bunlar ha bire çoğalıyor sanırım gübreyi fazla kaçırdık iyi mi.. doğal gübre dediniz iki saat ineğin kuyruğunun altında bekledik la...kuş gübresinden barut yapılabiliyormuş
mafediyor lanet karga saksılarımı. resmen besliyorum, her gün tohumları yiyip duruyor. etrafı batırması da cabası. dalga geçiyor resmen. sebep ne? şöyle ki: iki yıl önce çam ağacının dibinde yaralı yavrusunu buldum, az kalsın benekliye akşam yemeği oluyordu. aldım, besledim, tedavisini yaptım, annesine ziyaret imkanı tanıdım. ne yazık, bir gün yavrucağız öldü. anne kuzgun(karga değil galiba) beni o gün bu gündür affetmiyor. yanlış tedaviden hastasını öldüren doktora döndüm. edgar allan poe boşuna bu kuş takımına şiir döşenmemiş. ama ben bir döşenirseeem.. tam döşeneceğim yani!
ne istiyor bir hayvan türü olan insan diğer hayvanlardan, kardeşlerinden,soydaşlarından.Onları daha yakından tanımak mı istiyor.O zaman gitsin aynaya baksın yada aynaya ulaşımı yoksa bir fırsat bulup kendi içine baksın...O zaman çok yakından tanıyacak bir hayvan türünü.
Aman allahım , yoksa saksı da yetiştirilen kuşlardan mı evrimleşti insanoğlu?O yüzden mi bu kadar nefessiz...
Yoksa kafeste yetiştirilen kuşlardan mı o yüzden mi bu kadar beyinsiz..
Temel civciv yetiştirmeye karar vermiş. Gidip 100 tane civciv almiş, tarlasını sürüp civcivleri ayaklarından toprağa ekmiş. Bir güzelce de sulamış. Birkaç saat sonra bakmış, bütün civcivler ölmüş. Nerde hata yaptım diye düşünmüş, gidip 50 civciv daha almış. Bu defa kafalarından toprağa ekmiş. Civcivler yine ölünce, ziraat fakültesinde araştırma görevlisi olan yeğeni Dursun'a bir mektup yazıp olayı anlatmış. Birkaç hafta sonra cevap gelir;
kuşun gübresi muhakkak verilmelidir. yoksa;
kuş ölür
bunlar ha bire çoğalıyor sanırım gübreyi fazla kaçırdık iyi mi.. doğal gübre dediniz iki saat ineğin kuyruğunun altında bekledik la...kuş gübresinden barut yapılabiliyormuş
mafediyor lanet karga saksılarımı. resmen besliyorum, her gün tohumları yiyip duruyor. etrafı batırması da cabası. dalga geçiyor resmen. sebep ne? şöyle ki: iki yıl önce çam ağacının dibinde yaralı yavrusunu buldum, az kalsın benekliye akşam yemeği oluyordu. aldım, besledim, tedavisini yaptım, annesine ziyaret imkanı tanıdım. ne yazık, bir gün yavrucağız öldü. anne kuzgun(karga değil galiba) beni o gün bu gündür affetmiyor. yanlış tedaviden hastasını öldüren doktora döndüm. edgar allan poe boşuna bu kuş takımına şiir döşenmemiş. ama ben bir döşenirseeem.. tam döşeneceğim yani!
olmayacak iş...
ne istiyor bir hayvan türü olan insan diğer hayvanlardan, kardeşlerinden,soydaşlarından.Onları daha yakından tanımak mı istiyor.O zaman gitsin aynaya baksın yada aynaya ulaşımı yoksa bir fırsat bulup kendi içine baksın...O zaman çok yakından tanıyacak bir hayvan türünü.
Aman allahım , yoksa saksı da yetiştirilen kuşlardan mı evrimleşti insanoğlu?O yüzden mi bu kadar nefessiz...
Yoksa kafeste yetiştirilen kuşlardan mı o yüzden mi bu kadar beyinsiz..
Yapılabilirse devrim olur. Mutant kuşlar, nefes almadan yaşayabilirler.
Temel civciv yetiştirmeye karar vermiş. Gidip 100 tane civciv almiş, tarlasını sürüp civcivleri ayaklarından toprağa ekmiş. Bir güzelce de sulamış. Birkaç saat sonra bakmış, bütün civcivler ölmüş. Nerde hata yaptım diye düşünmüş, gidip 50 civciv daha almış. Bu defa kafalarından toprağa ekmiş. Civcivler yine ölünce, ziraat fakültesinde araştırma görevlisi olan yeğeni Dursun'a bir mektup yazıp olayı anlatmış. Birkaç hafta sonra cevap gelir;
- Amcacığım, topraktan numune gönder analiz edelum.