rejm recm oluna, sen nasıl erk olamadan erkek oldun ve bunca neden iktidarsızsın şamar oğlanı, harem zevcesi bir tecavüz seni karşı konulmaz seni ahlaklı seni benden daha ahlaklı pis bir yalancı yaptı ise bun-daa 12 eylül'ün 24 ocak cinai şebekliklerinin
- admin's blog
- entry yazmak için giriş yapın veya kayıt olun




çakma problem.
gog:[google:8 yaşındaki kız boşandı]
ŞANLIURFA’da çoban 27 yaşındaki Mehmet Akış, aile büyüklerinin berdel kararıyla nikahsız yaşamını birleştirdiği kendisinden 8 yaş büyük Lütfiye Duymaz’ı, birlikteliklerinin ikinci gecesi 8 bıçak darbesiyle öldürdü. Tutuklanan Akış ifadesinde, amacının cinayet işlemek olmadığını belirterek, “Başından beri berdele karşı çıktım, istemediğim kadınla yaşayamazdım. Bıçaklarsam, korkup baba evine döner diye düşündüm” dedi. Akış’ın öldürdüğü nikahsız eşinin ağabeyi ile nikahsız yaşamı birleştirilen ablası Zehra Akış ise güvenliği için jandarma tarafından baba evine getirildi.
Selçuklu Mahallesi’nde oturan Eyüp Akış ile uzaktan akrabaları olan Hilvan İlçesi’ne bağlı Üstüntaş Köyü’nde yaşayan Mustafa Duymaz, her ikisi de evde kaldığını düşündüğü kızlarını berdel yaparak oğullarıyla evlendirme kararı aldı. İki ailenin anlaşmalarının ardından berdel yöntemiyle geçen pazar günü, Lütfiye Duymaz ile Mehmet Akış ve Akış’ın ablası 33 yaşındaki Zehra Akış ile Duymaz’ın erkek kardeşi 25 yaşındaki Salih Duymaz'ın yaşamları birleştirildi, ancak, her iki çiftin de nikahı kıyılmadı, düğün de yapılmadı.
Lütfiye Duymaz Şanlıurfa’ya getirildi, Zehra Akış ise Üstüntaş Köyü’ne götürüldü. Berdel evliliğinin gündeme gelmesinden itibaren ailesinin kararına tepki gösteren ve kendisinden yaşça büyük biriyle evlenmek istemeyen Mehmet Akış, dün gece saat 02.00 sıralarında Lütfiye Duymaz’ı 8 bıçak darbesiyle yaraladı.
Duymaz, kaldırıldığı Şanlıurfa Devlet Hastanesi'nde tüm çabalara karşın kurtarılamadı.
Polis, Mehmet Akış ve babası Eyüp Akış’ı gözaltına alırken, berdel yöntemi ile Duymaz’ın kardeşi ile evlenen Zehra Akış da, başına bir şey gelmemesi, cinayete kurban gitmemesi için jandarma tarafından Üstüntaş Köyü’nden alınarak Selçuklu Mahallesi’ndeki baba evine getirildi.
‘EVLENMEK İSTEMEDİM’
Sorgusunda amacının cinayet işlemek olmadığını, Lütfiye Duymaz’ı yaralayarak evliliğin sona ermesini sağlamaya çalıştığını ileri süren Akış, ifadesinde şunları söyledi:
“Babam evde kalan ablam Zehra’yı, uzaktan akrabamız olan Duymaz ailesinin evde kalmış kızları Lütfiye ile berdel yapmayı kararlaştırdıklarını söyledi. Ben de bunun üzerine karşı çıkarak benden 8 yaş büyük biriyle evlenemeyeceğimi söyledim. Fakat ailem bu kararıma şiddetle itiraz ederek, iki aile büyüklerinin berdel kararı aldığını ve geri dönmelerinin söz konusu olmayacağını söyledi. Son olarak pazar günü gelin eve getirildikten sonra ben gerdeğe girmeyeceğimi, bu kadınla aynı odayı paylaşamayacağımı söyledim. Bunun üzerine babam bana, ‘Niye sen erkek değil misin?’ dedi. Bu söze çok içerlendim ve ilk gece Lütfiye ile gerdeğe girdik. İkinci günün akşamı aileme yine aynı kararımı açıkladım ve babam beni tersledi. Ben de eşimi yaralamam halinde, baba evine döneceğini ve evliliğin biteceğini düşündüm. Gece Lütfiye uyurken, bıçakla rastgele kendisine vurdum. Amacım öldürmek değildi. Çok pişmanım ama beni cinayete zorlayan berdel uygulamasıdır.”
