örneğin, mesela oturup sokrates'ten, aristo'dan, sartre'den söz edemezsiniz. felsefe de 1881'le başlar. saçınızı başınızı yolmaktansa susarsınız, onlar ata'dan,siz havadan sudan...
sivilleri, silahlı gücü her daim yakınında görmek ister. asker hayranlığı nedeniyle kurmay terminolojisini , tehdit algılamalarını sorgusuz, gözü kapalı kabul ederler. be adam, be kadın; otur bi düşün, hiç mi kendine ait fikrin yok!...
Ulusalcılık Türk usulü bir militarizmdir. Bu tür militarizme neomilitarizm denirse yanlış olmaz. Amerikan militarizmi nasıl piyasa ekonomisini yücelterek ideolojisini oluşturdu ise Türk Militarizmi de kendi din anlayışını, otoriter ve totaliter bakışını tanımlayarak ideolojisini oluşturmaya çalışıyor.Fakat toplum bu ideolojiye muhalefet ediyor.
ABD militarizmini Neoconlar, Türk militarizmini Ergenekon temsil ediyor.
Türk kültürünü Ulusalcı yöntemlerle korumak mümkün değil. Ulusalcılarca kullanılan dil tamamen militarist bir dil. İfade edilen sloganlar askeri sloganlar. Konuşma tarzları sert ve acımasız. Vatandaşına yaklaşımı aşağılayıcı.
‘Ya sev ya terk et’ sloganını savunuyor ulusalcılar. Bu slogan totaliter bir slogandır. Kendisine benzemeyeni dışlarlar. Aşırı sahiplenme duygusu ile Vatanın tapusunu kendisine ait zannederler. Yeni talepleri "tapulu malıma gecekondu yaptırmam" diyerek reddederler ve tekelcidirler.
‘Ya bizdensin ya onlardan’ radikal söylemini severler. Mutlaka düşman arayışı içindedirler. Kendisine benzemeyeni kategorize eder ve şeytana eş tutarlar. Soğuk savaş döneminde Komunizm düşmanlığı adı altında milliyetçi unsurlar yanlarına alırkan bugün ABD ve NATO düşmanlığı ekseninde toplumsal muhalefeti yanlarına almaya çalışırlar.
‘ordu goreve’ sloganını siyasi yöntem olarak içselleştirmişlerdir. Darbeciliği ve cuntacılığı seçenek olarak düşünürler. Hem siyasette hemde özel yaşamlarında Maço özellikler belirgindir. Otoriter yaklaşımları doğal kabul ederler. Bir insana zorla bir şey yaptırabileceği ama zorla birşey sevdirilemeyeceği gerçeği farkını anlayamazlar.
‘Sadakat şerefimizdir’ diyerek itaati ve sadakati yüceltirler. ’Sorma düşünme itaat et’ düşüncesi ideolojileridir. Kafa yoran sorgulayan bireyler yerine sadık bireyleri önemserler. Kadrolaşırken liyakati değil sadakati öngörürler.
Kutsalı sevmedikleri halde kanı, şehadeti, töreyi ve bayrağı kutsallaştırırlar. Atatürk’ü yeryüzü tanrısı, Nutuk’ u kutsal kitap, Anıtkabir’i Kabe’nin alternatifi kabul ederler. Dogmatik bağlılıkları nedeniyle eleştiriye kapalıdırlar. Kur’an-ı Kerim’in bazı ayetlerini yok sayan yeni bir sun’i mezheb versiyonu arayışı içindedirler.
Kürt kimliğini ve dilini ötekileştirip yok sayarlar. Çoğulculuğu mozaikcilik diye küçümserler. Kürt veya başka kökenden birisi kendi kimliğini özgürce yaşamak isterse isyan olarak algılarlar. Kimliğini saklayanı yüceltirler.
Askerlikteki ‘tektip’ kıyafeti ve yaşam biçimini bağlılarının özel hayatlarında bile uygulamalarını isterler.
‘Biz olmazsak vatan çöker’ yüksek motivasyonu ile eğitildikleri için sorumluluk duyguları yüksektir. Katılımcı olmadıkları için de sosyal ve entellektüel yaşamların da başarıları düşüktür.Yalıtılmış yaşarlar. Özellikle kurmay sınıfı subaylar soyluluk ayrıcalığını hep hissederler ve hissettirirler. Benzer asalet ve azamet algısı ve imtiyaz beklentisi sivil militaristlerde de vardır.
Release Date: 2011 Genre: Kara Komedi About: Film, Kasım 2011'de vizyona girecek. Plot Outline 65 yaşlarındaki bir emekli anayasa profesörün, işlediği bir su...
ulusalcilarin hepüsü paranoyak, sanrılarla hareket ediyorlar.
varsayimlar da en büyük argümanlari.
gülerim ben bunlara ya hu...
