-selam arkadaş
- bana selam deme, ben selam almam selam veririm.
- iyi tam aleykime selam
- afferim!
- arkadaş ne bekliyon burada.-
- beklemiyorum, ben burda yaşıyorum. baksana bekleyen biri gibi mi duruyorum sence?
- yanlış sordum galiba
-hııı öyl
- admin's blog
- entry yazmak için giriş yapın veya kayıt olun






şimdi memleketin ahvalini ve benim durumumu soran biri çıkarsa, ki allahtan soran olmuyor, ne derim diye kara ve beyaz düşünmeye başladım şimdi. nazife ablanın marmara denizinden file ile topladığı pirinç tanelrini mi anlatmalıyım yoksa modern zamanlarda yeniden doğuşun derinliğini devlet eksenli bir varoluş olarak yorumlayan "minimal ergenekonculuğu" mu? doğrusu aklım unakıtanın oğlu abdullahta kaldı. zavallı acaba şimdi midesine ne işkenceler yapıyordur.söyleniyordur abdullah: "hızlıca hiç edeyimde "kaz" an "dık"larımı babak utanmasın"
garibim abdullah ne kadar da tevazu ve mahcubiyet içindesin? bu vatan, sana ve babana sırf bu insan sever ve mide döver tavrınızdan dolayı size şeker bayramında 4 adet naneli şekr vermeye ahdetmiştir. abdullah! sen onun oğlu bilale bakma, o, gemiye atladı atlantisi bulmaya gitti. zaten bu millet atlantis hayranlığından uyanamamış çocukları çok şımarık bulur. dön bak doğuya ibret al. onun ununu akıtan bir bankası yok belki ama tuzu kurudur. şimdi dem tutuyordur üzerimize.
bre amerikan ulşakları, siz benden daha mı iyi bileceksiniz abd şeyini. niyetim halis: "ben yedim siz yemeyin" derdiyle kıvramıyordur. ama olsun doğu, peri(n)çek dediği zaman neden peri "çek" etmesin kendisini. aklım sende ilhan abi. ben bir kalamış destanı olarak ergenekondan doğdum ama ergenekonla yaşamak istemiyorum. beni cumhuriyete ağıt yap abi. demokrasi de kefen olsun bize..... dersem pirinç toplayan kadını unutmuş olur muyum? serçuklu il(han)'ı.