şimdi görüntülenenler

yado



(...)
bingöl dağları uzak
bütün dağlar uzak neylersin
yaklaş benim uysal tanrıçam ölüm
sev yado'yu yorgun gözlerinden
atmaca yüreğinden sev

k. burkay

8 entry -

admin kullanıcısının resmi
 #

mehmet'in yani butakın'ın bir şiiri vardı. ahmet arif tadında. yado'yu yad ediyordu.

 
admin kullanıcısının resmi
 #

yado'nun ölümünü anlattı geçen arkadaşım; dedi ki yado delidir. dağlarda tek başına gerilallık yapar. neyse kurşunu bitince fahrettin adında bir kaçakçıdan kurşun satın almaya gidiyor. kurşunları alıyor, parasını ödüyor. atına biniyor. uzaklaşırken fahrettin arkasından ateş ediyor. denilen o ki yaralanan yado geri dönmeyip yoluna devam etmiştir ve gözden kaybolmuştur. kayboluş o kaybluş. ve nerede öldüğü bilinmemektedir.

 
katyuşa kullanıcısının resmi
 #

birde dido var. hem yeniyor hem söyleniyor.

dido anammm didoo, hımm hımmm hım.

 
Mr. Grey kullanıcısının resmi
 #

Yaşar Dondurmaları...
Kahraman Maraşın meşhur iki dondurmacısından biri...

 
admin kullanıcısının resmi
 #
sözlüğün yeni üyelerinden, yado selamı vermektedir.
 
antonio me kullanıcısının resmi
 #

Yado adını alan bir çeşmesi vardır. Suyu özgür akar...Bir halka adanmış tek çeşmedir. (Bingöl il sınırlarının içindedir.) İsmini Yadin Paşa'dan alır. Ailesi sürgün yemiştir. Oğlu toplama kampında iken "yaşa yaşa Yadin Paşa!" derken kimse anlayamamıştı. Ama şimdiYadin Paşa suyuyla ziyaretçilerine ab-ı hayat bahşediyor....

 
ruzgar kullanıcısının resmi
 #

"Yado ile Telli"
(…)
İki gün direndiler. Cephaneleri gittikçe azalıyordu. Böyle giderse sağ olarak Düşman’ın eline geçebilirlerdi.
Çatışmanın üçüncü günüydü; güzeller güzeli Telli bir cıgara sardı. Yado’ya verdi. Diğerini de kendisi aldı. “Dezge”yi çıkardı. Vurdu çakmaktaşına. Üstündeki “pîya” yanmaya başladı. Önce Yado’nun cigarasını yaktı. Ardından kendisininkini…
Etrafındaki sonsuz yeşillikleri bir daha ve ezberlercesine beynine nakş etti.
Sonra Yado’ya baktı…
Ellerini tuttu. Yüzünü çevirdi kendisine. Sanki ilk defa görür gibi doyasıya baktı. Artık son noktayı koyacak zaman gelmişti. Silahını elinde sımsıkı tutarak Bir kez daha baktı sevdiği adama. Yavaş yavaş konuşmaya başladı. (sesleri etraftaki çetelere ulaşıyordu):
“Al şu silahı vur beni! Düşman’ın eline geçmeme müsaade etme”
Yado, Yılların gerillası efsane Yado, titremeye başladı.
Telli idi bu.. Can yoldaşı, hayat arkadaşı, aşkı kendisine “canımı al” diyordu. Nasıl olur du bu? Gözlerindeki yaşı gizleyemedi;
“yapamam” dedi...
Ama karşısındaki Telli’ydi. Kürdün namusunu Düşman’a teslim etmeye niyetli değildi. Son bir kere yalvardı:
“Beni vurmazsan namusumu vurursun! Yapma Yado… Düşman’ın eline bırakma beni.”
Yine ve sadece;
“Yapamam” demişti Yado…
Bunun üzerine Telli yerinden kalktı, kararlı bir şekilde dikildi karşısına:
“Can şirindir Yado. Korkarım ki ben beceremem. Ama sen vurmazsan, ne olursa olsun ben yapacağım bunu”..
Yado çaresizdi..
Telli kararlı.
Asla Tırko’nun eline geçmeyecekti. Bunu anladı.
Demek vakit gelmişti. Son bir kez sarıldılar. Sonra Telli yere oturdu. Başını öne eğdi. Bir tek el silah patladı...
Canı bildiği yoldaşı ebediyete karışmıştı artık…

S. Bilgin

 
mehmetsah kullanıcısının resmi
 #

yado hakkında mehmet butakın'ın da bir şiiri bulunmaktadır.
ayrıca bingöl'de bir çeşme vardır kani yado isminde. ismini yado'^dan alır. aşağıdaki metinde detayları anlatılmıştır.

