0 entry -
- kuzeyyıldızı's blog
- entry yazmak için giriş yapın veya kayıt olun
|
devletin ve tabiatın ortak ve yanlış sorusu şuydu: maveraünnehir nereye dökülür? en arka sırada bir parmağın tek ve doğru karşılığı: solgun bir halk çocukları ayaklanmasının kalbine'dir |
|
sözleri kurşun gibi! |
|
~ |
|
~ |
|
~ |
kitaptan:
"flash back. 1971. İstanbul'daki ev.
Kadım manik depresyon içindedir. Evde. Odada bir kadın daha var.herhalde annesi (60 yaşında). ağabeyi (37). Kocası (30). Bir erkek arkadaşı (35). üç erkek de solcudur... bir yandan kadının hastalığına üzülürler, öte yandan da politik sorunlar üzerine tartışırlar. bu sahneyi kamera ile kadının gözünden gözlemlediğimiz için, erkekler arasında konuşmanın bağlantısını anlayamayız. kadın yalnız sözcükler duyar...
konuşan üç erkek...fısıldayarak:
-faşistler...
-generallerin yeni düzeni...
-o da mı hapiste?
-benim hapse girip çıktığımı bilmiyor...
-ağır politik olaylarda hep depresyona giriyor...
-balkondan aşağıya atlamak istedi...
vs...
zil çalar. doktor elektroşok aletleriyle eve gelir. kadın onu görünce çok korkar. çevresinde üç erkeğin sohbet ettiği masanın altına saklanır. korkudan çığlık atar, kendisin elektroşok yapılmasını istememektedir. doktor bağırır.
doktor:tutun onu!sıkı tutun!
Ağabey kaçar. anne de kaybolmuştur. kocası ve erkek arkadaşı, ki iri, yapılı bir gençtir, onu tutarlar. divanın üzerine yatırırlar. o kol ve bacaklarını oynatarak onlara karşı koymaya çalışır. bağırır.
doktor:tuz getirin...
erkekler kadının üzerine abanır.
doktor:ağzına dudaklarını ısırmasın diye birşey koyun!Şok makinesini başına bağlarlar.
şok komasında kadın.
Görüntüler:
tarlalarda koşar. ekin tarlaları.mısır tarlaları. ot. elma ağaçları. efekt:deniz sesi. Akdeniz. dalgalar...su da, tarlalar da, gökyüzü de aynı renktedir. dünyanın gerçek rengi değildir bu. bej...rüzgar...dalgalar...
dış ses. kadın:
-artık beni elektroşokla öldürecekleri noktaya gelindi. ne yaptım ki ben onlara, beni elektrikle öldürmeye kadar abartılar işi. ölümüm onlara ne getirecek?ölümcül tedavi yöntemleri. kimseyi bağışlamayacağım. kimseyi...bu ölümü...bununla ölündüğünü biliyorum...işte oraya vardık...(s.37-38)
gölcük/1949 (sayfiye) diye başlar, çocukluk kesitleri, yolculuk...tezer özlü (seneryo)