Eski İstanbul'un her tepesine bir cami kondurulmuş, Sultan Ahmed'e cami konduracak tepe kalmayınca, çukura bir cami yapmaya karar vermiş. Eskiden padişahlar savaş ganimetlerinden hissesine düşenle cami yaparlarmış ama Sultan Ahmed'in hissesine her savaştan kayıp düşünce cami için parayı "Sultan Ahmed Vergisi" diye bir vergi koyarak toplamış. Eskiden sadece padişah namına yapılan camilere birden fazla minare dikilir imiş ve o vakte kadar dikilmiş en minareli cami Süleymaniye imiş (4). Sultan Ahmed benim camime 6 minare koyun demiş. Vezirler "Aman efendim Mescid-i Haram'ın da altı minaresi var ona hürmeten şık olmaz, yoksa ecdadınız da bilirdi 8-10 minare kondurmasını" diye ikaz edince Sultan "Ulan ne yeteneksizsiniz Mekke'deki minareleri 7'ye çıkartıverin, ne bana saygısızlık edin ne de Kabe'ye" diyiverince. Devlet-i Ali Osmaninin en durakladığı dönemlerde en gereksiz, göz yorucu çini israfı dolu 6 minareli camisi, en gereksiz çukura dikilivermiş. İki arada Mescid-i Haram'ın minare sayısı da bu vesile ile 7'ye çıkmış. Görgüsüz padişahın gereksiz camisi... İstanbul dedin mi akla Süleymaniye gelmeli.(nokta)
iki kez ziyaret ettiğim, fakat ayakkabıları çıkarttırıp da "aman modernlik olur (!)" kaygısıyla galoş verilmeden yaz günü çıplak ayaklarla içeri sokulan 100 küsur ziyaretçiyle birlikte gezip, ölü balık gibi kokan 100 küsur çift ayak yüzünden de o güzelim çinilere bile doğru dürüst bakamadığım görkemli cami.
imparatorluk baş mimarı sedefkar mehmed ağa tarafından yapılan sultan ahmed'in hayır eseri sultanahmet camii, türk yapı sanatının xvıı. yüzyıl hatırasıdır. istanbul'un ve türkiye'nin altı minareli tek camiidir.yapıldığı devirdeki osmanlı imparatorluğu'nun kudretini, haşmeti ile banisi ı. sultan ahmed'in gençliğini ve güzelliğini de zerafeti ve tezyinatı ile temsil eden bir abidedir. eşsiz zenginlikte çinilerinin hayranı kalmış avrupalılar, bu sanat şahaserine:''mavi camii''derler.uluslararası turistik dilde bu isimle geçer camii.
her gidişimde ayrı bir detay yakaladığım camide ettiğim bütün dualar kabul olur, rabbin hikmetinden sual olunmaz.
Eski İstanbul'un her tepesine bir cami kondurulmuş, Sultan Ahmed'e cami konduracak tepe kalmayınca, çukura bir cami yapmaya karar vermiş. Eskiden padişahlar savaş ganimetlerinden hissesine düşenle cami yaparlarmış ama Sultan Ahmed'in hissesine her savaştan kayıp düşünce cami için parayı "Sultan Ahmed Vergisi" diye bir vergi koyarak toplamış. Eskiden sadece padişah namına yapılan camilere birden fazla minare dikilir imiş ve o vakte kadar dikilmiş en minareli cami Süleymaniye imiş (4). Sultan Ahmed benim camime 6 minare koyun demiş. Vezirler "Aman efendim Mescid-i Haram'ın da altı minaresi var ona hürmeten şık olmaz, yoksa ecdadınız da bilirdi 8-10 minare kondurmasını" diye ikaz edince Sultan "Ulan ne yeteneksizsiniz Mekke'deki minareleri 7'ye çıkartıverin, ne bana saygısızlık edin ne de Kabe'ye" diyiverince. Devlet-i Ali Osmaninin en durakladığı dönemlerde en gereksiz, göz yorucu çini israfı dolu 6 minareli camisi, en gereksiz çukura dikilivermiş. İki arada Mescid-i Haram'ın minare sayısı da bu vesile ile 7'ye çıkmış. Görgüsüz padişahın gereksiz camisi... İstanbul dedin mi akla Süleymaniye gelmeli.(nokta)
sultanahmet camii bir korsan sözlük yazarı değildir. öyle olsa amcık kafalı da öyle olurdu.
(bkz. sürekli cinsel içerikli küfürle entry girme kaygısına düştüğü için hafiften beyni sulanmış, küfür yazamadığında da ne diyeceğini bir türlü toparlayamayan, ne dediği anlaşılamayan korsan yazarı)
çinilerine bakmanın 100 küsur çift ayak sevabı verdiği camii.
bir dom ile karşılaştırlamaz tabii. domun o ölümsü buhur kokuları, ortaçağdan kalma duvarlara sinmiş işkence ve ölüm izleri falan.
ne ayak lan?
iki kez ziyaret ettiğim, fakat ayakkabıları çıkarttırıp da "aman modernlik olur (!)" kaygısıyla galoş verilmeden yaz günü çıplak ayaklarla içeri sokulan 100 küsur ziyaretçiyle birlikte gezip, ölü balık gibi kokan 100 küsur çift ayak yüzünden de o güzelim çinilere bile doğru dürüst bakamadığım görkemli cami.
denizden bakınca minarelerinin milimetrik simetrileri,
dünya mimarlarlarına
yeniden mimarlığı öğreten harika yapı.
imparatorluk baş mimarı sedefkar mehmed ağa tarafından yapılan sultan ahmed'in hayır eseri sultanahmet camii, türk yapı sanatının xvıı. yüzyıl hatırasıdır. istanbul'un ve türkiye'nin altı minareli tek camiidir.yapıldığı devirdeki osmanlı imparatorluğu'nun kudretini, haşmeti ile banisi ı. sultan ahmed'in gençliğini ve güzelliğini de zerafeti ve tezyinatı ile temsil eden bir abidedir. eşsiz zenginlikte çinilerinin hayranı kalmış avrupalılar, bu sanat şahaserine:''mavi camii''derler.uluslararası turistik dilde bu isimle geçer camii.
her gidişimde ayrı bir detay yakaladığım camide ettiğim bütün dualar kabul olur, rabbin hikmetinden sual olunmaz.