örneğin, mesela oturup sokrates'ten, aristo'dan, sartre'den söz edemezsiniz. felsefe de 1881'le başlar. saçınızı başınızı yolmaktansa susarsınız, onlar ata'dan,siz havadan sudan...
sivilleri, silahlı gücü her daim yakınında görmek ister. asker hayranlığı nedeniyle kurmay terminolojisini , tehdit algılamalarını sorgusuz, gözü kapalı kabul ederler. be adam, be kadın; otur bi düşün, hiç mi kendine ait fikrin yok!...
Nevzat Tarhan tesbiti...
Ulusalcılık Türk usulü bir militarizmdir. Bu tür militarizme neomilitarizm denirse yanlış olmaz. Amerikan militarizmi nasıl piyasa ekonomisini yücelterek ideolojisini oluşturdu ise Türk Militarizmi de kendi din anlayışını, otoriter ve totaliter bakışını tanımlayarak ideolojisini oluşturmaya çalışıyor.Fakat toplum bu ideolojiye muhalefet ediyor.
ABD militarizmini Neoconlar, Türk militarizmini Ergenekon temsil ediyor.
Türk kültürünü Ulusalcı yöntemlerle korumak mümkün değil. Ulusalcılarca kullanılan dil tamamen militarist bir dil. İfade edilen sloganlar askeri sloganlar. Konuşma tarzları sert ve acımasız. Vatandaşına yaklaşımı aşağılayıcı.
‘Ya sev ya terk et’ sloganını savunuyor ulusalcılar. Bu slogan totaliter bir slogandır. Kendisine benzemeyeni dışlarlar. Aşırı sahiplenme duygusu ile Vatanın tapusunu kendisine ait zannederler. Yeni talepleri "tapulu malıma gecekondu yaptırmam" diyerek reddederler ve tekelcidirler.
‘Ya bizdensin ya onlardan’ radikal söylemini severler. Mutlaka düşman arayışı içindedirler. Kendisine benzemeyeni kategorize eder ve şeytana eş tutarlar. Soğuk savaş döneminde Komunizm düşmanlığı adı altında milliyetçi unsurlar yanlarına alırkan bugün ABD ve NATO düşmanlığı ekseninde toplumsal muhalefeti yanlarına almaya çalışırlar.
‘ordu goreve’ sloganını siyasi yöntem olarak içselleştirmişlerdir. Darbeciliği ve cuntacılığı seçenek olarak düşünürler. Hem siyasette hemde özel yaşamlarında Maço özellikler belirgindir. Otoriter yaklaşımları doğal kabul ederler. Bir insana zorla bir şey yaptırabileceği ama zorla birşey sevdirilemeyeceği gerçeği farkını anlayamazlar.
‘Sadakat şerefimizdir’ diyerek itaati ve sadakati yüceltirler. ’Sorma düşünme itaat et’ düşüncesi ideolojileridir. Kafa yoran sorgulayan bireyler yerine sadık bireyleri önemserler. Kadrolaşırken liyakati değil sadakati öngörürler.
Kutsalı sevmedikleri halde kanı, şehadeti, töreyi ve bayrağı kutsallaştırırlar. Atatürk’ü yeryüzü tanrısı, Nutuk’ u kutsal kitap, Anıtkabir’i Kabe’nin alternatifi kabul ederler. Dogmatik bağlılıkları nedeniyle eleştiriye kapalıdırlar. Kur’an-ı Kerim’in bazı ayetlerini yok sayan yeni bir sun’i mezheb versiyonu arayışı içindedirler.
Kürt kimliğini ve dilini ötekileştirip yok sayarlar. Çoğulculuğu mozaikcilik diye küçümserler. Kürt veya başka kökenden birisi kendi kimliğini özgürce yaşamak isterse isyan olarak algılarlar. Kimliğini saklayanı yüceltirler.
Askerlikteki ‘tektip’ kıyafeti ve yaşam biçimini bağlılarının özel hayatlarında bile uygulamalarını isterler.
‘Biz olmazsak vatan çöker’ yüksek motivasyonu ile eğitildikleri için sorumluluk duyguları yüksektir. Katılımcı olmadıkları için de sosyal ve entellektüel yaşamların da başarıları düşüktür.Yalıtılmış yaşarlar. Özellikle kurmay sınıfı subaylar soyluluk ayrıcalığını hep hissederler ve hissettirirler. Benzer asalet ve azamet algısı ve imtiyaz beklentisi sivil militaristlerde de vardır.