu kuşkusuz yine Dersim'di... Kılıçdaroğlu'nun hararetli konuşmasını partililer alkışlar arasında izlerken, Aygün'ün eli çenesinde düşünceli hali de objektiflerden kaçmadı. Kim bilir, belki genel başkanının söylediklerini düşünüyordu belki de sözlerinin geldiği boyutları. |
|
fırat tanış zeynebim |
|
Brad Paisley - Two People Fell In Love |
|
ölü evi |
|
~ |
(bkz. matmazel noraliya'nın koltuğu)
(bkz. cumbadan rumbaya)
düşüncelerine katılmasam da kitaplarını okudum. dokuzuncu hariciye koğuşu iz bırakan eserlerindendir.
yaşasaydı ergenekon davasında adı mutlaka geçerdi!
dokuzuncu hariciye koğuşu ve fatih-harbiye'nin yazarı.kitapları ötüken yayınlarının himayesinde.cumhuriyet adamı esasen.
faşist zihniyeti olan biri. yazarlığını bile etkilemiştir bu durum. ikinci dünya savaşı sırasında dümenini nazi almanyasına kırmış biri. cingöz recai kovalasın kendisini. marks'a sakallı feylesof demişliği de vardır. bilmeden gaza gelenlerden. gönül adamı dediklerinizden! yemişim yalanınızı.
ahmet hisar'dı sanırım ismail safa için 'onun en büyük eseri oğlu peyami'dir ' demiştir..daha peyami 2 yaşındayken kaybetmiş babasını...yoksulluk içinde bir hayat..döneminde o kadar etkili bir kalemdi ki o dönem aydınlarının şunu söylediği rivayet edilir:'Eğer peyami'yi ikna ederseniz türkiye'yi komünist bile yapabiliriz.'günümüzde bu derece etkili bir yazar aramaktayım hala ama yoktur ki.18-19 yaşlarında kemik hastalıgıyla başı belada.sol kolu felç olmuş bu yüzden..ve dokuszuncu hariciye koğuşunda kahramandan hep 'çocuk' diye bahseder..yani kahramanın ismi kitapta asla geçmez(o mudur?)..becerekli peyami(ciğim).ve bu kitabı en başarılı psikolojik roman diye geçer edebiyat kitaplarında...evet para kazanmak için yazdığı kitaplarında 'sever bedii' mahlasını kullanır..server bedii o kadar okunur ki yazdıgı gastelerin tirajı artar ve ona sorarlar sever bedii'yi tanıyor musun diye 'evet.aynı yerde oturuyoruz' der..
ve tabi günümüzdeki tabiriyle güzin ablacılıgı yani gastelerdeki dert köşelerini o başlatmıştır..ve bu dert köşelerinde adem baba mahlasını kullanmış sanırım.. hakkında bildiklerimin hepsi bunlar..ve o hakkımda hiç bir şey bilmeyecek..kim şanslı?atla!.
(bkz. 9. hariciye koğuşu)
Irkçı Mıyız, Milliyetçi Mi?
Payami Safa
3 Mayıs 1961, Düşünen Adam
Bize saldırmak için, kendilerine muarız olmamızdan başka hiç bir sebep ve delil bulamayanlar, arada bir ırkçı olduğumuzu ileri sürerler.
Irkçı mıyız, milliyetçi mi?
Eğer ırkçılıktan ve milliyetçilikten, bütün öteki ırkların ve milletlerin varlıklarını, hatta onlara has kaliteleri inkar manası çıkarılıyorsa, ne biriyiz, ne de öteki. Bu dar mânasıyle ırkçı ve milliyetçi olmaktan çok uzağız. Ayrıca ırkın vasıflarını yalnız damarlarda arayan Biyolojik ırkçılık ilme ne kadar aykırı ise, bize de o kadar yabancıdır. Saf ırk olmadığımızı biliyoruz. Fakat bir milleti millet yapan çoğunluk unsurlar arasındaki ırkî cevherinin rolünü kabul etmek lâzım geliyorsa, bunu asla reddetmiş ve edecek değiliz. Her Fransız çoğunluğunda bir Latin, her Alman çoğunluğunda bir Cermen soyu bulunduğunu ve bu iki milletin tarihinde bu soy şuurunun oynadığı büyük rolü kim inkar edebilir? Bütün milletlerde ayni gerçeği görüyoruz.
