şimdi görüntülenenler

sosyolinguistik ve linguistik terimler sozlugu



sosyolinguistik ve linguistik terimler sözlüğü
neo-matrixçi süper-şiirin, büyük türk şiirine ve büyük türk şiiri eleştirisinin terim dağarcığına açılım kazandırmak için kollarını yeniden sıyırdığı bir çalışmaya imza atıyoruz.

0 entry -

superman kullanıcısının resmi
 #

erken ve orta 20. yüzyıl: tanımlayıcı linguistiks (descriptive linguistics)

20. yüzyılda lengüistik alaka, dildeki değişikliklerden, dilin tanımlanmasına doğru değişmeye başladı. muhtelif dillerde, seçilmiş elemanların nasıl değiştiğini incelemek yerine, dilbilimciler belirli tek bir dili, zamanın belirlenmiş bir periyodunda tanımlamaya odaklandılar.

bu yöntem değişiminin sorumlusu isviçreli bilgin ferdinand de saussure'dur (1857-1913). aynı zamanda "modern lengüistikin babası" olarak da anılır. şaşırtıcı bir şekilde saussure genel linguistiks üzerine hiç bir majör kitap yazmadan ölmüştür. fakat saussure'un talebeleri ölümünden sonra, ders notlarını bir araya getirerek 1915'te "course in general linguistics" -genel linguistiksin süreci-ni yayınlamıştır. kitap hızlı bir şekilde yayılarak, linguistiksin seyri üzerine avrupa'da majör bir etki yaratmıştır.

de saussure'un lengüistike olan kritik katkısı aşikar ve defalarca tekrarladığı şekilde tüm dillerin esasda birleştiğidir. bu dilin daha önceden bahsedilmeyen bir yönüsüydü. hiç kimse her elamanın diğerleriyle olan bağlantılarını incelememişti.

saussure dili bir santranç tahtasına benzetir. santraç oyunundaki sistemde her parça diğerleriyle olan ilişkisiyle belirlenmiştir. saussure'un ısrarı, dilin dikkatli bir şekilde birbirine geçen parçaların strüktürüyle kurulduğudur. aynı zamanda bu strüktürel linguistiks (structural linguistics) devrini başlatmış oldu.

"strüktürel linguistiks" terimi bazen yanlış anlaşılır. terim şart olarak strüktürel linguistikin, linguistiks biliminden bir branş olduğunu kast etmez. saussure'dan beri tüm dilbilimciler yapısalcıdır, bu geniş anlamda "strüktürel", dilin bağlantısız bağımsız parçalar koleksiyonu olduğu fikrinin aksine, dilin bağımsız elemanlar tarafından kompoze edilmiş bir kalıp/şablon sistemi olduğunu kast eder. yanlış anlamalar bazen "strüktürülist" etiketi 1930, 1960 aralarında amerika'da çalışan tanımlayıcı linguistiklere (descriptive linguistiklere) bağlandığı için yükseliyor.

bunu biraz açalım:

amerika'da, dilbilim antropolojinin bir şubesi olarak başladı. 20. yüzyılın başlarına doğru antropologlar, amerika'da hızla ölen kızılderili kültürünü kayıt altına almaya çalışıyordu, amerikan-kızılderili dilleri de bunun diğer bir yönüsüydü. gerçi sık sık enteresan bir şekilde ilk bilim adamlarının çalışmalarının çoğu rasgele ve kohezyon eksikliği içindeydi. lengüistler egzotik dilleri tanımlamaya kalktıklarında ellerinde izleyebilecekleri sağlam prensipler yoktu. bu durum, 1933'te leonard bloomfield'in her hangi bir dili tanımlamada kesin ve titiz yöntemleri hazırlamak için yazdığı kapsamlı çalışması "language" (dil) ile değişti.

