"ben babamın yuvarladığı çığın altında kaldım" der ve devam eder...
çolak mırıltılarla dövmelenen çocuk,her gün her gece eğer adasında,
gözü ağzı elinden alınmış, yosunlar sarmış bedenini çığlıklarken bunu su içinde...
karada, hançer suratlı abinin rüzgarında uçar adımları.
geçmiş ilmeğinde saklıdır arzusu içinden karanlık, tekrar ve ilenç sızdıran hayret taşında.
soruyor hatırasında, "sırtımda vesırtında gezinen bu ürperti kim, bir damla süt yerine bu ağu kim?"
ay gözüyle bakmayan kavruk akıllara boy atmış da salgıları, cücelmiş sezgileri, bir yanılgı rehavetinde debelenenlere...
ey, yüzleri bir babakuş gölgesine çakılmış olanlar, üzgün adım, ileri marş!
- Hayatına bir sürü insan girer ve çıkar. Binlercesi!
Girebilsinler diye kapıyı açık tutman gereklidir.
Ama bu aynı zamanda gitmelerine izin vermek de demektir..
emredersiniz şairim
siz ne emrederseniz güzel edersiniz.
"ben babamın yuvarladığı çığın altında kaldım" der ve devam eder...
çolak mırıltılarla dövmelenen çocuk,her gün her gece eğer adasında,
gözü ağzı elinden alınmış, yosunlar sarmış bedenini çığlıklarken bunu su içinde...
karada, hançer suratlı abinin rüzgarında uçar adımları.
geçmiş ilmeğinde saklıdır arzusu içinden karanlık, tekrar ve ilenç sızdıran hayret taşında.
soruyor hatırasında, "sırtımda vesırtında gezinen bu ürperti kim, bir damla süt yerine bu ağu kim?"
ay gözüyle bakmayan kavruk akıllara boy atmış da salgıları, cücelmiş sezgileri, bir yanılgı rehavetinde debelenenlere...
ey, yüzleri bir babakuş gölgesine çakılmış olanlar,
üzgün adım, ileri marş!