Akış, sorgusunun ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanırken, baba Eyüp Akış, polislerin ifadesini almasının ardından savcılık talimatıyla serbest bırakıldı. Cinayetin ardından evde yapılan incelemede Lütfiye Duymaz’ın öldürüldüğü yatağın ve yerin kanlar içinde olduğu, çeyizlik eşyalarının da odada bulunduğu görüldü. Yaşananların ardından polis, Akış ailesinin taziyeleri kabul ettiği Selçuklu Mahallesi’ndeki evlerinin çevresinde güvenlik önlemi aldı.
BERDEL NEDİR
Berdel, Doğu ve Güneydoğu’da tercih edilen bir evlilik yöntemi. Berdel, iki aile kızlarının takas yolu ile evlendirilmesi anlamını taşıyor. Daha çok başlık parasını ödememek için yapılan berdel evliliklerinde, dört insanın kaderi aile kararıyla birbirine bağlanmış oluyor. Berdel ile evlendirilen kadınlardan birinin kocası onu istemezse ya da boşarsa, berdel yapılan diğer kadın da eşiyle mutlu olsa bile boşanmak zorunda kalıyor. Berdel yöntemiyle evlenen kadının evden kaçması veya intihar ederek yaşamına son vermesi durumunda ise, karşı aileye ya kızları geri veriliyor yada iki aile arasındaki dostluğun bozulmaması için başka bir kızları ile evlendiriliyor.
Plugin <em></em> Not Found
Bir saat sarkacının monoton devinimi gibi düzenli aralıklarla gözlerimizin önünden akan korkunç haberlerin, normalde kamuoyunu irkilterek uyarması gerekir. Çünkü bu korkunç haberler, daha büyük bir dehşetin, bulaşıcı ve yayılmacı bir toplumsal bozukluğun işaret fişekleridir.
Ama böyle olmuyor. Korkunç haberler çoğalıp sıklaştıkça, bir saat sarkacının monoton devinimiyle hipnotize olur gibi alışıyor, tepkisizleşiyor ve uyukluyoruz.
Oysa gün, bazen saat geçmiyor ki 84 ya da 94’lük bir nine, bazen bir köpek, bazen keçi ve koyun, hatta tavuk!!! tecavüze uğramasın, bir kadın “reddetti” diye öldürülmesin, bir çocuğun bazen kendi babası, amcası vb. tarafından ırzına geçilmesin, karı sevgilisiyle bir olup kocasını, koca metresiyle bir olup karısını doğramasın, velhasılı cinsel içerikli bir suç işlenmesin.
***
Türkiye’nin cinsellikle bir sorunu var.
Hatta insanları nasıl canavarlaştırdığı düşünülecek olursa, Türk toplumunu kemiren psişik sorunun, cinsel olduğunu söyleyebiliriz.
Cinsellik, yemek yemek, su içmek, uyumak gibi canlının hayatta kalmak için kurgulandığı doğal programlardan biri, içgüdüsel bir ihtiyaçtır.
Açlığı, doyumsuzluk ya da yetersizlik korkusu, tıpkı yemek açlığı çeker gibi saldırganlaştırır, insanı insanlığından çıkarır.
Canavarlaşmak diyorum, çünkü bu saldırganlığın insanın hayvanlarla ortak iç güdüleriyle bile ilgisi yoktur.