KANİ YADO

Kaniya yado, Çewlik’in yaklaşık dört km uzaklığında, Xarpıt yolu üzerinde bir noktada olan bir çeşmedir.Adını efsanevi ‘Yadin Paşa’ da denilen ‘Yado’dan alır. Yado ve benzeri insanların, tarihimizde oynadıkları rolleri, duruşları, fedakarlıkları, kahramanlıkları ne yazık ki yeterince daha işlenmemiş olan gerçekliklerini şimdilik hatırlatarak geçeyim.
Bir gün nasıl olduysa internette bu isimle karşılaştım. Zaten bu isimin sahibi, yine aynı isimle bir site açmıştı. Bu site’nin başına gelenler, derler ya, ‘pişmiş tavuğun başına gelmesin’. Ben de ‘Memleketim kokan’ bu isim ile oluşmuş siteye, yazı yazma önerisini severek kabul ettiğim için ‘karınca kararınca’ makaleler yazdım. Başlanan bu sıcak diyalogumuzda, süreç içinde biri birimizi daha da tanımaya, tanıdıkça da, netleşmeler oluştu haliyle. Bazı diyaloglar var ,pek ilerletici olmadığı gibi, geriletici bile olabiliyor. Bazı diyaloglar var, başladığından hemen sonra, kısa-uzun bir zaman diliminde biterler. Bu durum aslında kişinin ‘kendi dünyası’na, ilgi alanlarına, düşlerine, varsa amaç (lar) ına bağlıdır.
Bazı insanlar ‘detayların insanı’dırlar. Söylediğiniz bir kaç cümlenin içinde, sizin ‘dünyanızın’, boş-dolu yanlarını anlayabiliyorlar. Sonra sizin ‘dolu’ ve ‘olumlu’ yanlarınıza vurgu yaparlar, adeta ‘işletmeniz’, ilerlemeniz için sizi teşvik ederler. Öyle ki, bunun için adeta ‘başını ağırtırlar’,çaba sarf ederler. Böyle insanlar çok da sabırlı, tahammüllü, dayanıklıdırlar. Sanki kendilerine çaba sarf ediyorlarmış gibi, bütün ‘egoist’ özelliklerden arınmış, birilerini ‘ilerletmeyi’bir vıjdani rahatlıkla insani bir borcu ödemek sayarlar.
Her kesin böyle bir zorunluluğu yok. Bu özelliklere sahip kimseler yok demek istemiyorum ama her kes değil.
İşte bu özelliklere sahip olanlardandır Kani Yado…
İnternet dahil, genel olarak teknik konularda, hemen hiç becerikli değilim.
‘Sen okuyor yazıyorsun, interneti, bu ilgi alanın için mutlaka bazı yanlarını öğrenmelisin’ dedi bana..Dedi ama, sadece hani çok rastlanılan ‘nasihat’ süsü olarak asılı bırakmadı, zorladı beni. Ben ‘yıktım, bıktım’ hiç ısınmadığım bu alanda, o, bıkmadı, ısrar etti.
Bana, ’amma da bu adam sabırlıymış’ ı kaç kez dedirtti. Sonra bir yanda kucağına tornunu oturttu çok kez, bir yandan da adeta ‘kahrımı çekti’.
-Becereceksin,becermelisin dedi…
Karakoçan’ın bir kırsal kesiminden çıkmıştı hayatın fırtınalı yollarına. Okumuştu, görmüş, geçirmişti, yaygın deyimle ‘pişmişti’.Küçük hesapların, çıkar ilişkilerinin, her alanda bol olduğu bir Asya toplumunda, bu yalınlıklarla günümüze gelmişti demek istiyorum.
‘Sen bu konuyu iyi biliyorsun bana anlat, öğrenmeliyim’ diyen bir mutevazi, olgun karekter.
İşte bütün bu özeliklerinden dolayı, ondan da öğrendiklerim olmuştu. Kitaplar konuştuk, konular konuştuk, okumadığım bazı kitapları ondan bulmuş, okumuştum. Her halde ben de bazı şeyler ondan dolayı becermiştim.
İşte ısrar budur, sabır budur, ilerletmek budur…
Sizin de çevrenizde, ilişkilerinize, diyaloglarınızda böyle insanlar (az da) olsa vardır.Varsa şanslısınız demek istiyorum.Tabi bu şansa sahip olduğunuzun bilincindeyseniz….

İlhami Sertkaya

 

Bookanoggedat kullanıcısının resmi
kgndg kullanıcısının resmi
Kniriurpink kullanıcısının resmi
cispWaitics kullanıcısının resmi
shannonyt kullanıcısının resmi
billiehmn kullanıcısının resmi
JimABV kullanıcısının resmi
Comprar Vimax kullanıcısının resmi
babyphotos kullanıcısının resmi
ülkücü kullanıcısının resmi
Khole kullanıcısının resmi
Immireles kullanıcısının resmi
emeloanultile kullanıcısının resmi
laurapow3 kullanıcısının resmi
Waxypeawn kullanıcısının resmi
Summertime - Φλερυ Νταντωνακη      - YouTube
Sad Violin      - YouTube