|
dadvar |
|
|
|
insanevladı bazen o kadar zalim olur ki mide bulandırır. aşağıdaki görüntüleri normalde paylaşmayacaktım. ama insanoğlunun vahşetinin din, dil, ırk tanımadığı aşikar. bu vahşetin en korkunçu muhakkak ki linç kültürüdür. of midem bulanıyor +21 - çocuklardan uzak tutunuz. |
|
|
|
|
yolda yürürken kendi kendine konuşan, gülen insanlar görürüm. var böyle bir durum. tüm zamanlarda ola gelmiştir; felsefe nasıl doğmuş sanırsınız:)
herşeyle konuşur oldum evet tatlım bunun adı sesli düşünmekse evet herkes ve herşey hakkında inanılmayacak kadar sesliyim artık...
"sesli düşünüyorum." diyenlere ilkinde inanıyor insan sadece.
Yurtdışında süper oluyor. Kimse anlamadığından ha içinizden düşünmüşsünüz, ha dışınızdan. Arada bir yanımdaki İskoç kız kurusu kıllanıyordu ona da "Türkçeyi unutmayayım diye antreman yapıyorum, sen takma kafana" diyordum.
En büyük korkum bu alışkanlığımın askerde nüksetmesi. Mazallah.
düşünceyi somut hale getirmek işidir.
düşüncenin sese dönüşmesi için gerçekleştirilen beyin faaliyeti, düşünceyi işlenmiş ve kalıcı bir hale getirir. ve düşüncede bir sonuca varılmak isteniyorsa, bir zincir biçiminde olacak olan düşünme sürecinde, ağızdan çıkan her kelime bir taş işlevi görür. ve bu taşların örülmesi biçiminde ortaya çıkacak sonuç, taş koymadan sıçrayarak gidecek olan her türlü sonuçtan daha güvenilirdir.
beyin fırtınası dedikleri şeyin dayandığı temelde aşağı yukarı böyle bir şeydir
sedef kabaş mı neyin nesi ise işte o konuk ederdi bi ara böyle sesli düşünenleri.. oysa ortada bi yanlış vardı.. bu adamlar düşünmüyorlardı sesliydiler sadece.. sesli yani ünlü.. o günden sonra bi daha ünlü sesli düşünmedim.. sessiz en iyisi.. hem de hesaplı..
(sizi hiç benim kadar düşünen oldu mu sevgili okuyucu..)
sunturlu küfür olmadıkça anlam taşımaz. hayran olduğum kişiliklerdir, ben o işi de beceremem.
kimi zamanlar tehlikeli olabilir bir durum.
yani gülerken "hay ben senin..." diye düşünüyorsanız mesela.
Saklanılamayan an...
monologun disa vurumu