kadim doğu dinlerinden olan zerdüştlüğün korucusu. iranın doğusunda ortaya çıkar. zerdüşt, ahûra mazdanın kendisine göründüğünü ve vohu monahadaında bir melekle vahiy indirdiğini iddia eder
- admin's blog
- entry yazmak için giriş yapın veya kayıt olun
kadim doğu dinlerinden olan zerdüştlüğün korucusu. iranın doğusunda ortaya çıkar. zerdüşt, ahûra mazdanın kendisine göründüğünü ve vohu monahadaında bir melekle vahiy indirdiğini iddia eder
avesta dilinde: Zarathustra, Farsça: Zartoşt Zerdüştlük dininin kurucusu.
sevan nişanyan'ın bugün değindiği konu. taraftan:
Nietzsche’nin Zerdüşt’ünü bundan 35 yıl önce okuldayken okumuştum. Ne havalı kitaptır, 19 yaşındayken hele nasıl ateşler insanın hayal gücünü!
Hakiki Zerdüşt’ü geçenlerde okumaya gayret ettim biraz, eski İran dillerindeki cehaletimi az da olsa gidermek için. İtiraf edeyim fazla açmadı. Beynini had safhada imanla doldurmamışsan bu çeşit kutsal metinleri okuyup zevk almak zor. “Ne bulmuşlar bunda?” diye hayret ediyorsun.
Zerdüşt’ün kendisine atfedilen ilahiler Avestaca gâtha diye anılıyor. Bu bir eski İran dili. Avestaca /th/ normal Farsçada daima /h/ olur, o yüzden sözcüğün Farsça karşılığı gâh.
Farsça gâhın ise iki anlamı var. BİR, normal anlamı “durma yeri, durak, makam, mahall”. Aynen ikametgâh, ziyaretgâh, karargâh, güzergâh, destgâh, dergâh vesairedeki gibi. İKİ, allame takımının bildiği diğer anlamı, “melodi, nağme, ilahi, makam”. Türk müziğindeki notalardan dördünün adıdır, bilirsiniz, yegâh, dügâh, segâh, çargâh, yani birinci nağme, ikinci nağme, üçüncü nağme, dördüncü nağme. Aynı zamanda bu notalarda karar kılan dört tane makamın adı da yegâh, dügâh vs.
İki gâh aynı gâh mı, ondan emin değilim. (Olmadığını düşündüren nedenler var, ayrıntıya girmeyelim.) Ama dikkat ettiniz mi, tastamam aynı iki anlamlılık Arapça makam sözcüğünde de var. Makam = durma yeri, durak. Aynı zamanda bir melodinin dolana dolana gelip karar kıldığı perde; dolayısıyla o perdede duran melodi.
Zerdüşt’ün ilahilerini de makamla söylüyorlardı herhalde binlerce seneden beri. Gathalar hep numarasıyla birinci gatha, ikinci gatha diye anıldığına göre acaba her birini yegâh, dügâh, segâh vb. makamında mı şeyederlerdi, bilmem.
Dupont ve Dupond
Tenten’de ikiz polis memurları Dupont ve Dupond vardı, hatırlar mısınız? Bunlar şimdi Taraf’a yazmaya başlamışlar. “Nişanyan’ın yazısı amacını aşmış.” “Evet aşmış amacını Nişanyan’ın yazısı.” “Batıda kimse dinle alay etmez.” “Çık çık, Batıda hiç dinle alay ederler mi?”
ateş ile hemhal dini lider...
Yaratıcının Yolu Üzerine
Ey kardeşim, yalnızlığa mı çekilmek istersin? Kendi yolunu kendin mi aramak istersin? Biraz dur ve dinle beni… Kendine kötünü ya da iyini verebilir misin ve asabilir misin istemini başının üstüne bir yasa gibi? Olabilir misin kendi kendinin yargıcı ve intikamcısı kendi yasanın?
Bugün bile birçok şeyde ıstırap çekiyorsun ey sen tek kişi: bugün hâlâ cesaretin ve umutların tam. Fakat bir gün yoracak seni yalnızlık, bir gün bükülecek gururun ve yerinden oynayacak cesaretin. Haykıracaksın bir gün: “ben yalnızım” diye. Bir gün göremeyeceksin artık yükseldiğini ve çok yakınında olacaksın alçaklığının; kendi yücen bile korkutacak seni bir hayalet gibi. Bağıracaksın bir gün: “Her şey yanlış!” diye. Duygular vardır yalnızları öldürmek isteyen; başaramazlarsa öldürmeyi, o zaman kendileri ölmek zorunda kalırlar. Fakat yeter mi gücün senin katil olmaya? Koru kendini iyilerden ve adillerden! Onlar hoşlanırlar kendi erdemini yaratanları çarmıha germekten –nefret ederler yalnızlardan… Koru kendini sevginin nöbetlerinden! Çok çabuk uzatır elini yalnız kişi, karşılaştığı her insana… Fakat karşılaşabileceğin en büyük düşman kendin olacaksın yalnızca; bizzat kendin bekleyeceksin mağaralarda ve ormanlarda pusuda. Ey yalnız kişi, kendine giden yolu yürürsün! Kendinden ve yedi şeytanının önünden geçer yolun! Ey yalnız kişi, yaratıcının yolunda yürürsün: bir Tanrı yaratmak istersin kendine yedi şeytanından. Ey yalnız kişi, seveninin yolunda yürürsün: kendini seversin sen, bu nedenle küçümsersin kendini, sevenlerin küçümsediği gibi. Yaratmak ister seven kişi, çünkü küçümser! Sevdiği şeyi küçümsemek zorunda kalmamış bir kişi, ne anlar ki sevgiden? Sevginle gidesin yalnızlığına ve yaratmanla, kardeşim; çok sonra topallar adalet, senin ardından. Gözyaşlarınla gidesin yalnızlığına kardeşim. Ben kendisinden ötesini yaratmak isteyeni ve öyle yok olanı severim… Böyle dedi Zerdüşt.
nietzsche'nin elemanı.
yalnız kalacak yer bulsun, dişimi kırıcam:)
üniversitedeki en kadim dostumun lakabı idi. kürt kemal'di sonradan zerdüşt kemal dedik. öldüğü günden beri hep bir şey eksik. bugün yeniden,saygıyla. burada bahsedilmeye değer. inanın.
bin cefalar etsen almam üstüme oy
gayet şirin geldi dillerin dostum oy
varıp yadellere meyil verirsen oy
gış ola bağlana yolların dostum dostum
ilahi onmaya yardan ayıran oy
bahçede bülbüller ötüyor uyar oy
kula gölge ise allah'a ayan oy
senden ayrılalı gülmedim dostum dostum
pir sultan abdal'ım gülüm dermişler oy
bu şirin canıma nasıl kıymışlar oy
ister isem dünya malın vermişler oy
sensiz dünya malı neylerim dostum dostum
böyle buyuran zerdüşt
(bkz. boyle buyurdu zerdust)
zarathustra