Gobineau'nun teorisi meşhurdur: «Irkların eşitsizliği üzerine deneme» adındaki eserinde, bu yazar, siyasi hastalıkların, ihtilallerin, hatta kaybedilmiş harplerin, milli felaketlerin derin ve esaslı sebepler olmadığını, bu felaketlerin daha devamlı, fakat göze daha az çarpan bir fenomenden ileri geldiğini anlatır: Irkın «soysuzlaşma»sı.. Gobineau'ya göre, dünyanın en iyi idare edilen milleti, eğer bu iç dağılma haline düşmüşse, ölümden kurtulamaz. Bunun iki misalinden biri, istilaya uğradıkları halde ırki vasıflarını muhafaza ettikleri için ölmeyen Hintliler, öteki de Çinlilerdir. Buna mukabil «Kavmî cevherlerini tüketen» eski Romalılar ve Grekler tarih sahnesinden çekilip gitmişlerdir.
Gaubineau'nun «kavmî» prensip veya cevher dediği şey, bizce ırki olmaktan ziyade milli cevherdir. «Millet» kavramını vücuda getiren şey, biyolojik olmaktan, kana ve ırka dayanmaktan ziyade, çoğunluğu vücuda getiren unsurlar arasında, ırk da dahil, tarih, dil, kültür ve din birliğinin de bulunmasıdır.Bir millet, yalnız hayatta bulunan insanlardan değil, ölülerinden ve doğacak çocuklarından da mürekkeptir. Türk milleti atalarından, torunlarımızdan ve bugün hayatta olanlardan mürekkep manevi bir bütün teşkil eder. Her canlı varlık gibi üçzamana mensuptur ve biyolojik temelleri olduğu gibi manevî bir yapısı da vardır.
Bir milleti yok etmek isterseniz, askeri istilaya lüzum yoktur. Ona tarihini unutturmak, dilini bozmak, dininden soğutmak ve dolayısıyla manevi değerlerini, ahlakını soysuzlaştırmak kafidir. Komünistlerin ve yardakçılarının bütün gayretleri de bu neticeyi elde etmek içindir.
Milli varlığımızın köklerini kemiren düşman ideolojilere karşı tek müdafaamız, bu manada milliyetçilik olduğu için milliyetçiyiz. Fakat başka milletleri de içine alan milletlerarası ahengi reddeden, kapalı ve dar kafalı bir milliyetçilik, bizim daima tenkitlerimize ve hücumlarımıza uğramış ve uğrayacaktır.
Bir millet, milli şahsiyetine sahip olduğu nispette milletlerarası ailede itibar sahibi olur ve silik bir varlık olmaktan kurtulur.
Dar mânasıyla ırkçı olmadığımız için, ayni prensipler ve haklar içinde başka milletlerin, gizli veya aşikar ırkçılıklarına da düşmanız. Biz Yahudi veya Slav ırkçılığını da hoş göremeyiz. Kendi ırkçılıklarını muhafaza edip, bizim milliyetçiliğimizi hoş görmeyenler, bizi milli intihara sevk etmek isteyenlerdir. Eğer bunlara bütün enerjimizle «Hayır!» diyorsak, bu sofu bir milliyetçi olduğumuz için değil, milli varlığımızı muhafaza etmek içindir.
Türk gençliğini de bunun için milliyetçi olmaya çağırıyoruz. Bu şuura sahip olmayan gazetelerin ve yazarların Atatürkçülüğüne de aldanmayalım. Bunlar Türkçü olmadıkları için hiç bir zaman samimi bir Atatürkçü de olamamışlardır.
Nazım'la tartışmaları meşhurdur.