En vahşi türleri bile dişi hazır olmadığı sürece çiftleşemeyen hayvanlar arasında “tecavüz” ne vardır, ne de mümkündür.
Tüm canlılar arasında zorla cinsel ilişkiye girmek ve zaten cinsel gerekçeyle öldürmek, yalnızca insanlara özgü bir canavarlaşmadır.
Neden?
Çünkü işin içine insanın hayvandan daha gelişmiş beyni, dolayısıyla cinsel zorbalığı ve sonuçlarını kurgulayabilen düşünce fonksiyonu girer, bu fonksiyon da sorunlu olunca, ortaya başka hiçbir canlının dönüşemeyeceği canavarlar çıkar.
Tam da bu yüzden psişik, yani beyinsel bir sorundur, cinsel saldırganlık ve şiddet.
Psişik olduğu için de yansımaları cinsel alanla sınırlı kalmaz, kişinin tüm davranışlarını etkiler.
Türkiye’deki durumun vahameti, cinsel sorunlu psişik yapının bireysel olmaktan çıkıp, toplumsallaşmasıdır.
Türkiye’nin Dünya Ekonomik Forumu raporunda kadınlara en kötü davranan 10 ve 9’u Müslüman ülkeler arasında yer alması, herhalde sözünü ettiğim cinsel sorunlu toplumsallıktan bağımsız bir saptama değil!
***
Zaten ne Meclis’te sonuncusu geçen hafta yaşanan (Kamer Genç’i) linç girişimleri, ne futbol sahalarında görülen ve işitilen şiddet de bu toplumsal cinnete yabancı.
Türkiye, sürücülerin arabalarında demir çubuktan balta sapına en çok silah taşıdığı ülke. Trafik anlaşmazlıklarında en çok cinayet de ABD’de bile değil, bizim ülkemizde işleniyor.
İddia ediyorum ki salt erkekleri sarmalayan bu şiddet eğiliminde, cinsel açlığın, yetersizliğin ve güvensizliğin toplumsal yansıması vardır!
Kuşadası’ndaki Mihr tarikatı konferansında “Allah’ın istediği standartlarda” yönetilmesi talep edilen Türkiye, Alman moda tasarımcısı Heide Beck’in “yeşil sosyete”ye sunduğu tesettür defilesinde bulunmuş mudur, bilmiyorum.
Fileli çorap geçirilmiş bacaklarını açıp, kafasını kapatan kadınlarla, erkek erkeğe oturup o kadınlara bakan takkeli sakallılar, yok podyumda sema gösterisiydi, yok ellerini Allah’a yakarır gibi açıp kırıta kırıta yürümek defilesiydi derken, bir istek ifade ediyorlar, ama ne?
Kavgalı eşine cep telefonuyla “Zaten sen sıkışınca konuyu değiştiriyorsun,” mesajı gönderince “ı” harfinin “i” çıkması yüzünden 5 kişinin ölüp öldürüldüğü bir ülkede, cinsel sorunlu psikoloji, elbette bireyleri aşmış, toplumsallaşmış, demektir.
Bu durumda hakaret kabul edilenin aslında gizli bir açlık, haramın da “kedi uzanamadığı ciğere pis der,” sözünü doğru çıkaran bir yemeklik olduğu ileri sürülebilir.
Böylece Türkiye’nin kelle fotoğrafı da hep arap çıkmaktadır.
Plugin <em></em> Not Found
bir anlasam yazacam bir şeylerde. recm'den kasıt taşlanarak öldürülmek mi. iran mı, islam mı, şiilik mi, kemalistliğin zuhur etmesi mi, kadın mı, küflenmiş evrensel demokratlık mı. başlıktaki bu karmaşa bitip, devrimci hezeyanın üstü kazınsa belki anlaşılır ama!
'0'beden dedikleri böle birşey herhal!!!
gog:[google:batmanlı kadınların hobi olarak intihar etmesi]