bloomfield, dilbilimin objektif ve sistemli bir şekilde gözlemlenebilen datalarla ilgilenmesi gerektiğini düşündü. yani bloomfield anlamdan ziyade parçaların nasıl tertiplendiğiyle ilgiliydi. anlamı incelemek analizin titiz yöntemlerine bağlı değildi, ve bu yüzden bloomfield, "dil incelemeleri zayıftır ve insan bilgisi şimdiki durumundan çok çok daha ileri bir seviyeye yükselinceye kadar da zayıf ve yetersiz kalacaktır" fikrine vardı.

bloomfield'in muazzam etkisi oldu -bu süreçte çalışan avrupalı dilbilimcilerden daha fazla- ve "bloomfieldian çağı" (bloomfieldian era) olarak adlandırılan dönem 20 yıldan daha uzun sürdü. bu zaman sürecinde bir çok lengüist kayda geçirilmemiş diller üzerine tanımlayıcı gramerler (descriptive grammars) yazmaya yoğunlaştı. bu ilk olarak ilgili dilin yerli konuşmacılarını bulmayı ve bir dizi söyleyişleri kayıt altına almayı gerektiriyordu. ikincil olarak toplanan söyleyişlerin, ilgili dilin mümkün olduğu kadar anlamına başvurmadan, fonolojik(phonological) ve sözdizimsel(syntactic) modelleriyle birlikte külliyatını analiz etmekle alakalıydı. parçalar (teorik olarak) yalnızca külliyat içinde dağılımları ilkesiyle belirlenip, sınıflandırıldı.

bu tür gramerlerin yazıldığı süreçte, bloomfield metodolojisiyle çözülemeyecek bir çok problem zuhur etti. yani büyük ölçüde alaka, ilgi, iltifat analitik tekniklerin geliştirilmesine verildi. bir çoğu için, dilbilimin nihai gayesi yöntem keşiflerinin kusursuzluğuydu --bu bir takım ilkeler, dilbilimciyi kayıt altına alınmamış dilin lengüistik ünitelerini basit bir yolla 'keşfetmeye' (ya da daha doğrusu ortaya çıkarmasına) yardımcı olabilirdi. dilbilimcilerin, dilin strüktürünün dahili paternlerine olan aşırı ilgisinden dolayı, bu tür dilbilimciler bazen 'yapısalcılar' (structuralists) olarak da adlandırılır.

blomfieldçiler, ya da bloomfield okuluna bağlı adamlar gelecek kuşaklar için önemli bir zemin olacak lengüistik metodolojiyi tesis ettiler. ama aynı zamanda dilbilim çok dar bir alana dönüştü. analizin önemsiz ve saçma problemleri, mojör tartışma konusu oldu, ve dilbilmci olmayan hiç kimse ortalıkta neler döndüğünü, ya da nelerin tartışıldığını anlayamadı. 1950'lere doğru dilbilim diğer disiplinlerle olan temasını yitirdi, ve dışında olan her hangi biri için anlaşılması zor olan sıkıcı bir bilim dalı oldu. dilbilimin bir devrime ihtiyacı vardı artık.

devam edecez

 
superman kullanıcısının resmi
 #

ps: proto-hint-avrupa dil şeceresi için wordde bir şekil yaptım ama şekil yukarıda bozuldu. ne yapalım o kadar kusur superman'de bile var.

ek ps: olaya bilahere devam edicez.

 

PITIRCIQ kullanıcısının resmi
Rwdewcedfwy kullanıcısının resmi
admin kullanıcısının resmi
idcoxocdeayw kullanıcısının resmi
cwac kullanıcısının resmi
AntetuitoAl kullanıcısının resmi
Mr. Grey kullanıcısının resmi
jesannah kullanıcısının resmi
DarthAlpy kullanıcısının resmi
Jeatrioxeriog kullanıcısının resmi
Mphwcdayrx kullanıcısının resmi
burhanbalaban kullanıcısının resmi
beyaz perde e-donkişot kullanıcısının resmi
worldworld kullanıcısının resmi
sitare kullanıcısının resmi
Billy Currington - Walk A Little Straighter   …
Muhammed Masum's Videos | Facebook
Bobby McFerrin - Don't Worry Be Happy      - Y…